Gülistandan cinayete:Türkiye'de kadın olmak
19.9.2014
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi Çiğdem Dile'nin yazısını paylaşıyoruz.

 Recep Tayyip Erdoğan TÜRGEV’in iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, kadınları uyardı ve İranlı şair Sadi-i Şirazi’nin meşhur eseri Gülistan’a atıfta bulunarak evliliği ertelememek gerektiğini yoksa gülistandan yani gül bahçesinden boş çıkabileceğimizi söyledi. Sözlerini tamamlarken de Hz. Muhammed’in bir sözüne yer vermiş ve şöyle demişti:

 

 “Burda da hassas olalım. Çünkü sevgili peygamber nikâhlanınız çoğalınız, kıyamet gününde diğer topluluklara oranla ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim diyor.”

 

Hatırlayalım: Bundan birkaç yıl önce de “Tayyip Erdoğan Yaşlılık Konseyi Derneğince Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''Uluslararası Örnek Kıdemli Vatandaşlar Kongresi''nde bir konuşma yaptı. Bu konuşmada dünyada yaşlı nüfusun giderek artığını, Türkiye’nin ise genç ve dinamik nüfusuyla farklı bir konumda yer aldığını söylemişti. Son nüfus sayımına göre, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 26'sının 0-14 yaş grubunda yer aldığını, yaş ortalamasının ise 28,5 olduğunu bildiren Erdoğan, 65 yaş ve üzeri yaş grubunun ülke nüfusunun yüzde 7'si seviyesinde bulunduğunu kaydetti.”(1)  Konuşmasının devamında artan yaşlı nüfusun ülke harcamalarını olumsuz yönde etkileyeceğini belirtti ve mevcut durumumuzu koruyabilmemiz için her ailede en az üç çocuk bulunması gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda ise nüfusumuz ne kadar artarsa gücümüzün de o kadar artacağını belirtti.

 

Hatırlayalım: Erdoğan, AKP kadın kolları 3. Olağan Kongresi’nde “Kürtaj bir cinayettir, sezaryene de karşıyım.” demişti. Daha sonra yaptığı bir açıklamada ise kendisini eleştiren medya mensuplarına seslenerek “Yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz Uludere diyorsunuz. Her kürtaj bir Uludere’dir diyorum.” demişti. Ayrıca bir sağlık bakanı çıkıp tecavüze uğrayan kadınların hamile kalmaları durumunda çocuğu dünyaya getirmelerini, devletin çocuğu sahipleneceğini söylemişti.

 

Eminim her birimiz merak ediyoruzdur: Tayyip Erdoğan nüfusla ilgili açıklamalarını yaparken Türkiye’deki işsizlik oranlarını, çocuk işçi çalıştırma ya da bir yılda yaşanan iş cinayetleri rakamlarını neden söylemiyor? Bunları bilmediği için mi, yoksa Türkiye’nin daha güçlü bir ülke olmasının çocuk sayısına endeksli olduğu “tezine” bizleri inandırabilmek için mi?

 

Muhafazakâr zihniyetin sesi en güçlü çıkan temsilcisi olarak kadın bedeni ve kadınların tercihleri üzerine bu kadar çok ve rahat söz söyleme hakkını buluyor kendisinde. O bunları söylerken bizler her gün yeni kadın cinayetleriyle karşı karşıya kalıyoruz. O bedenlerimiz üzerinden siyaset yaparken bizler yaşam hakkımızı savunmak adına kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın katillerine karşı sokaklarda sesimizi yükseltiyoruz. Çok seçici olmamamızı yoksa gülistandan boş çıkacağımızı söylerken o, TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz evlilik teklifini reddettiği için on beş yerinden bıçaklanarak öldürülüyor. Geçtiğimiz Cuma günü Elif Y. Esenyurt’ta kocası tarafından ütüyle başı ezilerek ve 37 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. İzmir’de boşandığı Zeliha Şule Demiray’a barışma teklifinde bulunan İ. T. olumsuz yanıt alınca Zeliha Ş. Demiray’ı pompalı tüfekle öldürdü. Dünkü bir habere göre Urfa’nın Eyyübiye ilçesinde sokakta otuz yaşlarında bir kadın cesedine rastlanmış. Yapılan incelemelere göre boğularak öldürüldüğü tespit edilmiş. Görüldüğü gibi her yeni gün yeni bir kadın cinayeti işleniyor. Katiller televizyonlarda kanal kanal geziyor, alkışlatılıyor, iyi hal indirimlerinden yararlanıyor. Her gittikleri yerde onlarca korumayla gezen hükümet yetkilileri, kadınların etkin şekilde korunmasını sağlayamadıkları gibi  “kadın mıdır, kız mıdır” diyerek bedenimiz üzerinden bizleri yargılıyor, çocuk doğurup doğurmayacağımıza, doğuracaksak sayısına ya da nasıl doğuracağımıza, evlenip evlenmeyeceğimize karışabiliyor. Tüm bunlar olurken sözü edilen gül bahçesinin dikenleri kadınların bedenlerini paramparça ediyor. Bizler biliyoruz ki güçlü bir ülkenin yolu daha çok çocuk doğurmaktan değil, insanca koşullarda yaşayabilmekten geçiyor. İşte bu yüzden kadın cinayetlerine karşı yasaların ağırlaştırılmasını, koruma kanununun etkin bir şekilde uygulanmasını, kadın bakanlığının kurulmasını, cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan yeni bir anayasa oluşturulmasını, eğitimin sisteminde cinsiyet ayrımcılığı yapılan noktaların ayrıştırılmasını talep ediyoruz. 

 

(1)www.ntvmsnbc.com