Bakana cevabımız: Verileri çarpıtma, gerçekleri açıkla
11.9.2020
Bakanın görevi bizi kamuoyuna şikayet etmek değil görevini yapmaktır. Eğer bizim mücadelemiz olmasaydı hiçbir bakanlık "kadın cinayeti" kavramını bile kabul etmiyordu.

Bakan, kendisi değil de kadınlara karşı sorumlu olan bakanlık bizmişiz gibi açıklama yapıyor. Zehra Zümrüt Selçuk'a kendisinin bakan olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Gerçeklerin çarpıtıldığını söyleyen Bakan tüm mekanizmalarını harekete geçirerek kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü bize açıklasın. Toplum da tüm şeffaflığıyla görsün. Bakanlıktan görevini yapmasını bekliyoruz.

 

Gerçekleri ortaya koyduğumuz gibi kadın cinayetlerini durdurma mücadelemize tek bir kadın öldürülmeyene kadar devam edeceğiz.

 

Bakan kadın cinayeti verilerinin yanlış hazırlandığını söyleyerek gerçekleri çarpıtıyor. Veri komitemiz kadın cinayeti verilerini "femicide" kavramına göre hazırlıyor.

 

Femicide kavramı;

-Embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkine kadar kadın cinsiyetteki herkesi,

-Sadece kadın olmasından dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek öldürülen kadınları kapsıyor.

 

Verilerimizde şüpheli ölümleri, intiharları ve intihara sürüklenen kadınları kadın cinayeti verilerinden ayrı ele alıyoruz.

 

İstanbul Sözleşmesi'nde devletin istatistikleri kamuoyuna açıklama yükümlülüğü olmasına rağmen İçişleri Bakanlığı sadece 2 yıldır veri açıklıyor. Ancak biz ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz.

 

Medya da toplum da yıllardır kadın cinayeti verilerini açıklamayan İçişleri Bakanlığı'na güvenmiyor. Herkes 2010 yılından itibaren tüm gerçekleriyle ortaya koyduğumuz kadın cinayeti verilerini dikkate alıyor.

 

Biz her defasında isim isim, kadınların hikayeleriyle hangi cinayetleri kadın cinayeti olarak ele aldığımızı açıklıyoruz. Ancak İçişleri Bakanlığı verileri hangi kriterlere göre hazırladığını açıklamıyor.

 

Kadın cinayetlerinin yanlış verilerle daha çok yansıtıldığını söyleyen Zehra Zümrüt Selçuk, hem sorumluluktan kaçıyor, hem de yanlış söylüyor. Kadın cinayetlerinin azalması dahi bakanlığının sorumluluğunu azaltmaz. Bakan öldürülen her bir kadından sorumludur.