Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Şubat 2018 Veri Raporu
3.3.2018
Bu ay içerisinde 28 günde 47 kadın cinayetinin yaşanmış olması elimizdeki en yüksek sayıdır. Geçtiğimiz ocak ayında 28 kadın cinayeti yaşanmışken, son ayların en yüksek kadın cinayetinin gerçekleşmiş olmasında şiddet eğilimindeki artış temel sebep olarak yer alıyor. Kadın düşmanı açıklamaların artması; şiddete karşı gerçekçi çözümler yerine, modern olmayan hadım ve idamın gündem edilmesi; kadına ve çocuklara yönelik şiddet konulu davalarda indirim uygulanması; kamuoyunun talepleri yerine oyalayıcı açıklamalarda bulunulması kadına yönelik şiddetin artmasında etkili oldu.

2018 Şubat ayında;
Erkekler tarafından 47 kadın öldürüldü,
Çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam etti.

Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansıyorken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların şikayete bağlı olması gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları yapmıyor. Bizler, basına yansıyan halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Ancak çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla. Buna göre; 2018 yılının şubat ayında 47 kadın öldürüldü, çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam etti.

Bu ay içerisinde 28 günde 47 kadın cinayetinin yaşanmış olması elimizdeki en yüksek sayıdır. Geçtiğimiz ocak ayında 28 kadın cinayeti yaşanmışken, son ayların en yüksek kadın cinayetinin gerçekleşmiş olmasında şiddet eğilimindeki artış temel sebep olarak yer alıyor. Kadın düşmanı açıklamaların artması; şiddete karşı gerçekçi çözümler yerine, modern olmayan hadım ve idamın gündem edilmesi; kadına ve çocuklara yönelik şiddet konulu davalarda indirim uygulanması; kamuoyunun talepleri yerine oyalayıcı açıklamalarda bulunulması kadına yönelik şiddetin artmasında etkili oldu.

Reddettiği erkek tarafından okuduğu okulun bahçesinde öldürülen Helin Palandöken’in bu ay görülen davasında; isim benzerliği hatasıyla duruşmaya yanlış sanık getirildi. İnfaz kurumundaki bu tip dikkatsizlikler kızının yaşam hakkını savunan aile ve kadın örgütleri başta olmak üzere kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Adli kurumlarda yapılan hatalar, başlatılmayan işlemler konunun düzgün ele alınmadığını ortaya koyuyor. Bu da şiddetin önünün alınmasında ilgili makamların aslında konuyu önemsemediğini gösteriyor.

Bu ay kadın cinayetlerinin 13’ü şüpheli ölüm iken 15’inin nedeni tespit edilemedi. Her gün birden fazla kadın öldürülürken, kadınların cansız bedenleri kamuya açık alanlarda bulundu. Bu durum şiddette vahşet boyutunun da arttığını gösteriyor. Belli olmayan faillerin ortaya çıkarılması, cinayetlerin nedenlerinin tespiti gerekiyor.

Kadınlar durmayacak

Kadınlar şiddete karşı kendi yöntemleriyle çözüm arayışına giriyor. 2 yıl boyunca psikolojik şiddet, tehdit ve hakaretlere maruz kalarak korkuyla yaşayan Gülay Mübarek adli mercilere başvurmasına rağmen talebi dikkate alınmamıştı. Saldırgan Erdoğan Küpeli hakkında işlem başlatılmayınca, sosyal medyada konuyu gündem eden Gülay Mübarek’e kadınlar #GülayınSesiOlmayaGeldik şeklinde destek verince şahıs hakkında işlem başlatıldı.

İstanbul’da 3 minibüs şoförü tarafından darp edilen Seren Okur’a sosyal medya üzerinden kadınlar #SereninYanındayız etiketiyle destek verdi. Seren, uğradığı şiddet karşısında kendini koruyamadığını açıklamıştı. Kadınların şiddet karşısında kendini korumak gibi yükümlülük altında bırakılıyor olması da şiddetin artışında sebeptir. Devletin saldırıya uğrayan kadın ve çocukları koruyor olması gerekir.

Bahçeşehir Atatürk Anadolu Lisesinde yaşanan taciz için  “Siz de o kadar dar pantolon giymeyin” diyerek göz yuman müdüre karşı, genç kadınlar okullarında eylem başlattılar. Protestoya sosyal medya üzerinden #BaaldaİstismarVar etiketiyle destek verildi, eylemler sonucu müdürün görevden alındığı iddia edildi.

Artan şiddet ortamında modern çözüm arayışları yerine şiddeti körükleyen başka yöntemlerinin savunuluyor olması karşısında kadınlar da durmuyor. Kadın hareketinin canlı olduğu dönemlerde kadına yönelik şiddetin de azaldığını görüyoruz. Örneğin ocak ayında bu sayı 28’e düşmüştü. Kadın hareketini dayanışmayla yükselten kadınlar bu ay da #KadınlarDurmayacak ve #ÇocukİstismarınıDurdurmakİçin açıklamalarıyla tepkisellik yarattılar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken şiddete karşı meydanlarda olacaklarını açıklayan kadınlar, aynı zamanda çözüm yöntemlerini yerine getirmeyen kurumlar karşısında kendileri sorunu çözmek adına bir araya gelerek Kadın Meclisleri’ni kurmaya devam ettiler.

İl İl 8 Mart’ta alanlarda olarak kadına ve çocuklara yönelik şiddeti durdurmanın yollarını savunacaklarını açıkladılar.

Şubat ayında 47 kadın öldürüldü

Yetkili makamlar tarafından yapılan açıklama ve şiddete dayalı idam veya kimyasal hadım gibi yöntemlerle, kadın cinayetleri azaltılmıyor; aksine arttırılıyor. Bu ay, son ayların en yüksek kadın cinayeti yaşandı ve 47 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

Batman’da 44 yaşındaki İ.K, tartıştığı evli olduğu M.K’yı ateşli silahla öldürdü. M.K’yı öldüren İ.K daha sonra da intihar etti.

Bu ay içerisindeki kadın cinayetlerinin en çok gerçekleştiği iller şu şekilde; İstanbul’da 6, İzmir’de 5, Kocaeli’nde 3, Balıkesir’de 3.

Kadınların 21’i evinde, 7’si sokakta, 3’ü arabada, 2’si iş yerinde öldürülürken 7’sinin nerede öldürüldüğü tespit edilemedi.

( Bu ay öldürülenler arasında babası tarafından öldürülen 13 yaşındaki Nurdan Şahin gibi kız çocuğu da Femisid* kapsamı içerisinde ele alarak kadın-çocuk ayrımı yapmaksızın sayımızı belirledik.)

3 kadın yaşam mücadelesi veriyor

İstanbul’da çalıştığı iş yerinde evli olduğu erkek tarafından av tüfeğiyle vurulan Bediha Bal, hastanede yaşam mücadelesi veriyor.
Bursa’da A.K, birlikte olduğu A.Ç’yi av tüfeğiyle yaraladı. Yaraladıktan sonra A.Ç’yi hastaneye bırakıp kaçan A.K yakalandı. A.Ç, hastanede yaşam mücadelesi veriyor.
Bursa’da Halil Ö., evli olduğu S.Ö’ye satırla saldırdı. Yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, saldırgan gözaltına alındı.


Çocuk istismarını durdurmak için kadınlar durmayacak

Çocuk istismarına dair basına yansıyan haberlerden sadece 30 çocuğun bu suça maruz kaldığına ulaşıldı. Ancak gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğunu biliyoruz.
Elde edilen haberlerdeki istismar suçlarının 30’undan 4’ü evde gerçekleşirken, 13’ünün okulda, 8’inin sokakta olduğu ortaya çıktı.

Pedagog Sevil Yavuz tarafından hazırlanan ve yayınlanan çocuk istismarı konulu rapor kapsamında;
çocuk istismarı oranının dünyada %1 ila % 10 arasında değişirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismarın %78; fiziksel istismarın %24; cinsel istismarın ise % 9 oranında olduğu bulunmuştur. İstismara maruz kalan çocukların %70’inin 2-10 yaş arasında olduğu bilgisi yer alıyor.
Yine aynı rapora göre; çocuklarda cinsel istismarın yaygınlığı ABD’de 1,3/1.000; Türkiye’ de ise %1,4’dür.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı cinsel istismar davalarında indirim uygulanmasını önleyeceklerini açıklarken, gerçekte durum öyle olmadı. Eskişehir’de bakanlığın açıklamasından sonra görülen; esnaf tarafından istismar edilen 12 yaşındaki H.L’nin davasında sanığa takdiri indirimler uygulanarak tahliye edildi. Bakanlığın gerçekleşmeyen vaatleri karşısında adli makamlara olan güven de azalarak, suç karşısında halkın kendisi çözüm aramaya devam ediyor. Buna karşın Kadın Meclisleri “Çocuk İstismarını Durdurmanın Yolları” başlığında açıklama yayınlayarak somut önerilerde bulundu.

Adana’da 5 yaşındaki kız çocuğunu kaçırıp istismarda bulunan 20 yaşındaki Sedat K.’yi mahalle halkı yakalayıp linç etmek istedi. Olay yerine polisin gelmesiyle Sedat K. gözaltına alındı.

Denizli’de bir ilkokulda sınıf öğretmenliği yapan F.A’nın istismar uyguladığını ailelerin öğrenmesi üzerine, 9 öğrenciyi istismar eden sanık F.A tutuklandı.

Cinsel şiddet devam ediyor

Basından aldığımız bilgilere göre, 2018 şubat ayında 31 kadına cinsel şiddet uygulandı. Kadınların 23’ü yabancı kişiler, 7’si tanıdığı kişiler, 1’i üvey babası tarafından şiddete uğradı.

TBMM’de görevli memur 52 yaşındaki F.K, stajyer lise öğrencisi genç bir kadını taciz ederken başka bir çalışan tarafından görüldü. Şahıs hakkında soruşturma başlatıldı, sanığın 4 aydır tacizlerinin sürdüğü ortaya çıktı.

Eskişehir’de 16 yaşındaki A.K, tramvayda Murat O. tarafından taciz edildi. Tacize tepki gösteren A.K’yi tramvaydaki halk korudu, şahsı polise teslim ettiler.


Kadın cinayetlerinde failler belli değil

Bu ay işlenen kadın cinayetlerinde faillerin %47’si tespit edilemezken, kadınlar yine yakınları tarafından öldürülmeye devam edildi. Kadınların % 26’sı evli olduğu erkek tarafından, %13’ü tanıdığı kişi ya da akraba tarafından öldürüldü.

Kadınların yarısından fazlası 36-65 yaş arasındayken, %19’u 25-35 yaş ve %7’si 19-24 yaş arasındaydı.

Kadınların 11’i kendi hayatına dair karar almak isterken, 3’ü boşanma, 3’ü ekonomik nedenlerden ötürü öldürülürken; 13’ü şüpheli, 15’i tespit edilemeyen nedenlerden dolayı öldürüldü. 

Şanlıurfa’da 8 aylık hamile 20 yaşındaki Fatma P. eşiyle tartıştıktan sonra yüksekten düşerek öldü. Fatma P.’nin evinin penceresinden atladığı iddia edildi.

Konya’da 31 yaşındaki Asiye K., evli olduğu Halit K. tarafından ateşli silahla başkasıyla birlikte olmak, ilişkiyi sonlandırmak istediği için öldürüldü.

 

Kadınlar ve çocuklar korunmuyor

Şubat ayında öldürülen kadınların %85’inin koruma kararının olup olmadığı tespit edilemezken; %2’sinin koruma kararı var, %9’unun süren boşanma davası olduğu biliniyor.

Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma gibi birçok yaptırımı düzenleyen; kadınlara maddi yardımdan kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren  6284 etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor.

Denizli’de 42 yaşındaki Oktay Şahin, boşanma aşamaları süren evli olduğu 31 yaşındaki Ayşe Şahin ve 13 yaşındaki kızları Nurdan Şahin’i ateşli silahla öldürdükten sonra da intihar etti. Ayşe Şahin, katil Oktay Şahin’i olay gerçekleşmeden 2 gün önce savcılığa şikayet etmişti. Ayşe Şahin’in şikayeti dikkate alınıp, hemen gerekli işlemler yapılmış olsaydı kızıyla birlikte yaşıyor olacaktı.

Adana’da Mahmut Demirci, boşandığı Zuhal Kırlangıç’ı barışma teklifini reddettiği için cadde ortasında ateşli silahla vurduktan sonra intihar girişiminde bulundu.


Ordu’da 38 yaşındaki Rüstem Kılıç, evli olduğu 36 yaşındaki Bahar Kılıç’a kesici aletle saldırdıktan sonra ateşli silahla öldürdü. Annesini korumak isteyen 11 yaşındaki Ömer Kılıç’ı da öldüren Rüstem Kılıç, 14 yaşındaki kızı E.K’yi de kaçırmaya çalıştı. Katilin elinden kurtulan E.K, polise haber verdi. 1 hafta sonra ormanda sanık yakalandı.

 

* Femisid; embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.