Genç Kadınlar Eşit ve Özgür Yaşam İçin 19 Haziran'da İstanbul Sözleşmesi Mitingi'nde Buluşuyor
13.6.2021
Genç kadınlar olarak özerk demokratik üniversite mücadelemize de, eşit ve özgür yaşam mücadelemize de devam ediyoruz. Mücadelemizin kazanımla sonuçlanması, toplumun tüm kesimlerinin kurtuluşuyla mümkün.

 

Mart ayında bir gece vakti cumhurbaşkanının imzasıyla, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekiliyoruz kararı verildi. Kararı geri çektirip sözleşmeyi uygulatmak için meydanlarda eylem yapmamızı engellemeye çalıştılar. Eylem yapmamızın engellendiği illerden biri de Tokat. Bu eylemden sonra sadece emniyetin yazısı gerekçe gösterilerek arkadaşlarımızın KYK öğrenim kredisi kesildi. Üstelik arkadaşlarımız daha önce kredi almaya hak kazanmışken, bu yaptıkları hukuksuzdur.


Biz meydanlarda eşit ve özgür yaşam hakkımız için mücadele ederken polis bizim mücadeleden geri çekileceğimizi düşünüp, ailelerimizi arama cesareti gösterebiliyor. Yasal bir dayanak olmadan, hukuksuzca bizim önümüze engeller koymaya çalışıyor. Yine aynı polis, kayyımlara ve seçim hakkımızı yok sayanlara karşı direnirken bizi gözaltına alıyor. Boğaziçi direnişinde hem bizi hem de üniversitedeki öğretim üyelerinin ders vermesini engellediler. Feyzi Erçin ve 3 hocamızın daha üniversiteyle ilişkisi kesildi. LGBTİQ+ ları hedef göstererek onları yok saymaya çalıştılar. Kampüs içinde gökkuşağı bayrağı taşıdıkları için 12 arkadaşımız yargılanıyor. Bütün bu yapılanların tek bir amacı var; gençleri baskılamak.Yaşamlarımız ve üniversitelerimiz için mücadele etmek hakkımızdır. Hukuksuz uygulamalarla bizi mücadelemizden vazgeçiremezsiniz. 


Bizi baskı altına alan ve seçimler yapmamızı engelleyenlerden biri de Gençlik ve Spor Bakanlığı. 2021 Yurt Yönetmeliğine göre üniversitelerde afiş asmak, bildiri dağıtmak, örgütlenmek yasaklanıyor. Bunları yapmak yurttan atılma sebebi sayılıyor. Hatta üniversite dışında katıldığımız eylemlerden dolayı dahi hakkımızda soruşturma açılıyor. Bunların dayanağı ise yönetmelikler. Oysa Anayasanın 13’üncü maddesine göre, temel hak ve özgürlükler yönetmelikle ya da yürütmenin başka düzenleyici işlemleriyle sınırlanamaz. Ancak kanunla sınırlanabilir. Özgürlüklerimiz kısıtlanırken bir yandan da “emanet edilen” taraf oluyoruz. YÖK Başkanı Yekta Saraç,  üniversiteleri; anne babaların kızlarını emanet ettikleri kurumlar olarak gördüğünü söyledi. Bunu da cinsel tacizi önlemede çözüm olarak sundu. Genç kadınlar kimsenin emaneti değil. Esas konu üniversitelerdeki tacizin önlenmesi ise, bunun çözümü yasaların ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasıdır. Yaşadığımız sorunlara karşı geçiştirici, kılıf uydurucu çözümler bulmayı bırakın. 


Biz tüm hukuksuzluklara karşı mücadele edenleri her alanda görüyoruz. İkizdere’de, Van’da ve Denizli’de, yaşam alanlarının rant uğruna talan edilmesine karşı direnen halka engel olmaya çalıştılar. Pandemi bahanesiyle, valilik kararıyla eylem yapmamız yasaklanmaya çalışılıyor. Genelge ile alkol satışı yasaklanıyor. Bu yasakların içeriğine karşı çıkanlar bir yana, sırf biçiminden dolayı anayasaya aykırı olduğunu söyleyenlerle karşılaşıyorlar. 


Genç kadınlar olarak özerk demokratik üniversite mücadelemize de,  eşit ve özgür yaşam mücadelemize de devam ediyoruz. Mücadelemizin kazanımla sonuçlanması, toplumun tüm kesimlerinin kurtuluşuyla mümkün. Bizim mücadelemiz yaşam alanlarımıza karşı yapılan saldırılara, Anayasaya aykırı alınan tüm kararlara karşı çıkmaktan bağımsız değil. Biz yapılması gerekeni de, çözümün ne olduğunu da hep söyledik. Şimdi de bütün kadınlarla beraber İstanbul’da 19 Haziran’da ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz’ mitinginde bir araya geliyoruz. Hukuksuzluklara son vermek için “Anayasayı, yasayı, sözleşmeyi uygula” demek için buluşuyoruz. 





24.6.2021

Ödeme Yapacağız Diyerek İşçileri Oyalayan Crakers Pizza İşçilerin Hakkını Vereceksin