Savcı katili aklamak için her yolu denedi, Kadınlar davaya sahip çıktı
14.6.2015
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde kocası tarafından boğazı kesilerek öldürülen Fatma Karaca'nın ikinci duruşması İskenderun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, katil Mehmet Karaca, Fatma Karaca’nın annesi Ayşe Helli, kardeşleri Veysel Helli, Arzu Durdu ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesinin ardından sanık Karaca’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Savcı mahkemede katilin işini kolaylaştırmak için katile yardımcı ifadeler kullanırken kadınların ve ailenin buna tepkisi büyüktü. Bunun yanında savcı mütaalasını dava sırasında değil daha önceden hazırlayor ve kaatibe kopyala yapıştır yaparak kayda geçmesini söylüyor. Kadın cinayeti davalarında hukuksuzluk had safhada iken şimdi de öldürülen kadının avukatları ve ailesi dinlenmiyor, söyledikleri dikkate alınmıyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun takip ettiği duruşmanın ardından bir basın açıklaması yapıldı. Fatma Karaca’nın ailesi kızları için adalet, katil için ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istediklerini söylediler.

Fatma Karaca’nın kardeşi Veysel Helli

Bugün kız kardeşimin İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşması vardı. Özgecan kardeşimizin davasıyla ayni gün oldu.  Katil ve ailesinin avukat tutmasına ve  bulmasına hiç gerek yok çünkü katili savunan ve koruyan bir heyet ve iddia makamı vardı karşımızda. Katilin yalan ve mesnetsiz iftiralarina itibar edilmeli diyerek savcı mütalaasını flash diske kaydedip katibe uzatarak kopyalayıp duruşma tutanağına geçirmesini istedi. Yani bizim bugün duruşmada söylediklerimizin sunduğumuz belgelerin hiçbir önemi yoktu. Çünkü zaten savcı duruşmadan çok önce hazırladığı hazır metni  flahtan koplayip yapıştır. Bana adaletten, hukuktan kimse bahsetmesin bir sosyolog bir makalesinde ülkemizdeki kan davalarının altında yatan en büyük nedeni şu şekilde açıklıyordu: "Devlet kanunlarla ve kanunu uygulayıcılarla mazlumun yanında olmadığı için ve genelde suçluyu koruyup kollayıcı davrandığı için acıyı çeken ve yaşayan insanların acılarını bir nebzede olsa dindirmediği için insanlar kendi adaletlerini kendileri sağlıyor ve bu nedenlede kan davaları ortaya çıkıyor." Diyordu. Gerçekten de mazlumu koruması, savunması gereken savcılık makamı adeta katilin avukatı gibi davranıp hatta ve hatta büyük ihtimalle katille empati yaparak karar vermekte. Savcı “Benim karım bunu dese ben de aynını yaparım” diyerek karar vermektedir. Oysa kendini bu acıyı yasayan ailenin yerine koysa bir an dese ki benim kızım benim kardeşim kocası tarafından öldürülse o tabutun içinde yatan benim kardeşim dese verdiği karar çok ama çok farklı olacak. Çözüm olarak ülkemizde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yasalarda yer almadığı halde belki de katil için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmeli. Son olarak kanun yapanlar kanunları yaparken boşluklar bırakmayacak kanunu uygulayanlar ise bu kanunları uygularken kendini katilin değil öldürülen kişinin ve ailesinin yerine koyarak karar verecek aksi takdirde gün gecmesin ki bir öldürülen kadın kardeşimizin daha haberini almayalım. Özetle yargıç ve hakimler kendilerine kanundaki boşlukları referans alıp katile tahrik indirimi ve iyi hal indirimi vermemeli katillerin cezası kesinlikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır demeli ve davayı bir an önce neticelendirmelidir.

Fatma Karaca’nın akrabası Adil Sarıoğlu

Bu mahkemeden çıkmasını istediğimiz sonuç kesinlikle ağırlşatırılmış müüebbet hapis cezasıdır. Katilin haksız tahrik indiriminden veya en ufak bir ceza indiriminden yararlanmasını istemiyoruz. Bizi üzen kısım şu: savcı katille empati yapıyor.Mahkeme sürecince savcı katilin söylediklerini topluyor, düzeltiyor. Dünkü duruşmada canımızı sıkan husulardan en büyüğü savcının mütalaasını önden hazırlamasıydı. Bizim söylediğimiz şeylerin hişçbir önemi yoktu.Katibe flash bellek vererek buradakileri kopyala yağıştır dedi. Biz bir daha ki mahkemede ne yapacağımızı düşşünüyoruz. En ağır cezanın verilmesini istiyoruz.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav:

İndirimlerin kaldırılması ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yasalaşmasının ne kadar gerekli olduğu dün iki duruşmada da görüldü. Özgecan davasında da Fatma Karaca davasında da bu ortada. Öldürülen kardeşlerimizin ardından o  kadar adaletsiz şekilde konuşuyorlar ki Fatma kardeşimizin ailesi en sonunda gerekiyorsa mezarını açtırırız, otopsi yaptırırız dedi. Buna karar vermek çok zor. Bu zorluğuna rağmen annesi bundan büyük üzüntü duyarak tamam mezarını mı açtıracaksınız bana demek istiyor. Bu indirimler çok büyük insanlık ayıbıdır. Bu sahnelerin yaşanmasının sebebi verilen indirimlerdir. Bu sebeple indirimlerin kaldırılmasının gerektiği bir kez daha bu davada ortaya çıkmıştır. Fatma’nın davasındaki adaletsizlikler ve yanlı, kayırmacı tutumla ilgili de gereğini yapıcaz. Bu adaletsiz tutumla ilgili hukuken ne gerekiyorsa onu yapacağız.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi Selma Kurt:

Katil Fatma’yı planlayarak öldürmüş.Katil cinayeti öyle bir planlamış ki Fatma’yı çocuğunun önünde öldürdükten sonra çocuğu kime bırakacağını bile düşünmüş ve arkadaşına bırakmış. Bu katilin elbette ki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması lazım, tek çözüm budur. Biz platform olarak diğer kardeşlerimizin davalarında olduğu gibi adalet sağlanana kadar bu davayı da takip etmeye devam edeceğiz. Biz eşitlikten yanayız, mahkemeler erkek egemenliği altında işlememeli. Kadın cinayeti işleyene ağırlaştırılmış müebbet verilmeli, mahkemeler katillerden yana konuşursa bu insanlığa karşı ayıptır.

Avukat Zeynep Çeken:

Fatma Karaca’nın dosyasının iddianamesini düzenleyen savcı iddianamede aile içi geçimsizliği haksız tahrik indirimine sebep olarak saymış ve cezada indirim uygulanması talebinde bulunmuş. Böylece maktulenin annesinin evine gitmesi sebebiyle sürekli kavga çıkartan ve en sonunda karısının boğazına bıçak batırıp çıkartarak öldüren sanık, iddianame sebebi ile duruşma sırasında çok rahat biçimde karısının annesinin evine gitmesinin kavga sebebi olduğunu, böylece haksız tahrik altında kaldığını söyledi. Duruşma savcısı da esas hakkındaki mütalaasını bu şekilde vermiştir. Söz konusu durum kesinlikle hukuka aykırıdır. Ayrıca mevcut sanık gibi hareket eden diğer erkeklerin eşlerine karşı şiddet uygularken pek çok kararda olduğu gibi, bu tür kararlardan destek bularak eylemlerini meşrulaştıracaklardır.

Mor dayanışma üyesi Nurhan Güzel

Mahkemede hep katilin lehine konuşmalar oluyor. Savcı da biliyorsunuz erkek egemen sistemde hep katili savunucu konuşuyor. Fatma Karaca’nın avukatları ve ailesi çırpınıyor ancak savcı öyle bir beyanname sunmuş ki sanki katilin avukatlığını yapıyor. Biz yaptığımız açıklamada da bunu belirttik. Dava 4 Eylül’e ertelendi. Biz tüm kadın örgütleriyle beraber daha kalabalık olarak orada olmaya karar verdik. Mahkemeye daha fazla baskı yapacağız. Çünkü mahkemede katili suçlu bulmak gibi bir durum yok, hep katilin yanındalar. Biz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediyoruz. Fatma çocuğunun önünde planlanarak öldürülüyor ancak katil hala tahrik indiriminden faydalanmaya çalışıyor. Savcı bile haksız tahrik indirimi olduğunu savunuyor. Bu davada bu indirimin arkasına sığınılmaya çalışılıyor. Eskiden namus olarak geçen şey şimdi haksız tahrik olarak önümüze çıkıyor. Biz bu tarz indirimlerin kaldırılmasını istiyoruz.

HDP/HDK İskenderun Kadın Meclisi adına Filiz Karlıdağ

Dün birçok kadın örgütünden insan davayı takip etti. Fatma Karaca’nın ailesiyle görüştük. Ailesi de kızlarının suçsuz olduğu ve mahkemede anlatıldığı gibi olmadığını söylüyor. Mahkemede savcı zanlıyı tutuyor. Zanlı Fatma’nın ona “Sen insan değilsin” dediği için öldürdüğünü sylüyor ve bu yüzden tahrik indirimi istiyor. Erk sistemin artık değişmesi lazım. Tüm toplumun kadın cinayetlerine karşı mücadele etmesi gerekiyor çünkü bu bir toplum meselesidir. Bu davada ceza indirimi uygulanmamalı. Katile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmeli. Bir kadın ya da bir insan ne yapmış olursa olsun sonu ölüm olamaz. Madem katil bu kadar şikayetçiydi o halde ayrılabilirdi. Bu sebeple elbette Fatma’nın katiline de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İskenderun Kadın Platformu adına Belgin Ayrancı

Hakim sanki katille empati kurmuş hatta katilin ifade ettiği şeyleri düzelterek kayda geçiriyor. Katilin anlattıklarını ne Fatma’nın ailesi ne de katilin ailesi doğrulamadığı halde savcı dinliyor ve tahrik indirimi talep ediyor. Bu katilin aklanmaması ve başka Fatmaların ölmemesi için bir daha ki duruşmada daha güçlü gitmeye karar verdik. Ama ne yazık ki mahkeme kadınların müdahilliğini kabul etmedi.Biz gerekiyorsa adliyenin içinde gerekiyorsa dışında davaya sahip çıktığımızı göstereceğiz. Katilin indirim almamasını istiyoruz. Bu adam 1,5 yıldır cezaevinde ama hala cezası karar bağlanmıyor.

SYKP’li kadınlar adına Selva Son

Kadın cinayetlerinin sebebi artık masada su bardağının olmaması bile olabiliyor. Fatma’nın öldürülmesine gerekçe olarak ise Fatma’nın ailesinin yanına çok sık gitmesi gösteriliyor. Katil madur durumda ifade vermeye çalıştı. Fatma daha önce de boşanmak istiyor ama barıştırılıyorlar. Mahkemede bütün avukatlar ısrrla ağırlaştırılmış müebbet talep ettiği halde savcı tahrik indirimi talep etti. Hiçbir kadın asla öldürülmeyi haketmiyor. Biz ısrarla, kadın cinayetlerinin önünü keseceği için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. Dün savcı katile karşı çok yumuşak bir tavır aldı. Davanın sonucunu bekliyoruz. Bizim gözlemlediğimiz erkek adaletinden kadınlara adalet çıkmayacağını biliyoruz. Özellikle söylemlerde sürekli mahkeme heyeti katillere yardımcı oldu. Yani şunu mu demek şistiyorsunuz denerek katilin lehine ifadelere çevrildi. Bu mevcut mahkeme sonuçları sürdüğü sürece kadın cinayetlerinin süreceğini biliyoruz ve bundan dolayı endişeliyiz. Fakat tüm gücümüzle kadın cinayetlerine karşı mücadele de vereceğiz. 

 




14.6.2015

Gaziantep'te Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu "Kadınlar Yaşasın Diye" Panel düzenledi

14.6.2015

Milletvekili Selina Doğan: "Kadın katillerine ceza indirimi yapılmasın"