Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ağustos 2018 Raporu
5.9.2018
Ağustos ayında erkekler tarafından 41 kadın öldürüldü. Çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam ediyor.

Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansıyorken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların şikayete bağlı olması gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları yapmıyor. Bizler, basına yansıyan halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Ancak çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla. Buna göre; 2018 yılının ağustos ayında 41 kadın öldürüldü, çocuk istismarı ve cinsel şiddet devam etti.
Bir önceki aya göre geçtiğimiz ağustos ayında kadın cinayeti arttı. Bu ay işlenen kadın cinayetlerinin 15’i şüpheli ölüm olarak kaydedilirken, 13 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi ve 5’i kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü.
Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe;  adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddetin canilik boyutu sürmeye devam ediyor.

İdamı gündem ederek kadın cinayetlerinin üstünü örtemezsiniz

Kadınları korumayıp cinayetle sonuçlanan şiddet vakalarında çözüm olarak idamı gündeme getirmek gerçek sorunun üstünü örtmektir.
Kadına yönelik her türlü şiddete karşı süre aksatılmadan failler yakalanmalı, yargılama yapılmalı ve caydırıcı cezalar verilmelidir. Kadın cinayetlerine karşı idam gibi insanlık dışı ve modern hukuka aykırı uygulamalar şiddetin sebeplerini ortadan kaldırmaz. Söz konusu kadın cinayetlerinin birçoğunda failler ya tespit edilemiyor ya haklarında indirim kararı uygulanıyor ya da zaten katil kendini de öldürüyor. Kadınların neden öldürüldükleri tespit edilmeli, faili meçhul cinayetler olmamalı ve katillerin indirimleri İstanbul sözleşmesine göre düzenlenmelidir.Bunun tam tersi durumları yaşadığımız bugünlerde kadın cinayetlerinin de arttığı ortadadır.
Ağustos ayında 1 haftada 2 trans kadın cinayeti işlendi
Bu ay yaşanan kadın cinayetleriyle trans kadın cinayetleri ve nefret suçları yeniden gündem oldu. Kadınlar kendi hayatlarına dair karar aldıkları için ve cinsel yönelimleri doğrultusunda hayatlarına müdahale edilmesi sonucu öldürüldü. Faili meçhul olarak kaydedilen bu cinayetlerin zanlıları ise henüz tespit edilemedi. Bir hafta içerisinde 2 trans kadının öldürülmesi, 2 yıl önce öldürülen Hande Kader’in katilinin dahi henüz bulunmamasına karşı “Trans cinayetlerine sessiz kalmıyoruz” diyerek eylem gerçekleştirdiler, sosyal medyada ise #TransCinayetleriPolitiktir etiketiyle  gündem oldu.
Bursa’da 9 Ağustos 2018 tarihinden itibaren haber alınamayan trans kadın Begüm’ün cansız bedeni bir otel odasında günler sonra bulundu. İstanbul’da trans kadın Esra Ateş evinin önünde kesici aletle öldürüldü.
Ekonomik krizi erkek şiddetine yansıtamazsınız
Bu ay kadın cinayetlerinde öne çıkan bir başka konu; ekonomik kriz bahane edilerek kadınlara yönelik saldırılar olmasıydı. Doların 6 lirayı aşması, üst üste gelen zamlar, artan işsizlik ve borçlar sonucu; kadınların istihdam seviyesi gün geçtikçe düşerken ekonomik kriz, kadın cinayetlerinin de bahanesi olarak öne sürülür oldu.
Kadın Meclisleri yaşanan ekonomik krize karşı “Krizin sonuçlarına karşı kadınlar yalnız değildir” şeklinde açıklamada bulundu. Açıklamada krize karşı kadın hareketinin yönü işaret edilerek
- “İlk işsiz kadınlar olmayacak, kriz dönemlerinde işten ilk atılan çalışanların kadınlar olması tehdidine karşı kadınlar örgütlenmelidir” denilerek ülkede zaten ekonomik hakları yok sayılan kadınların daha fazla ezilmesinin kabul edilemez olduğu ve buna karşı kadınların Flormar direnişinde olduğu gibi örgütlenmesi gerektiği savunuldu.
- “Erkek şiddetinin bahanesi olarak kriz gösterilemez” ifadesiyle tüm basın ve medya organlarının bu şekilde ele alınan haberlerine son vermesi gerektiği vurgulandı.
- “Kadınlar krize de erkek şiddetine de direnecek” çağrısıyla da ekonomik hakları elinden alınan ya da alınma tehdidiyle yaşayan tüm kadınların örgütlenmesi gerektiğinin altı çizildi.
Aynı zamanda bu ay 6 kadın ekonomik bahanelerle öldürüldü.
Denizli’de borcunu ödeyemeyince icradan evi satılan Ali Arslan bu durumu bahane ederek 13 yaşındaki kızı Sevgi Arslan’ı ve evli olduğu Esma Arslan’ı boğarak öldürdükten sonra intihar etti.
İstanbul’da Zübeyda K., arazi kavgasından ötürü yaşanan silahlı saldırıda öldü.
Yine İstanbul’da Malek Omerova, kendisine borçlu olduğu ancak alacağını alamadığını iddia eden O.A tarafından ateşli silahla öldürüldü.
Şanlıurfa’da arazi anlaşmazlığını iddia eden Ramazan Şahin ateşli silahla evini bastığı 60 yaşındaki Emine Şahin ve kızı 25 yaşındaki Narin Şahin’i öldürdü.
Kadınlar direnmeye devam ediyor
Sendikalı oldukları için işten atılan Flormar işçilerinin direnişi slogan atılması ve şarkı çalınması yasaklanarak engellenmek istenirken, kadınlar direnişlerinden vazgeçmedi ve bu ay da devam etti.
İran’da ahlak polislerine karşı kadınların mücadelesi sürerken, yaşananlara dair görüntülerin sosyal medyada paylaşılıyor olması konuyu güncel tuttu.
Arjantin’de kürtaj karşıtı olan katolik kilisesi, birçok kadın örgütü tarafından protesto edildi.
Hollywood’da başlayan #MeToo kampanyası LGBTT’ler için de başka bir kampanyanın başlamasına vesile oldu. Sosyal medyada #MeQueer etiketiyle konuya dair kamuoyu oluşturuldu.
Ağustos ayında kadın cinayetleri arttı
Bu ay kadın cinayetlerinde artış oldu, erkekler tarafından öldürülen 41 kadının 15’i şüpheli ölüm, 13’ünün neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 5’i hayatına dair karar almak isterken öldürüldü, 6’sı ise ekonomik bahanelerle öldürüldüğü biliniyor.
Adıyaman’da 24 yaşındaki Cemile Uygur evinde ölü bulundu. Yürütülen soruşturma sonucu evli olduğu R.U. mahkeme kararıyla tutuklandı.
Bu ay içerisinde en çok kadın cinayetinin işlendiği iller şu şekilde; İstanbul 8, Adıyaman 4, Şanlıurfa 4.
(Bu ay öldürülenler arasında 11 yaşındaki Sıla gibi çocukları da Femisid* kapsamı içerisinde ele alarak kadın-çocuk ayrımı yapmaksızın sayımızı belirledik.)
Kadınlar yaşam mücadelesi veriyor
İstanbul’da Hüseyin İ., evli olduğu Ergül İ. ve annesi Ayşe Ö.’yü ateşli silahla sokak ortasında yaralayarak kaçtı. İki kadın da yaşam mücadelesi veriyor.
Hatay’da Fatih E., kendisinden boşanmak isteyen Sevim E.’yi kaldığı eve zorla girerek darp etti, ardından kadını balkondan attı. Yüksekten atılan kadın yaşam mücadelesi veriyor.
Yine Hatay’da İsmail Ç., kendisinden boşanmak isteyen 23 yaşındaki Hülya Ç.’yi ateşli silahla yaraladı, ardından kendisi intihar etti.
Kahramanmaraş’ta Şenel Bozdağ evli olduğu Ahmet Bozdağ tarafından kendi hayatına dair karar almak istediği için iş çıkışı kesici aletle yaralandı. Durumu ağır olan Şenel yaşam mücadelesi veriyor.
Çocuk istismarı sürüyor
Çocuk istismarına dair basına yansıyan haberlerden sadece 37 çocuğun bu suça maruz kaldığına ulaşıldı. Ancak gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğunu biliyoruz.
Ağustos ayında Ankara’da Türk Telekom Ankara Basketbol okulunda 11-14 yaş arasındaki erkek çocuklara koçları ve yardımcısı tarafından istismar uygulandığı ortaya çıktı.
Ulaşılan istismar haberleri incelendiğinde 18 çocuk tanımadığı kişiler tarafından istismara uğramış, 11’i öğretmeni,1’i patronu, 2’si kuzeni, 1’i babası ve 1’i komşusu tarafından istismara maruz kaldı.
Cinsel şiddet devam ediyor
Basından aldığımız bilgilere göre ağustos ayında 22 kadın cinsel saldırıya uğradı, ancak gerçek rakamlar çok daha fazla.
Saldırıya uğrayan kadınların 19’u saldırganı tanımıyor. Kadınların 14’ü evde, 7’si sokak, hastane, okul, otobüs gibi kamusal alanda, 1’i sosyal medyada cinsel şiddete maruz kaldı.
Eskişehir’de 22 yaşındaki Erasmus öğrencisi B.P.D., yolculuk ettiği sırada yolculardan biri olan M.Ö. tarafından taciz edildi.
Adana’da 26 yaşındaki bakanlık çalışanı Bahar B., iş gereği kontrol için girdiği evlerden birinde tacize uğradı.
Ağustos ayında 41 kadın öldürüldü
2018 ağustos ayında da kadınların büyük bir çoğunluğunun kim tarafından ya da neden öldürüldüğü tespit edilemedi.
Bu ayki kadın cinayetlerinin 15’i şüpheli ölüm, 13’ünün nedeni tespit edilemedi; 5 kadın hayatına dair karar almak istediği için öldürüldü, 6’sı ekonomik sebepler bahane edilerek öldürüldü, 1’i barışma isteğini kabul etmediği için, 1’i boşanmak istediği için öldürüldü.
Öldürülen kadınların 17’sinin faili meçhul, 10’u evli olduğu erkek tarafından, 5’i akraba ya da tanıdığı kişiler tarafından, 3’ü babası, 3’ü oğlu, 1’i üvey oğlu, 1’i birlikte olduğu erkek ve 1’i eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü.
Kadınların 17’si 36-65 yaş, 6’sı 26-35 yaş, 6’sı 19-25 yaş, 1’i 15-18 yaş, 1’i 12-14 yaş, 1’i de 0-11 yaş aralığındaydı.
İstanbul’da 36 yaşındaki Sarıgül Hamarat’ın cansız bedeni ormanlık alanda, ateşli silahla vurulmuş halde bulundu.
Şırnak’ta ikamet eden 45 yaşındaki Asya Kolanç’ın cansız bedeni Dicle Nehri’nde bulundu.
Bursa’da 28 yaşındaki Belma Yavuz, çocuklarının gözlerinin önünde evli olduğu ve boşanmak istediği Emrah Yavuz tarafından kesici aletle öldürüldü.





6284 ile kadınların hayatı güvende
Ağustos ayında öldürülen kadınların 39’unun koruma kararının olup olmadığı bilinmezken; 2’sinin boşanmak istediği için ayrı yaşadığı biliniyor.
Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma gibi birçok yaptırımı düzenleyen; kadınlara maddi yardımdan kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren  6284 etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor.

6284 sayılı Koruma Kanunu etkin uygulansaydı, çocuklar annesiz kalmayacaktı.
Öldürülen kadınların 25’inin çocuğunun olup olmadığı tespit edilemezken; 12’sinin var, 3’ünün yok ve 1’i hamile olarak biliniyor.
Kadınların 16’sı evliydi, 5’i bekardı.
Kadınların 17’si ateşli silahla, 7’si kesici aletle, 3’ü boğularak, 1’i asılarak, 1’, yüksekten düşerek ve 1’i darp edilerek öldürüldü.
Kayseri’de 28 yaşındaki M.S, barışma isteğini kabul etmediği için İ.Y tarafından ateşli silahla öldürüldü ve ardından intihar etti.
Adıyaman’da Aziz Kaya, 20 ve 18 yaşlarında olan kızları Vesile ve Işıl Kaya’yı öldürdü ve ardından intihar etti.
Karabük’te 35 yaşındaki Yıldız Yeşilyurt’un  gündür işe gitmediği öğrenildi ardından, Yıldız evinde ölü bulundu.
Bursa'da 49 yaşındaki Suriye vatandaşı Melek Akta, elleri ve boğazı kelepçelenmiş halde evinde ölü bulundu.



* Femisid; embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.