Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temmuz 2019 Raporu
7.8.2019
Temmuz Ayında Erkekler Tarafından 31 Kadın Öldürüldü, Cinsel Şiddet ve Çocuk İstismarı devam ediyor

2019 Temmuz Raporu

Temmuz Ayında 31 Kadın Cinayeti


Bu ay işlenen kadın cinayetlerinin 5’i şüpheli ölüm olarak kaydedilirken, 16 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi. 2’si boşanmak, 4’ü ayrılmak ve 4’ü de başka konularda kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe;  adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.


İllere göre Temmuz ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:


İstanbul: 5

Adana: 3

Bursa:2

Mersin: 2

Konya: 2

Kocaeli: 2

Kayseri: 1

Manisa:1

Erzurum:1

Amasya: 1

Hakkari: 1

Kahramanmaraş: 1

Tekirdağ: 1

Kütahya: 1

Kilis: 1

Denizli: 1

Antalya: 1

Çanakkale: 1

İzmir: 1

Samsun: 1



Her biri birer yaşam olan 31  kadın kardeşimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:


Şükran Cantaş

Filiz K.

A.Ç.

Müberra Kuzdan

Hülya Yılmaz

Meryem Aktan

Chen Haiyun

Songül Yalçın

Fatma Gürgen

Afet Mammadli

Büşra Güçlü

Elif E.

Sevim Koç

Seher O.

Ebru Tenk

Fatma Aydoğdu

Nimet Y.

Özlem Ergül

Gülen Pamukçu

Nuray Anar

Çiğdem Kurtoğlu

Hasine Şanlı

Halime Şenal

Hatice Kavak

Zeyneb El Arid

Gülay Şimşek

Saime Durgel

Pınar Gevez

Alime Ataman

Mürvet İ.

1 kimliği tespit edilemeyen

 


Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?


Temmuz ayında öldürülen 31 kadının 7’sinin kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi, 11’i evli oldukları erkek, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 1’i arkadaşının evli olduğu erkek, 1’i abisi, 1’i babası, 1’i damadı, 1’i torunu,1’i tanıdık birisi, 6’sı birlikte olduğu erkek tarafından öldürülmüştür.


Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü


16’sı ateşli silahlarla, 5’i kesici aletle, 1’i boğularak, 3’ü darp edilerek öldürüldü. Ne yazık ki 1’i yüksek bir yerden şüpheli bir şekilde düşerek ve 5’inin nasıl öldürüldüğü tespit edilememiştir.


Kadınlar çoğunlukla evlerinde öldürüldü


Kadınların 16’sı evde, 7’si sokak ortasında öldürülmüştür. Öldürülen kadınların 1’i gölde, 1’i nehirde, 1’i ormanda, 1’i sulama kanalında ve 1’i de piknik alanında cansız bedenleri bulundu. 3 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.


Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor


Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ulaşılabilen veriye göre kadınların 6’sı bir işyerinde çalışıyor, 25 kadının çalışma durumu bilinememektedir.


Birbirinden farklı bölgelerde ve illerde kadınlar öldürülüyor ve kadınlar öldürülmediği şehirler istiyor.


6284 ve sonuçları


Haziran ayında öldürülen kadınların 23’ünün  koruma kararının olup olmadığı bilinmezken; 8 kadının herhangi bir uzaklaştırma veya koruma kararı bulunmamaktadır.


Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren  6284 etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. 


Giresun Üniversitesi Keşap Meslek Yüksekokulu Yönetim ve Organizasyon Bölüm Başkanı Fatih Saydam, defalarca şiddet uyguladığı Fransızca öğretmeni olan 33 yaşındaki eşi H.’yi “Beni nasıl sorgularsın” diyerek darp etti. Çocuğunun da boğazını sıkıp öldürmekle tehdit eden Fatih Saydam'ın evine yaklaşması yasaklandı. H., evli olduğu erkeğe boşanma davası açtı.


Aksaray'da yaşayan 19 yaşındaki Aysel B., evli olduğu 22 yaşındaki Bahtiyar B. tarafından boğazından bıçaklandı. Kurtulmak için evlerinin balkonundan atlayan Aysel, hastaneye kaldırılırken sağlık görevlilerine "Bana ne olacak?" diye sordu. 


Antalya'da yaşayan 23 yaşındaki Sevgi Çetinkaya, eskiden birlikte olduğu erkek İrfan Kansu tarafından yeniden birlikte olma teklifini reddettiği bahane edilerek 22 kez bıçaklandı. 2 yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Kansu, Sevgi'nin sosyal medyadan yardım istemesi ve bir avukatın desteğiyle yeniden tutuklandı.


35 yaşındaki Ayla T.’nin evli olduğu erkek Mevlüt T. cezaevinden izinli çıkarak Ayla’ya sokak ortasında ateşli silahla saldırıda bulundu. Mevlüt T. yakalandı ama Ayla T. yaşam mücadelesi veriyor.


Kayseri’de yaşayan 27 yaşındaki Gülay Şimşek, ölüm tehditleri aldığı ve ayrılmak istediği erkek Ö.O. hakkında şikayette bulunmuş ve uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Ö.O.’dan bir daha yapmayacağına dair söz aldığı bir video çekerek şikayetini geri aldı ve 13 gün sonra Ö.O. tarafından sokak ortasında ateşli silahla öldürüldü.


Kahramanmaraş'ta şiddet gören ve boşanma davası açan 3 çocuk annesi 24 yaşındaki Müberra Kuzdan evli olduğu erkek Gökhan Kuzdan (27) tarafından öldürüldü. Her ay yayınladığımız raporlarda da altını çizdiğimiz gibi devam eden kadına karşı şiddeti önlemek ve kadınların yaşamasını sağlamak için 6284 sayılı kanun etkin olarak kullanılmalıdır. Bu ay 6284 etkin uygulansaydı, kadınlar yaşıyor, çocuklar da annesiz kalmayacaktı. Öldürülen kadınların 13‘ünün çocuğu vardı.


Temmuz Ayında Kadınlar ile ilgili Neler oldu?

Tüm Gelişmeler:


Asher and Lyric Fergusson'un hazırlamış olduğu kadınların yalnız seyahat edebileceği en tehlikeli yerlerin sıralandığı Kadınlar Tehlike Endeksi listesinde Türkiye 13. oldu. Kadınların tek başına seyahat etmesinin güvenli olmayan 20 ülkenin bulunduğu listenin sıralaması şu şekilde: Güney Afrika, Brezilya, Rusya, Meksika, İran, Dominik Cumhuriyeti, Mısır, Fas, Hindistan, Tayland, Malezya, Suudi Arabistan, Türkiye, Arjantin, Şili, Kamboçya, Bahreyn, Tunus, ABD ve Ukrayna.


Rize'de R.T. isimli bir kadın sokak ortasında Besim Güngör isimli erkek şahıs tarafından saldırıya uğradı. Kadını darp eden şahıs gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sosyal medyada tepkiler büyüyünce tekrar gözaltına alındı ve tutuklandı.


45 yaşındaki Meryem K., evlendiklerinden beri şiddetine maruz kaldığı Cerrah K.'den boşanmak isteğini Adliye önünde "Boşanmak istiyorum" pankartı açarak dile getirdi. Meryem K., açtığı boşanma davasında ret cevabını aldı.


Ankara'da bir hayvan hastanesinde çalışan 23 yaşındaki veteriner hekim Ç.B'ye cinsel saldırıda bulunan Prof. Dr. Hasan Bilgili hakkında hazırlanan iddianame, kabul edildi. İddianamede Bilgili için nitelikli cinsel saldırı, cebir ve tehdit ile hürriyeti yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından 5 yıldan 27 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Dava 11 Aralık 2019'da görülecek. Yaşanan bu cinsel saldırı sonrasında Ankara Üniversitesi'nde tartışmalı bir cinsel şiddet önemli alındı. Sınavlar, biri kadın öğretim elemanı olması kaydıyla en az iki kişiden oluşan bir jüri tarafından yapılmasına karar verildi.


TÜBAKKOM’un nafaka çalıştayı sonuçlandı ve sonuç bildirgesi açıklandı. “Şiddetten kurtulamayan kadınlar üzerinde yoksulluk nafakası üzerinden bir mali baskı ve tehdit yaratmak şiddetle mücadeleyi etkisiz hale getirmek anlamına gelir ve İstanbul Sözleşmesi’ne aykırıdır”


Çankaya Üniversitesi'nde görev yapan Akademisyen Ceren Damar Şenel, 2 Ocak günü üniversitedeki odasında "kopya tartışması" bahanesiyle Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülmüştü. Zanlı hakkında savcılık "tasarlayarak canavarca hisle öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet istedi.


Diğer ülkelerdeki gelişmeler:

-Suudi Arabistan’daki yeni düzenlemeye göre 18 yaşından büyük kadınlar yakın bir erkek akrabasının izni olmadan yurt dışına çıkabilecekler.


-Yunanistan'da kadın mücadelesi sonucunda gelişen yeni yasa değişikliğine göre artık rıca olmadan cinsel ilişkinin tecavüz sayılması için fizik şiddet olması gerekmeyecek.


-İsveç'in Malmö şehrinde 19 yaşındaki Amanda Hansson otobüs şoförü tarafından 'çok az giyinmiş' olduğu bahanesiyle otobüsten indirildi.


-Romanya’da 15 yaşındaki bir kız çocuğu kaçırılıp öldürülmeden önce 3 kez polisi aradığı ancak polisin uzun süre harekete geçmediğinin anlaşılmasının ardından İçişleri Bakanı Nicolae Moga istifa etti. Tepkilerin ardından Romanya Emniyet Genel Müdürü de görevden alındı. Türkiye’de Rabia Naz’ın katilleri aylardır bulunmadı. Kadınların 1 yıldan fazladır devam eden mücadelesi sonucunda ancak bu ay Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü araştırmak için mecliste araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi.


Kadın düşmanı söylemler ve uygulamalar devam ediyor:


11 Milyon kadın "ev işi ile meşgul" denilerek iş gücü bile sayılmamasına ek olarak Temmuz ayında açıklanan 11. Kalkınma planının 48. maddesinde kadınların işgücüne katılımının gerilediği tespiti yapılıyor fakat planda kadın işsizliğine dair bir çözüm önerisi bulunmuyor. 


Ancak 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nda Erdoğan'ın "kadınlara özel" diye nitelediği kadın üniversiteleri yer alıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına dair tehditlerin arttığı ve her gün yenisinin eklendiği günümüzde bu ayrımcı, kadını toplumsal alandan dışlayan ve ötekileştiren uygulama kabul edilemez. Eğitimde kadın ve erkeği ayrıştırmak toplumsal cinsiyet eşitliğini yok saymaktır ve İstanbul Sözleşmesi’ne aykırıdır.


AKP Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, TBMM'de "cinsiyet eşitliği, özgürlük ve onur gibi süslü kavramlarla servis edilen bazı kişi ve kurumlarca da desteklenen teşvik edilen bu onursuzluğu şiddetle kınıyoruz" diyerek anayasada yer alan herkesin eşitliği ilkesine ve İstanbul Sözleşmesi'ne ters eşitlik düşmanı bir açıklama yaptı.



Toplumsal cinsiyet eşitliği esastır


İstanbul Sözleşmesi şiddetten uzak bir hayatın yeniden inşası için devlete bütünlüklü bir önleme,koruma,kovuşturma,politika geliştirme yükümlülüğü getirir. Aile içerisinde şiddete uğrayan kadınları korumaya ve desteklemeye yönelik önlemler tehdit olarak ele alınamaz.


Her nerede olursa olsun, kimi toplumsal değerlere göre mahrem sayılan aile içerisinde de kadınların başta yaşam hakları için İstanbul sözleşmesinde de temel alındığı gibi toplumsal cinsiyet eşitliği esastır.


“Toplumsal cinsiyet adaleti” gibi ölçülemeyen muğlak söylemler ile eşitlik sağlanamaz, toplumsal cinsiyet kaynaklı şiddet göreli hale getirilemez. 


Ekonomik şiddet can alıyor


Toplumsal cinsiyet kavramının çıkarıldığı 11. Kalkınma planında belirtilenin aksine, işsizliğin artmasının sebebi “kadınların işgücüne katılması” değil, ekonomik krizdir.


Zaten kadınların işgücüne katılımının arttığı da yalandır. Türkiye'de her 100 kadından on beşi işsiz. İstihdam oranı ortadadır, ayrıca 11 milyon kadın işgücünden bile sayılmayarak gerçek işsizlik gizleniyor.


Manisa’da görülen Hülya İman davasında sanık, “Çalışmak istiyordu. Çalışmasını istemedim, beni dinlemedi” diyerek cinayeti itiraf etti. Kadınların “çalışmak istediği için” öldürülmesi ekonomik şiddetin boyutunu gözler önüne seriyor ve ekonomik şiddet, diğer şiddet türlerinin önünü açıyor.


Kalkınma adına, esnek koşullar dayatılıyor, son güvence olan kıdem tazminatına el konulması planlanıyor


Her biri iş gücü olan kadınlar eşit çalışma haklarını kazanacak, tüm çalışanlarla birlikte haklarına da sahip çıkacak.



Kadınlar kadın cinayetlerine karşı mücadeleye devam ediyor:


-2013 yılında Erzurum'da aracı göle uçan 46 yaşındaki Fatma Gürgen hayatını kaybetmişti. Evli olduğu erkek tuvaletini yaparken aracın göle uçtuğunu söylemiş, dosya kapatılmıştı. Ancak Fatma'nın daha önce yeğenine "Amcan beni öldürmek için planlar yapıyor" dediği öne sürülerek 5 sene sonra dosya tekrar açıldı ve cinayet ortaya çıktı. İsmail Gürgen "eşe karşı kasten öldürme" suçundan tutuklandı. 


-Mersin’de 2 çocuk annesi Hatice Kavak arkadaşlarıyla sokakta yürüdüğü sırada ayrılmak istediği erkek Durmuş Ali Kavak tarafından bıçaklanarak öldürüldü.


-Kocaeli’de yaşayan Nuray Anar, kendisini bir yıldır tehdit eden eskiden evli olduğu erkek Şehmuz Ersait evinin önünde ateşli silahla öldürdü.


-Çanakkale'de 40 yaşındaki Fatma Aydoğdu, evli olduğu erkek Nevzat Aydoğdu tarafından ateşli silahla öldürüldü. 


-İstanbul’da evlenmekten vazgeçen Gülen Pamukcu, nişanlı olduğu erkek tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Failin daha önceden de Gülen’i tehdit ettiği ve şiddet uyguladığı ortaya çıktı.


-Denizli’de yaşayan 41 yaşındaki Hasine Şanlı, birlikte olduğu erkek Tamer A. tarafından çekiçle öldürüldü.


-İstanbul Fatih'te Çin vatandaşı 43 yaşındaki Chen Haiyun boğazı kesilerek öldürüldü ve evi ateşe verildi.


-Kilis’te 26 yaşındaki Gaziantep Çocuk Hastanesi’nde hemşire olan Çiğdem Kurtoğlu, sınıf öğretmeni olan babası M.K. tarafından boğularak öldürüldü.


-Bursa'da takı ve yaşayacakları şehir konusundaki anlaşmazlık bahane edilerek nişanlı olduğu erkek Yunus Emre Akar’ın (32) tarafından darp edilen 25 yaşındaki Songül Yalçın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.


Kadınlar cinsel şiddete uğramaya devam ediyor:


-Uşak'ta zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan ve doktor muayenesinde cinsel saldırı şüphesinin bulunması nedeniyle ameliyata alınan 27 yaşındaki Beyhan A. yaşamını yitirdi.


-İstanbul'da işe giderken yolda Kenan E.'nin tacizine uğrayan E.Ç., topuklu ayakkabılarıyla yaklaşık 1 kilometre koşarak tacizciyi yakaladı. 


-Bolu'da 20 yaşındaki zihinsel engelli F.B.'yi kaçıran ve cinsel istismarda bulunan 3 kişi tutuklandı.


-Balıkesir'de yaşayan Hatice T. boşanmakta olduğu erkeğin cinsel tacizine maruz kaldı. Hüseyin T., ifadesinin ardından tutuklandı.


-İstanbul'da metrobüse binen B.K., Jeyhun E.'nin tacizine uğradı. 


-Trabzon'da tıp doktoru A.D., Atatürk Havalimanı tuvaletinde H.Ş.'nin tacizine maruz kaldı.



Çocuk istismarları devam ediyor:


-CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, verdiği soru önergesinde, 2003-2018 yılları arasında doğum yapan çocukların yaş aralıklarını ve yıllara göre dağılımını sordu. Çocuk yaşta hamilelikler ile ilgili verilerde 18 yaş altı doğum yapan çocukları, 15 yaş altı diye paylaşarak ve genelleyerek TÜİK'in sorunlu veri tuttuğunun altını çizdi. 


-Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre Şanlıurfa’da 2019 yılının ilk 6 ayında sadece yargıya yansıyan dosyalara göre 287’si kız çocuğu, 91’i erkek çocuğu olmak üzere 12-16 aralığında toplam 378 çocuk, cinsel istismara maruz kaldı. 21 çocuk da istismar sonucunda hamile kaldığı belirtildi.


-Van'da esnaf olarak çalışan E.B. tarafından cinsel istismara maruz kalan 9 yaşındaki kız çocuğu E.L.'yi bir de karakolda polis "yalan konuşursan annenle babanı tutuklarız" diyerek tehdit etti.


-İstanbul'da 14 yaşındaki bir kız çocuğu metrobüste bir erkek tarafından tacize uğradı, şahıs metrobüstekiler tarafından yakalandı.


-Nevşehir'de bir kız çocuğu, 83 yaşındaki Erol G. tarafından cinsel istismara maruz bırakıldı.


-Bitlis'de 60 yaşındaki bir erkek sokakta 13 yaşındaki kız çocuğuna tacizde bulundu. 


-İstanbul’da 12 yaşındaki kız çocuğu, kandırarak evine giren 28 yaşındaki Özgür G. tarafından istismara uğradı.


Haziran ayı davaları: 


-Bir plazanın 20. katından atılarak öldürülen Şule Çet’in davasında ara karar verildi. Şule Çet'in psikolojik durumunun incelenmesine karar verilen duruşmada sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma 16 Ekim saat 10:00'a ertelendi. Şule Çet davasında asansör görüntülerinin incelenmesi için dudak okuması yapabilen uzman yokluğu nedeniyle yapılamıyor. 


-17 yaşında öldürülen Ecem Balcı'nın davasında katil baskı altında ifade verdiğini iddia ederek, 4. ifadesini değiştirdi. Mahkemede "karakolda Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiler" diyerek konuyu saptırmaya ve kendini aklamaya çalışan failin tutukluluk halinin devamına karar verildi. Dava 3 Ekim saat 10:10'a ertelendi. 


-İstanbul'da yol verme tartışması yaşadığı otomobilin önünü keserek, içinde hamile bir kadının bulunduğu aracın kapısını açmaya çalışan ve açamayınca araca saldıran Hasan Sel ve Hüseyin Sel ifade vermek için gittiği polis merkezi kapısında polis memurları tarafından karşılandı. Sorgularının ardından tutuklanan ve 20'şer yılla yargılanan saldırganlar tahliye edildi.


-İstanbul'da toplu taşıma aracında yolculuk yapan bir kadının fotoğraflarını gizlice çeken M.O., "Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek" suçundan 2 yıl indirimsiz hapis cezasına çarptırıldı.


-Reddettiği erkek tarafından asitli saldırıya uğrayan, sağ gözünü ve yüzünün bir bölümünü kaybeden 19 yaşındaki Berfin Özek’in ilk duruşması görüldü. Sanık suçu inkar etti ve dava 3 Eylül’e ertelendi.


-Fatma Şengül, evinin önünde aynı iş yerinde çalıştığı erkek tarafından silahla öldürülmüştü. Davanın soruşturması tamamlandı, faile ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. 


-Şenay Akdoğan, ayrılma isteği bahane edilerek ateşli silahla evli olduğu erkek İhsan Akdoğan tarafından şiddet uyguladığı için 6 ay evden uzaklaştırma cezası olduğu halde  aracının içinde öldürülmüştü. Şenay Akdoğan’ ın cinayet davası kısa sürdü, Şenay Akdoğan’ın telefon konuşmaları istenerek bir sonraki dava 14 Ekim’ e ertelendi.


-Evli olduğu erkek tarafından öldürülen Zahide Oğuz’un davasında sanık avukatı “Bu bir aile faciasıdır çok içine girmemek lazım” savunmasıyla şiddeti ve cinayeti örtmeye çalıştı. Dava 29 Kasım’a ertelendi.


-Hülya İman davasında, Hülya'yı öldüren eskiden evli olduğu erkek savunmasında "çalışmak istiyordu, işe başlamıştı, ben çalışmasını istemiyordum, uyardım dinlemedi" dedi.


-Mardin'de 3 kardeş yıllarca ağabeyleri E.A.'nın sistematik olarak cinsel istismarına maruz kaldı. İstismar, okullarında rehberlik servisi tarafından dağıtılan formda ortaya çıkmıştı. -Cinsel istismar suçundan yargılanan şahıs 50 yıl hapis cezası almıştı ancak "delil yok" denilerek ceza bozuldu ve E.A. beraat ett.


-Çorum’da reddettiği erkek tarafından bıçaklanan ve davası devam ederken hayatını kaybeden Nada'nın davası kasten öldürme olarak yeniden görülmek üzere 14 Kasım'a ertelendi.


-Mersin'de 23 yaşındaki Feray Şahin'i ateşli silahla öldüren polis Burak Aykul serbest bırakıldı ve meslekten ihraç edildi. Delillerin yok edildiği Feray'ın davası şu anda Yargıtay'da.


-Tekirdağ'da yaşayan ve evini terkeden Ş.A. koruma kararı aldırdığı evli olduğu erkek H.A. tarafından bıçaklanarak öldürüldü, "50 TL istedim vermedi" bahanesini kullanan H.A. için ağırlaştırılmış hapis cezası istendi.


-Antalya’da sınıf öğretmenleri tarafından cinsel istismara uğrayan 25 çocuğun davasında tutuklu yargılanan sanığa tahliye kararı verildi.


-Aladağ‘da kız yurdunda ihmalden çıkan yangında 12 çocuk hayatını kaybetmişti. 18 kişinin yargılandığı davada sanıklara 12 yıl ile 7 ay arasında değişen hapis cezaları verildi, 6 kişi beraat etti.


-stanbul'da Mayıs ayında eskiden evli olduğu Tuncay Tezcan tarafından boğularak öldürülen Ayşe Özlem Bağdemir'in davasında Tezcan olay gününü hatırlamadığını iddia etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına ve hakkında "canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen sanığın akıl hastalığı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.


-Kütahya 'da boşanmak istediği bahanesiyle öldürülen Özlem Göçer davasında failin tutukluluğunun devamına karar verildi.


-stanbul'da yaşayan 34 yaşındaki Serap Demir, fiziksel ve ekonomik şiddetine maruz kaldığı Kenan Öz tarafından tabancayla saldırıya uğradı. Görülen davada iyi hal indirimi ile beraber ceza 5 yıl 10 aya düşürüldü fakat tekrar aynı suçu işleyebilir diye cezasını ertelemedi. 


-Ankara'da 2014 yılında Z.H.K.'ye 5 ve 8 yaşları arasında 3 yıl boyunca cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuksuz yargılanan ve açılan davada savcılığın "delil yetersizliği" bahanesiyle 2 kez takipsizlik kararına rağmen baba C.Ö.K., 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


-Ankara'da 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan şahıslar yaşları küçük olması sebebiyle serbest bırakıldı. 2 suç ortağıyla birlikte tutuksuz yargılanan E.K., çocuğun üzerine araba sürerek kaçırma teşebbüsünde bulundu, E.F.K. ile dava sonrasında “Seninle hesaplaşacağız” diyerek tehdit etti.

 


 
 
 
 
 
 
 

*Raporumuz:Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansırken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların üstünün örtülmesi gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. Dolayısı ile çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla olduğunu belirtmek isteriz. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları düzenli yapmamaktadır. Bizler, basına yansıyan ve doğrudan bize gelen başvurular halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”