Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Şubat 2021 Raporu
7.3.2021
2021 Şubat Ayında Erkekler Tarafından 28 Kadın Öldürüldü, 12 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.

2021 Şubat Raporu*

Şubat Ayında 28 Kadın Cinayeti, 12 Şüpheli Kadın Ölümü

 

Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi 10 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Verileri açıklamakla sorumlu olan Bakanlık ise kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü sistematik olarak açıklamak zorundadır. İstanbul Sözleşmesi’ne göre devletin istatistikleri açıklama yükümlülüğü vardır fakat yıllar sonra ancak mücadelemiz sonucunda İçişleri Bakanlığı’nın veri yayınlamaya başladığını görüyoruz. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.

 

15 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi
 

Bu ay 28 kadın cinayeti işlenmiş, 12 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 28 kadından 15’inin neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 3’ü ekonomik, 10’u da boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. 15 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.

 

İllere göre Şubat ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:

 

 

Her biri birer yaşam olan kadın kardeşlerimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:

 

 

Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?

 

Şubat ayında öldürülen 28 kadının 14’ü evli olduğu erkek, 6’sı birlikte olduğu erkek,  4’ü tanıdık birisi, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i kardeşi, 1’i oğlu tarafından öldürülmüştür. 1 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu tespit edilememiştir.

 

Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 16’sı evinde, 5’i sokak ortasında, 1’i arabada, 1’i iş yerinde, 1’i de arazide, 1’i otelde, 1’i ıssız bir yerde, 1’i kömürlükte öldürülmüştür. 1’inin öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 57’si evlerinde öldürüldü. 

 

Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü

13’ü ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 4’ü boğularak, 1’i balyozla vurularak, 1’i dambıl ile  vurularak öldürüldü. 

 

Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor

Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ay TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ‘ev işleriyle meşgul’ kadınların sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 968 bin azaldı. Böylece TÜİK’e göre işgücü dahi sayılmayan kadınların sayısı Kasım 2020'de 9 milyon 773 bin oldu. TÜİK’in verileri bu şekilde açıklaması, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun üzerini örtmeye çalışmaktır. Çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Ulaşılabilen veriye göre Şubat ayında öldürülen 28 kadından 7’sinin bir işyerinde çalıştığı bilinirken 21’nin ise çalışma durumu bilinememektedir.

 

Kadın Cinayetlerini Şüpheli Bırakmayacağız 

İstanbul Sözleşmesini Uygulatacağız

Geçtiğimiz Eylül ayında Sevginur Aktaş, başından silahla vurularak yaralanmıştı ve evli olduğu erkek intihar ettiğini iddia etmişti. Sevginur, yoğun bakımdan çıktı ve ifadesinde “Eşim bizde boşanma yoktur deyip beni vurdu.” dedi. Sevginur Aktaş yoğun bakımdan çıkamasaydı fail intihar diyerek cinayetin üstünü kapatmaya çalışacaktı. Yine bu ay Aleyna Çakır’ın şüpheli ölümünde kendisini canlı yayında darp eden, Aleyna’nın hakkında şikayette bulunduğu ve baş şüpheli olarak dahi görülmeyen Ümitcan Uygun’dan alınan DNA örneği Aleyna’nın vücudundaki DNA ile eşleşti. Sürecin etkin yürütülmesini ve Aleyna Çakır’ın ölümündeki gerçeklerin açığa çıkarılmasını istiyoruz.

 

Failler artık kadın cinayetlerini şüpheli hale getiriyor, üstünü kapatmaya çalışıyor. Etkili bir soruşturma ve kovuşturma süreci yürütülmeyerek kadın cinayetlerinin üstü intihardır, doğal ölümdür, kazadır diyerek kapatılıyor. Kadınlar hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürülüyor. Yıllardır mücadelemizle şüpheli gösterilen kadın cinayetlerini bir bir açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Şule Çet cinayetini ortaya çıkardığımız gibi, Aysun Yıldırım’ın kapanan dosyasını tekrar açtırdığımız gibi, Aleyna Çakır için yılmadan mücadele ettiğimiz gibi üstü kapatılmaya çalışılan hiçbir kadın cinayetini şüpheli bırakmayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız!

 

Bir yandan da şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkarmak için hiçbir adım atmayan, kadınları korumayan resmi makamlar öğrencilerin mücadelesini durdurmak için bütün güçlerini seferber ediyor. Boğaziçi öğrencilerinin kayyım rektöre karşı mücadeleleri devam ediyor. 9 öğrenci hala serbest bırakılmadı. Serbest bırakılan öğrencilerden pek çoğu elektronik kelepçeyle ev hapsinde. Yıllardır çocuk istismarcıları için, kadına yönelik şiddet failleri için elektronik kelepçenin olmadığını, sayının yetersiz olduğunu söyleyen yetkililer, Boğaziçi öğrencilerini ev hapsinde tutarken elektronik kelepçeleri rahat bir şekilde temin edebiliyor. Yetkililerin gözünde hakkı olanı almak isteyen öğrenciler, faillerden daha fazla tehlike mi teşkil ediyor? Devlet gücünü hakkını arayan öğrenciler için değil failler için kullansın.

 

Konuyla ilgili Erdoğan yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademisyenlerinden Ayşe Buğra’yı kastederken “Kavala diye birinin karısı” söyleminde bulunarak, kadınları fert olarak görmemesinin bir sonucu olarak Ayşe Buğra’nın adını dahi kullanmıyor. LGBTİQ+’larla ilgili ayrıştırıcı söylemlerine de devam ediyor. “LGBT diye bir şey yok”, “lezbiyen mezbiyen” diyerek hiçbir cinsel yönelim yok sayılamaz ve ayrıştırılamaz. Boğaziçi Üniversite öğrencilerinin yürüttükleri haklı mücadelede öğrenciler, LGBTİQ+’lar asla yalnız değillerdir. 

 

Özlem Zengin bu ay da cezaevlerinde çıplak arama yapıldığını reddederek; çıplak arama yapılan “onurlu ve ahlaklı” kadınların bir sene beklemeyeceğini, dakikasında rahatsızlığını dile getireceğini söyledi. Sonrasında aldığı tepkiler sonucu kendisiyle aynı fikirde olsun ya da olmasın hayatının kadın haklarını savunarak geçtiğini dile getirdi. Çıplak arama gibi bir hak ihlaline maruz bırakılmaları konusunda dahi kadınları suçlayan Zengin’in, hayatının kadın haklarını savunarak geçtiği söylemindeki çelişkiye dikkat çekmek gerekir. Devletin görevinin, kadınlar cinsel ve psikolojik şiddete uğradıklarında onları suçlamak değil, şiddetin hiçbir türlüsüne maruz bırakılmamalarını sağlamak olduğunu hatırlatmak isteriz.

 

Üniversite Kadın Meclisleri: Rektörü de Geleceğimizi de Biz Seçeceğiz

 

Rektörü de geleceğimizi de biz seçeceğiz diyen genç kadınlar da, 8 Mart yaklaşırken bir araya geldi. Kampüslerde her gün eşitlik ve özgürlük için yürüttüğümüz mücadelemizi daha da büyütmeye devam edeceğiz.

 

İşçi Kadın Meclisleri: Eşit Yaşayacağız Haklarımızı Alacağız

 

Emeği sömürülen, emek gücü satın alınan bütün kadınlarla; eşit yaşamak, haklarımızı almak için, sömürü düzenini yıkmak için 8 Mart’a yürüyoruz.

 

Lise Kadın Meclisleri kuruldu

 

Liseli kadınlar bu ay şiddetin yaşı yoksa mücadelenin de yaşı yok diyerek ilk toplantısını gerçekleştirdi. Eğitimde uğradıkları haksızlıklara karşı liseli kadınlar “Size Oy Yok” diyor. Yediden yetmişe büyüyen mücadelemizle hiçbir kadın asla yalnız yürümeyecek.

 

Kadın Cinayetlerine Alışılmasın: Bu ay raporumuzu meydanlarda açıkladık

 

Bu ay verilerimizi her ayın başında yaptığımız gibi açıklamadık. Hiçbir kadın cinayetine alışılmasın, öldürülen hiçbir kadın bir sayıdan ibaret değil anlaşılsın diye. Adliyelerde, kampüslerde, sokaklarda bunun mücadelesini vermek zorunda kalmak istemiyoruz. Yetkililer ellerindeki gücü kadın cinayetlerini durdurmak, şüpheli bırakılan kadın cinayetlerini açığa çıkarmak için kullanmalıdır. 

 

Eşit ve Özgür Yaşamak İçin 8 Mart’ta Meydanlardayız

 

Bu sene de her sene olduğu gibi 8 Mart Kadınlar Günü için meydanlardayız. Adana 

Alanya, Antalya, Ankara, Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Batman, Bursa, Bitlis, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, Edirne, Elazığ, Gaziantep, Gebze, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kocaeli, Kayseri, Kütahya, Konya, Kilis, Manisa, Marmaris, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tokat, Yalova ve Berlin’de; hep birlikte “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganımızla meydanları dolduruyoruz. Mücadelemizi 81 ilde ve tüm ilçelerde Kadın Meclisleri kurarak büyütüyoruz. Kadın cinayetlerini durduracağız.

 

6284 ve sonuçları

6284 sayılı kanun, şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, şiddete uğrayan kadınlar için koruma kararı gibi birçok tedbiri düzenler; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik bilgilerinin değiştirilmesine kadar birçok hak tanır. Kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284, etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. Kadınları korumak ve şiddeti önlemek için getirilen 6284 sayılı kanun yasalaşması İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından mümkün olabilmiştir.

 

Şubat ayında öldürülen kadınların 26’sının koruma kararının olup olmadığı bilinmezken; yalnızca 2 kadının polis şikayeti, boşanma aşaması, uzaklaştırma veya koruma kararı gibi adli başvurusu olduğu biliniyor.

 

Kadınlar koruma kararlarına ve adli başvurularına rağmen erkekler tarafından öldürülüyor. Kadınların ihbarlarının kolluk görevlilerince dikkate alınmaması, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin etkin yürütülmüyor olması kadınların hayatına mâl oluyor. 

 

Pınar Gültekin davasında cinayete yardımdan yargılanan sanık Mertcan Avcı'nın tahliyesine, fail Metin Avcı'nın tutukluluğunun devamına karar verildi.

 

Fatma Şengül’ün cinayet davasında sanığa verilen “haksız tahrik indirimi” kaldırıldı. Hiçbir indirim uygulanmadan kasten öldürme suçundan ceza verildi.

 

Uşak’ta G.A. evli olduğu erkek tarafından ateşli silahla başından vurularak ağır yaralandı. Olay sonrasından kaçmaya çalışan fail gözaltına alındı.

 

Boşandığı erkek tarafından bıçaklanan 19 yaşındaki Kardelen Lofçalı yaşam mücadelesi veriyor.

 

İstanbul’da oğlu tarafından kalbinden bıçaklanan Saliha Duran yaşam mücadelesi veriyor.

 

Adana’da evli olduğu erkek tarafından şiddet gören Fatma Bebek intihar girişiminde bulundu. “Çocuklarımı da dövdü ben de dayanamayıp ölmek istedim” diyen Fatma’nın tedavisi sürüyor. 

 

8 ay önce evinden 7 km uzakta cansız bedeni bulunan İkranur Tirsi’nin 14 yaşındaki amcası İkranur’u öldürdüğünü söyledi.

 

Kaybolduktan bir süre sonra öldürüldüğü ortaya çıkan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in cinsel istismara uğradığı açığa çıktı. Otopsi raporunun 2018’de hazırlanmasına rağmen bugün henüz şüphelilerden DNA örneği alınmadı. 

 

11 yıl önce öldürülen Saniye Çetin’in davasında sanıklar hakkında verilen beraat kararı bozuldu. Yeniden yargılanan 7 sanığa töre saiki ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

 

Burdur’da Masoudeh Hashemi 2 yıl önce birlikte olduğu erkek tarafından öldürülmüştü. Fail tutuklu yargılandığı davada müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Failin cinayeti tahrik altında işlediği gerekçesiyle cezası indirim uygulanarak 18 yıla düşürüldü.

 

İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6824’ün tam ve etkin uygulanmasının kadınlar için ne kadar hayati olduğunu tüm bu örnekler göstermektedir. Kadınların etkin korunması için tedbir kararlarının uygulanmalı, süreç takip edilmeli, devletin tüm birimlerinin kadınların haklarını korumalı ve görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin cezasız kalmamalıdır. 

 

Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır

 

Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.

 

Zonguldak’ta 28 yaşındaki Ayşe Özgecan Usta, birlikte olduğu erkekle kavga ettikten sonra 8. kattan düşerek  hayatını kaybetti.

 

Bingöl’de yaşayan 19 yaşındaki Merve Abasiyun, kaldığı apartta boynundan asılı halde bulundu.

 

Hatay’da üniversite öğrencisi 27 yaşındaki Betül Özdemir, evde boynundan asılı halde bulundu. Betül’ün boynunda çift ip izi olduğu öğrenildi.

 

 Ankara’da Irak asıllı bir kadın önceki gün taşındığı evde, birlikte yaşadığı erkek tarafından ölü olarak bulundu.

 Şubat ayında öğrendiğimiz 12 kadının şüpheli ölümleri bir an önce açığa çıkarılmalıdır. Yapılacak şey bellidir; 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır. 

 Şubat Ayında Kadınlar ile ilgili Neler oldu?

AK Parti Grup Başkan Vekili Tokat Milletvekili Avukat Özlem Zengin, cezaevindeki bazı bebekli kadınlar için "Bu insanlar artık talimatla bebek sahibi oluyorlar, bebekli kadınlar cezaevinde var demek için" ifadelerini kullandı. 

 

Hollanda Senatosu, cinsel yönelime dayalı ayrımcılığın yasaklanmasını öngören anayasa değişikliği önerisini kabul etti.

 

Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları Organizasyon Komitesi Başkanı Mori Yoşiro istifa etti. Mori, kadınları hedef alan ifadelerinin ardından artan tepkiler sonrası istifa ettiğini açıkladı.

 

Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, Piskoposlar Meclisi'nde oy kullanma hakkına sahip müsteşarlık pozisyonuna ilk kez bir kadını atadı.

 

Yeni Zelanda'da kız öğrencilere 3 yıl boyunca ücretsiz hijyenik ped sağlanacak. Yeni Zelanda'da tüm okullarda hazirandan itibaren yoksullukla mücadele çalışmaları kapsamında ücretsiz kadın hijyen ürünleri dağıtılmasına karar verildi.

 

Beyaz saray'da toplumsal cinsiyet politika konseyi kuruluyor. Toplumsal Cinsiyet Politika Konseyi’nin hedefi, toplumsal cinsiyet sorunlarının alınan her önemli kararda göz önünde bulundurulması olarak açıklandı. Konsey, tüm bakanlık ve bürolarda temsil edilecek. 

 

Şubat ayında öldürülen 28 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri

İstanbul’da yaşayan Canan Acer, evli olduğu Ümit Acer tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra intihar ettiği öğrenildi.

 

İstanbul’da Hatice Helvacı, evli olduğu Mehmet Helvacı tarafından boşanmak istemesi bahane edilerek ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

 

Muğla’da yaşayan 50 yaşındaki Türkiye El Mohammed, hırsızlık için evine giren Ö. E. A. ve A.M. tarafından kesici aletle öldürüldü.

 

Kırşehir’de yaşayan 3 çocuk annesi 34 yaşındaki İkram Kaplan, evli olduğu Zafer Kaplan tarafından 27 defa bıçaklanarak öldürüldü. 

 

Şanlıurfa’da yaşayan Meryem Güneş, birlikte olduğu Halil Kermeli tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

 

Hatay’da yaşayan 38 yaşındaki 4 çocuk annesi Şule Yıldırım, birlikte yaşadığı Ercan Y. tarafından çocuklarının gözünün önünde boğazı kesilerek öldürüldü.

 

İzmir’de yaşayan 40 yaşındaki 2 çocuk annesi Saime Ü, evli olduğu Baykent Ü. tarafından çocuklarının gözü önünde öldürüldü. Çocuklarını da bıçakla yaralayan failin, aynı bıçakla intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi.

 

İstanbul’da yaşayan 29 yaşındaki 2 çocuk annesi Melek Gürler, evli olduğu Mahmut Gürler tarafından ekonomik bahanelerle boğularak öldürüldü. Failin Melek’i öldürdükten sonra iş yerine gittiği daha sonra ailesine Melek’e ulaşamadığını söylediği ve Melek’in 6 ay önce fail hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi.

 

Trabzon’da yaşayan 32 yaşındaki hemşire Zeynep İkinci, evli olduğu erkek Kamil İkinci tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

 

Samsun’da yaşayan 46 yaşındaki 2 çocuk annesi halk eğitim merkezinde usta öğretici olan Mihrican Ekmenci, evli olduğu Oğuz Taner Ekmenci tarafından kesici aletle öldürüldü.

 

İstanbul’da yaşayan 38 yaşındaki Semiha Ikhadır, birlikte olduğu Majed A. tarafından kıskançlık bahanesiyle öldürüldü. Failin daha sonra Semiha’yı video kaydına alıp “Bana yanlış yapanın sonu böyle olur, herkes ismimi öğrensin" diyerek videoyu arkadaşına gönderdiği öğrenildi.

 

Şanlıurfa’da yaşayan Hatice Toğrul, evli olduğu Mehmet Toğrul tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

 

Diyarbakır’da yaşayan 37 yaşındaki Gülistan Şaylemez, kardeşi Abdullah Şaylemez tarafından sokakta ateşli silahla öldürüldü. Gülistan'ın "Ben babamın ve Adil S´nin beni öldürmesinden korkuyorum. Babam ve Adil S´den şikayetçiyim" diyerek babası Abdülvehap Şaylemez ve akrabası Adil .S.'den şikayetçi olduğu, kadın sığınma evine gitmek istediğini belirttiği öğrenildi.

 

Kocaeli'de yaşayan 36 yaşındaki Hacer Çetin, birlikte olduğu Halim E. tarafından ayrılmak istemesi bahane edilerek ateşli silahla öldürüldü. Failin Hacer’in cansız bedenini bir buçuk saat rehin aldığı daha sonra ikna edilerek teslim olduğu öğrenildi.

 

Antalya’da yaşayan 38 yaşındaki 1 çocuk annesi diyetisyen Gamze Kaçar Bozkurt, evli olduğu Yusuf Onur Kaan Bozkurt tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

 

Gaziantep’te yaşayan 5 çocuk annesi 36 yaşındaki Nur Cemil Hüseyin, evli olduğu Ali Hüseyin tarafından çocuklarının gözü önünde önce kesici aletle yaralanıp daha sonra boğularak öldürüldü. Failin daha sonra olay yerinden kaçtığı öğrenildi.

 

İzmir’de yaşayan 2 çocuk annesi 40 yaşındaki fabrika işçisi Meral Şen, aynı işyerinde çalışan Erkan Ş. tarafından Meral’in failin alkollü işe geldiğini yönetime söylemesi bahanesiyle sokakta kesici aletle öldürüldü.

 

İzmir’de yaşayan 20 yaşındaki Ayşe Nazlı Kınacı, parkta tanışmış olduğu Taylan Özgür İmal tarafından boğularak öldürüldü. Ayşe Nazlı’nın cansız bedeni ormanlık alanda battaniyeye sarılı şekilde bulundu.

 

Muğla’da yaşayann 72 yaşındaki Feride T., evli olduğu Ali T. tarafından balyozla başına vurularak öldürüldü.

 

İstanbul’da yaşayan 46 yaşındaki Hanife Yenisu, evli olduğu Erol Yenisu tarafından failin hakkında uzaklaştırma kararı çıkardığı bahanesiyle dambıl ile başına vurularak öldürüldü.

 

Ankara’da yaşayan 43 yaşındaki 3 çocuk annesi Birgül Y., birlikte olduğu Hasan D. tarafından ayrılmak istemesi bahane edilerek sokakta ateşli silahla öldürüldü.

 

Manisa’da yaşayan 1 çocuk annesi 33 yaşındaki fabrika işçisi Semiha Peker, eskiden birlikte olduğu Yalçın Kocataş tarafından faili aldattığı bahane edilerek sokakta ateşli silahla öldürüldü. Semiha’nın fail hakkında koruma kararı aldırdığı öğrenildi.

 

İstanbul’da yaşayan 3 çocuk annesi 2011 yılından beri kayıp olan Güldane Biçer’in, evli olduğu Osman Biçer tarafından kıskançlık bahanesiyle kesici aletle öldürüldüğü ortaya çıktı.

 

Afyon’da yaşayan 26 yaşındaki 3 çocuk annesi Nergiz Sarıkaya, evli olduğu Ahmet Sarıkaya tarafından çocuklarının gözünün önünde ateşli silahla öldürüldü.

 

Nevşehir’de yaşayan 2 çocuk annesi 33 yaşındaki Pınar Can, birlikte olduğu Halis D. tarafından kıskançlık bahanesiyle kesici aletle öldürüldü. Failin bir yıl önce cezaevinden çıktığı öğrenildi.

 

İstanbul’da yaşayan 53 yaşındaki Gülsüm Berk ve 51 yaşındaki Güler Kaya, Murat Berk tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.


Balıkesir’de yaşayan 31 yaşındaki kafasına poşet geçirilmiş şekilde ölü olarak bulunan Samira Rashıdian’ın arkadaşı P.E tarafından ekonomik bahanelerle öldürüldüğü ortaya çıktı.

 

 

Grafikler

 

*Raporumuz:Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansırken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların üstünün örtülmesi gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. Dolayısı ile çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla olduğunu belirtmek isteriz. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları düzenli yapmamaktadır. Bizler, basına yansıyan ve doğrudan bize gelen başvurular halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”




23.2.2021

Eşit Yaşayacağız Haklarımızı Alacağız Sömürü Düzenini Yıkacağız