Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Şubat 2020 Raporu
2.3.2020
Şubat Ayında Erkekler Tarafından 22 Kadın Öldürüldü, 12 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü bulundu. Cinsel Şiddet ve Çocuk İstismarı devam ediyor

2020 Şubat Raporu*

Şubat Ayında 22 Kadın Cinayeti, 12 Şüpheli Kadın Ölümü

 

Bu ay 22 kadın cinayeti işlenmiş, 12 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. 15 kadının neden öldürüldüğü bahanesi tespit edilemedi, 2’si ekonomik, 5’i boşanmak istemesi, barışma isteğini reddetmesi, arkadaşlık isteğini reddetmesi gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe;  adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.

 

İllere göre Şubat ayının kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri verileri ise şöyle:

 

Her biri birer yaşam olan 22 kadın kardeşimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:

 

Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?


Şubat ayında öldürülen 21 kadının 1’inin kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi, 8’i evli olduğu erkek, 5’i bir tanıdık, 3’ü birlikte oldukları erkek, 3’ü oğlu, 1’i babası, 1’i de eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürülmüştür.


Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü


Kadınların 10’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si darp edilerek, 1’i boğularak geçilerek öldürüldü. 


Kadınlar çoğunlukla evlerinde öldürüldü


Kadınların 13’ü evinde, 3’ü sokak ortasında, 1’i otelde, 1’i arazide, 1’i ıssız bir yerde öldürülmüştür. 3 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.


Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor


Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ay açıklanan Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre 2018’de Türkiye'de bulunan 65 yaş üstü erkeklerin aldığı emekli maaşlarının kadınların aldığından ortalama 29.7 daha fazla olduğu belirtildi. Yine bu ay TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ‘ev işleriyle meşgul’ kadınların sayısı bir önceki yıla göre 553 bin daha arttı. Böylece TÜİK’e göre işgücü dahi sayılmayan kadınların sayısı Kasım 2019'da 11 milyon 741 bine yükseldi. TÜİK’in verileri bu şekilde açıklaması, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun üzerini örtmeye çalışmaktır. Biz biliyoruz ki, çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Ulaşılabilen veriye göre Şubat ayında öldürülen kadınların 4’ü bir işyerinde çalışıyor, 18’i ise çalışmıyor.


Birbirinden farklı bölgelerde ve illerde kadınlar öldürülüyor ve kadınlar öldürülmediği şehirler istiyor.


6284 ve sonuçları


Şubat ayında öldürülen kadınların 17’sinin koruma kararının olup olmadığı bilinmezken; 5 kadının herhangi bir uzaklaştırma veya koruma kararı bulunmamaktadır. 


Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren  6284 etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. 


İstanbul’da yaşayan 40 yaşındaki Seda Kurt, birlikte olduğu erkek Ercan A. tarafından iki çocuğunun gözü önünde kesici alet ile 2019 yılında öldürülmüştü. Daha öncesinde denetimli serbestlik yasası ile serbest bırakılmış ve farklı suçlardan kaydı bulunan Ercan A. hala yakalanamadı.


5 Ocak’tan beri kayıp olan 21 yaşındaki Gülistan Doku ile ilgili hala bir gelişme yaşanmadı. Etkin bir soruşturma yapılması için #GülistanDokuNerede diye sormaya devam ediyoruz.


Karaman'da toprağa gömülü vaziyette bulunan kemik parçalarının, 11 yıl önce kaybolan 28 yaşındaki Gülnaz Soydoğan'a ait olabileceği düşünülüyor. 


İstanbul'da Meltem Ç. bir tartışma sonrasında birlikte olduğu erkek tarafından bacağından ateşli silah ile vuruldu. Fail ambulans gelene kadar bekledi, sonra olay yerinden kaçtı.


İzmir'de yaşayan S.B. işe giderken, ayrıldığı erkek A.B. tarafından ateşli silahla sokak ortasında vuruldu, A.B. kaçtı. Vurulan S.B. yaşam mücadelesi veriyor.


6284 etkin kullanılmadığı için Gaziantep'te yaşayan 21 yaşındaki Dilek Y., bir süredir şiddet gördüğü ve ayrılmak istediği Behzat Y. tarafından ateşli silahla saldırıya uğradı. 21 gün yoğun bakımda kalan Dilek, gözüne isabet eden saçmalar yüzünden bir gözünü kaybetti. Ancak bu ay 6284 etkin uygulansaydı, kadınlar yaşıyor, çocuklar da annesiz kalmayacaktı. Öldürülen kadınların 7‘sinin çocuğu vardı, 1’i hamileydi.


Şubat Ayında Kadınlar ile ilgili Neler oldu?

Tüm Gelişmeler:


Diğer ülkelerdeki gelişmeler:


NASA’da görevli Christina Koch, 328 gün Uluslararası Uzay İstasyonunda görev yaparak tek seferde uzayda en fazla kalan kadın astronot unvanını kazandı. 


İskoçya Parlamentosu kadınların hijyenik pede ücretsiz erişim hakkını onayladı, bu uygulama dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.


Suudi Arabistan, kadınların stadyumlara girmesine 2 sene önce izin vermeye başlamıştı. Şimdi de kadınların spora katılımını sağlamak için kadın futbol ligi kurulacağını duyurdu.


Hacca giden bir trans kadın Suudi polisi tarafından “kadın kıyafetleri giydiği” bahanesiyle gözaltına alındı.


13 yaşındaki bir çocuğu istismar eden Roman Polanski, Cesar Ödül Töreni’nde ödül alınca, kadınlar tarafından protesto edildi. Oyuncu Adel Haenel, kararı sloganlarla protesto ederek salonu terk etti. 


Açıklanan bir rapora göre son 14 ayda Meksika’da 3 bin 960 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu yüzden de Meksika, Latin ülkeleri arasında en yüksek kadın cinayeti rakamlarına sahip olan ülke oldu. Son olarak Meksika'da 25 yaşındaki Ingrid Escamilla, birlikte olduğu erkek Eric Francisco Robledo tarafından öldürüldü. Katil delilleri yok etmek için Ingrid'in derisini yüzüp, parçalara ayırdı. Failin eskiden evli olduğu kadının da kendisi hakkında 2 kez suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Cinayetin duyulmasının ardından Meksikalı kadınlar, kadın cinayetlerini meşrulaştırmaya çalışırcasına “Aşk tanrısının suçu” başlığıyla sunan La Prensa gazetesinin bürosuna yürüdü, kadınlar anayasa mahkemesini ateşe verdi. Öldürülen Maria'nın annesi de kadın cinayetlerine karşı tüm kadınların öfkesini: ‘Kızı öldürülen anneyim ben. Her yeri yakıp yıkmaya hakkım var’ diyerek dile getirdi.




Kadın düşmanı söylemler ve uygulamalar devam ediyor:


Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri Gencer, Elazığ depremin gerekçesinin çocuk yaşta evlendirmenin yasaklanması olduğunu açıkladı ve “Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak, gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı” dedi. İlgili kişi hakkında üniversite tarafından inceleme başlatıldı. Ancak ders vermeye devam eden Gencer’in dersi Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından protesto edildi ve dersi terk edildi. Tepkiler neticesinde Gencer’den dersi alındı.


CHP Ankara Kongresinde delege olan Tevfik Koçak, “siyasetin işine, kadının işvesine aldanılmaz” deyince üyeler tarafından büyük tepki ile karşılaştı ve bunun üzerine kadınlardan özür diledi. 


Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sözde kadına şiddetle mücadele kapsamında kurduğu aile ve dini rehberlik bürolarına başvuran kadınlara kabul edilmesi mümkün olmayan, kadın düşmanı ve cinsiyetçi tavsiyelerde bulunduğu ortaya çıktı. Gazeteci Burcu Karakaş'ın yaptığı araştırmaya göre görevli kişi şiddet nedeniyle boşanmak isteyene bir kadına “Dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. Biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın” diyor. Şiddete maruz kalındığında ise polisi aramak yerine “Uygun dille sebebini sorun. Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz.” önerisinde bulunuyor. "Şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir" diye soran kadına ise “Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. Konuşmanın sonunda ‘Peki, polisi aramak gerekir mi?’ diye sorulduğunda ise telefondaki kişi “Yok, bu tür şeyleri çözersiniz inşallah. Allah’a emanet olun…” diyor. 


Adalet Bakanlığı’nın ikinci yargı paketi çalışmasına göre “arabuluculuk” uygulaması aile uyuşmazlıkları davalarında da uygulanacak. Çünkü arabuluculuk yargıda iş yükünü hafifletiyormuş! TÜİK’in bu ay açıkladığı rapora göre son 1 sene içinde evlilik oranı azalırken, boşanma oranları arttı. Geçen sene öldürülen 474 kadından 114’ü boşanmak veya ayrılmak gibi kendi hayatlarına dair karar almak isterken öldürüldü. Aile davalarında arabuluculuk kadını şiddet karşısında zayıflatacak bir uygulamadır, kadına yönelik şiddetin uzlaşması olmaz. 


Buradan tekrar ve tekrar bütün ilgili kurum ve kuruluşlara seslenmek istiyoruz. 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’ni etkin bir şekilde uygulamak zorundasınız. Kadın düşmanı ve cinsiyetçi tavsiyelerinizle şiddete uğrayan kadınları daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya bırakıyorsunuz. Yasa ve sözleşmeyi etkin bir şekilde uygulamadığınız her an bizler toplumsal cinsiyet temelli şiddetle karşı karşıyayız. Şiddete uğradığımızda gittiğimiz karakollardan bu tür kadın düşmanı ifadelerle çok geri döndük. Kadın cinayetleri davalarında indirim almaya çalışan katillerden bu ifadeleri çok duyduk. Her an kadın düşmanı söylem ve uygulamalarınızla mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Ölmek istemiyoruz, bizler yaşamak istiyoruz! En birincil hakkımız olan yaşama hakkımızı, kadın düşmanı ve cinsiyetçi uygulamalarınızla elimizden almanıza müsaade etmiyoruz. Bizler dün de vardık, bugün de varız, yarın da var olacağız. Hem 6284’ü hem de İstanbul Sözleşmesi’ni sizlere uygulatacağız. Daha çok bir araya geleceğiz, daha çok dayanışma ağımızı kuracağız, daha çok mücadele edeceğiz. Öldürülen bütün kadınlara sözümüz var, kadın cinayetlerini durduracağız!


Türkiye Kadın Meclisi farklı illerden gelen kadınlarla temel mücadele kararlarını aldı


Türkiye Kadın Meclisi 9 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleşti. Toplantı için Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, Düzce, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kıbrıs, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Samsun, Sivas, Tekirdağ, Trabzon ve Yozgat’tan kadınlar bir araya geldi. 

Türkiye Kadın Meclisi’nde katılan kadınlar tarafından alınan kararlar şu şekilde:


  1. Kadın cinayetlerini durdurmak için: 6284 ve İstanbul Sözleşmesi’nin her bir maddesini uygulatacağız.

  2. Hiçbir şiddet karanlıkta kalmayacak. Şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkaracağız.

  3. Tüm toplum ve kadınlar için adaleti mücadelemizle sağlayacağız.

  4. Las Tesis’te olduğu gibi dünyadaki kadınların eşitlik mücadelesi ile mücadelemizi buluşturacağız.

  5. İşsizliğe, sendikasızlığa,  emeğimizin yok sayılmasına karşı, ekonomik eşitsizliği durduracağız.

  6. Genç kadınlar cinsiyetçiliğe, eşitsizliğe, gerici eğitime karşı Üniversite Kadın Meclisleri ile mücadeleyi tüm kampüslere yayacak.

  7. Şehirleri, ülkeyi, dünyayı kadınlar da yönetecek.

  8. Asla yalnız yürümeyeceksin diyen kadınların mücadelesini Türkiye’nin dört bir yanına yayacağız.


Mücadele ve umudun güçlendiği toplantıda, birçok farklı kadının tecrübe ve önerileriyle mücadele alanlarını ve kararlarını genişletti. Öldürülen Muhterem Evcil’in kızı Melis’in sözleri salondaki kadınlar tarafından alkışlandı: “Öldürülen kadınların ailelerine söz veriyorum. Benim kaybettiğim çocukluğu başka bir çocuğun kaybetmesine asla izin vermeyeceğim”. Türkiye Kadın Meclisi toplantısına katılan ve katılamayan, bütün kadınlar olarak biz de söz veriyoruz, kadın cinayetlerini durduracağız, hiçbir kadın asla yalnız yürümeyecek!


Aynı mücadele ruhuyla 8 Mart’ta Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda olacağız:


İstanbul, İzmir, Ankara, Afyon, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çorum, Denizli, Düzce, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Isparta, Kars, Kıbrıs, Kırklareli, Kütahya, Konya, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Sakarya, Samsun, Sivas, Tekirdağ, Uşak ve Yalova 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hazır. Türkiye’nin farklı bölgelerinden, farklı illerinden, farklı meydanlarından her biri birbirinden farklı kadınlar eşitlik ve yaşam hakları için bir araya gelecek. Bütün kadınları “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganıyla çıkacağımız meydanlara mücadeleyi büyütmek için bekliyoruz.


Kadınlar kadın cinayetlerine karşı mücadeleye devam ediyor:


Geçtiğimiz ocak ayında evinde ölü bulunan Hatice Çetinbaş'ın ölümüyle ilgili hazırlanan rapora göre ölmeden önce darp edildiği ve öldürüldüğü ortaya çıktı.


Sinop'ta 1 ay önce kaybolan Sevil Arslan, ateşli silahla öldürülmüş bir şekilde toprağa gömülü olarak bulundu.


Şanlıurfa'da yaşayan Zeliha Armağan, imam nikahı ile evlenerek kendisine kuma yapmak isteyen O.Ç. tarafından kaçırıldı ve kuma olmayı reddettiği için uçurumdan atıldı. Zeliha'nın ölmediğini fark eden O.Ç., kadının başını taşla ezerek öldürdü.


İstanbul Büyükçekmece sahilinde henüz kimliği belirlenemeyen bir kadın cesedi bulundu. Şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadının vücudunda darp izlerine rastlandı. 


Ankara’da yaşayan 17 yaşındaki Şeyma Yıldız “erkek arkadaşı olduğu” bahanesiyle babası tarafından ateşli silahla öldürüldü ve yol kenarına atıldı.


Aydın'da yaşayan Nurhan Erkan, borç para vermeyi reddettiği bahane edilerek iş arkadaşı Okan D. tarafından evinde kesici aletle öldürüldü.


İzmir'de yaşayan 35 yaşındaki 2 çocuk annesi ve hamile Manar Alahmed kesici alet ile ve 5 yaşındaki oğlu plastik kelepçe ile 2 boğularak yaşındaki kızının gözleri önünde komşuları tarafından öldürüldü.


Afyon'da yaşayan 40 yaşındaki Duriye Sağlam, birlikte olduğu erkek Ahmet C. tarafından önce kesici aletle öldürüldü, sonra da cesedi yakarak ortadan kaldırmaya çalıştı ve bir yol kenarına attı.


Kadınlar cinsel şiddete uğramaya devam ediyor:


Stajyer bir avukata cinsel tacizde bulunan Avukat Muhittin Köylüoğlu tutuklandı. Yanında çalışan diğer kadınlara da cinsel saldırıda bulunduğu ortaya çıktı. 


İstanbul'da geçen yıl avukat B.Ö. adliyede S.M.S. isimli katip tarafından tacize uğradı. İlk ifadesinde pişman olduğunu söyleyen fail tutuklandı. Fail hakkında "Özel hayatın gizliliğini ihlal ve sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan" 15 yıla kadar hapis cezası istendi.


Antalya'da yaşayan E.O., H.Ş., F.U. ve H.Z.G'ye "cin çıkarıyorum" deyip cinsel saldırıda bulunan Tali Yüksel Yeşilot, 56 yıl hapis cezası aldı. Aynı zamanda dolandırıcılık da yapan failin cezası 75 yıla çıkarıldı.


Gaziantep'te yaşayan 23 yaşındaki N.P. 14 yaşındayken Mustafa P. ile zorla evlendirildi. Evli olduğu erkeğin kızını taciz ettiğini görünce boşanmaya karar verdi. Çocuklarını görme bahanesiyle eve gelen Mustafa P. çocuklarının gözleri önünde N.P.'ye fiziksel şiddet ve cinsel saldırıda bulundu. Raporlara rağmen sadece uzaklaştırma kararı verildi, fail tutuksuz yargılanıyor.


Mersin'de yaşayan yaşları 28 ile 34 arasında değişen 3 kız kardeş, babaları S.D. tarafından cinsel istismara maruz kaldıkları için şikayetçi oldu. S.D. serbest bırakıldı.


Çocuk istismarları devam ediyor:


İstanbul Esenyurt’ta çocuklar eğitim gördüğü okulda çalışan bir memur tarafından cinsel tacize maruz kaldı. Soruşturma açılan memur tutuklandı. İstismar olayının ilk olmadığı öğrenilen okula haber yapmak için giden Kanal D Muhabiri Şevval Şirin gözaltına alındı. 


İstanbul Bağcılar'da kaçak bir Kuran kursunda görev yapan 16 yaşındaki R.U.'nun kurs sorumlusu Lut Ö. tarafından cinsel istismara uğradığı ortaya çıktı. 


İstanbul'da yaşayan 11 yaşındaki B.D.K. metrobüste yolculuk yaparken tacize uğradı.


İzmir'de yaşayan 15 yaşındaki bir lise öğrencisi, öğretmeni tarafından cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı.


Ankara'da 11 yaşındaki bir çocuğun Kuran kursu hocası tarafından cinsel istismara maruz kaldığı ve yurt müdürünün "kurban keserek" bu olayın üstünü kapattığı ortaya çıktı.


Samsun'da yaşayan 4 öğrenci, A.G. tarafından istismara uğradı. A.G. gözaltına alındı, soruşturma sürüyor.


İzmir'de yaşayan 10 yaşındaki çocuk ekmek almaya gittiği dükkanda çalışan 50 yaşındaki Mehmet Genç tarafından tacize uğradı. Fail tutuklandı.


Şubat ayı davaları: 


Şubat ayında birçok farklı bölgede, birçok farklı ilde kadınlara adalet için adliyelerdeydik. Kadınlara adalet için, kadınların korunması için, eşitlik için her gün adliyelerde, meydanlarda mücadele etmeye devam edeceğiz.


Eskişehir’de eskiden evli olduğu erkek tarafından öldürülen ve öldürülmeden önce aynı kişiyi ölümle tehdit ettiği için 23 kez şikayet etmesine rağmen hiç bir sonuç alamayan Ayşe Tuğba Arslan’ın davasındaydık. Duruşmayı takip etmek isteyen kadınların önce önüne bariyer konuldu daha sonra da savcı talimatıyla Eskişehir Adliyesi’nin kapıları kilitlendi. Tepkiler sonrasında kapı tekrar açıldı. Cinayeti işleyen erkek, çoğu kadın cinayeti davasında duymaya alışık olduğumuz gibi cezayı düşürmeye yönelik bahaneler sıraladı. Duruşma 17 Nisan’a ertelendi.


Ankara’da öğrencisi tarafından öldürülen Ceren Damar karar duruşması görüldü. Mahkeme boyunca katilin avukatı Vahit Bıçak davayı alakasız savunmalarla çarpıtmaya yönelik çalışmalarına devam etti, Ceren Damar’ın 15 Temmuz’u savunduğunu iddia etti. Sonuçlanan davada hiçbir indirim uygulanmadı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Kamuoyundan gelen tepkilere cevap veren avukat Vahit Bıçak kadın cinayetlerini meşrulaştırmaya çalışarak “durduk yere hiçbir zaman cinayet işlenmez; vicdanım çok rahat” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ifadesine göre Ceren Damar davasında sözleri büyük tepki çeken avukat Vahit Bıçak’ın Polis Akademisi ile ilişiği kesiliyor. Ankara Barosu da Vahit Bıçak hakkında disiplin soruşturması kararı aldı.


Isparta’da ayrılmak istediği erkek, Güleda Cankel'i, arkadaşlarıyla görüşmesin ya da üniversiteye gitmesin diye kısıtlamaya çalıştı. Güleda sessiz kalmadı. Eskiden birlikte olduğu erkek tarafından bıçaklanarak öldürülen 19 yaşındaki Güleda Cankel’in davası gerçekleşti. Savcı tasarlayarak öldürmekten indirimsiz ceza verilmesini istedi. 6284 ve İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Güleda Cankel öldürülmeyebilirdi. Genç kadınların özgürce yaşayabilmesi için, okuyabilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.


İzmir’de Habibe Çevik’in boşandığı erkek tarafından öldürülen Habibe ve kardeşi Fatma Akta’nın davasında savcı mütalaasında kasten öldürme suçundan iki kez müebbet hapis cezası istedi.


Eskişehir’de boşanmak istediği erkek tarafından yaralanan Öznur Sazlar’ın davasında beklenen adli tıp raporu geldi. 16 bıçak yarasının 2’sinin öldürücü nitelikte olduğunu belirten rapor üzerine davanın Asliye Ceza Mahkemesi’nden Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınmasına karar verildi.


Ankara’da birlikte olduğu erkek tarafından öldürülen Füsun Akırmak davasında ilk celsede karar çıktı. Sanığa kasten öldürme suçundan indirimsiz müebbet hapis cezası verildi.


Antalya’da eskiden birlikte olduğu erkeğin tehdit hakaretleri ve son olarak evinin kapısına dayanması üzerine pencereden atlayarak yaşamını yitiren Zehra Demir davasında “intihara sürükleyerek kasten ölümüne neden olmak” suçlamasıyla yargılanan sanık beraat etti.


İstanbul'da yaşayan 57 yaşındaki İkram Doğan 2018 yılında evli olduğu erkek Adil Doğan tarafından kafasına satır ile vurularak öldürülmüş, sonrasında bazı vücut uzuvları kesilmişti. Bu ay görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti haksız tahrik indirimi uygulayarak faile 24 yıl hapis cezası verdi. Kadın üye hakim ise karara muhalefet şerhi koydu.


İstanbul'da 2018 yılında 30 yaşındaki Sevde Gürler, evli olduğu erkek Bahadır Gürler tarafından kendisini aldattığı bahane edilerek balkondan atılarak öldürülmüştü. Mahkeme psikolojisinin bozuk olduğu bahanesiyle failin tedavisi bittiğinde serbest bırakılmasına karar verdi.


Geçtiğimiz sene boşanma aşamasındaki erkek tarafından öldürülen Döndü Şengül'ün davasında fail Şükrü Şengül'e “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine rağmen, iyi hal indirimi uygulandı.


Geçtiğimiz sene boşanma aşamasındaki erkek tarafından zincirle boğularak öldürülen 45 yaşındaki Zeynep Öztürk'ün davasında fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyordu. Mahkeme heyeti fail Ercan Öztürk'e sadece 20 yıl hapis cezası verdi.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*Raporumuz:Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansırken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların üstünün örtülmesi gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. Dolayısı ile çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla olduğunu belirtmek isteriz. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları düzenli yapmamaktadır. Bizler, basına yansıyan ve doğrudan bize gelen başvurular halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”