Kadın düşmanlığı eğitime de yansıyor
21.9.2014
Türkiye'de kadınlar kocaları, babaları, kardeşleri yani en yakınları tarafından öldürülüyor. Kadınlar, okumak istedikleri, çalışmak istedikleri ve boşanmak istedikleri için öldürülüyor. Çünkü erkek egemen zihniyet, toplumsal yaşamın her alanına işlenmek isteniyor. Çünkü topluma düşman hükümetler en başta kadına düşmandırlar. Kadınların modernleşmeye başlaması demek, toplumsal hayata daha fazla karışıyor olması demek onlar için büyük bir risktir.

 AKP hükümeti tam da buna uygun davranıyor. Her gün kadın cinayetleri işlenirken onlar çıkıp kadınların kıyafetlerine, kahkahasına ve hatta nerede, kiminle gezip gezmeyeceğine, kaç çocuk doğuracağına bile karışabiliyor. Ama AKP, kadınların en temel hakkı yaşam hakkının elinden alınarak öldürülmesini bir sorun olarak bile görmüyor.

 

Her yaştan kadına düşman olan AKP hükümeti cinsiyetçi politikalarıyla kadın düşmanlığını eğitime de bütünüyle yansıtmış durumda. Eğitim sisteminde yapılan cinsiyetçi düzenlemelerle AKP’nin yobaz zihniyeti okullara, oradan öğrencilere, genç kadınlara işlenmeye çalışılıyor.

 

AKP’nin överek getirdiği 4+4+4 kesintili eğitim sistemi özellikle kız çocuklarını okula değil, eve gönderen bir sistem halini aldı. 4.sınıftan sonra zorunlu eğitimin kaldırılmasıyla kız çocuklarının okuldan alınarak daha çocuk yaşta evlendirilmesinin önünü açtı. Zaten AKP hükümetinin istediği de genç kadınların, üniversiteye gidiyor olması değil, ‘AKP’ye muhalefet olmadan’ hatta mümkün olduğu kadar erken evlenmesi.

 

Tayyip Erdoğan’ın, üniversiteye giden genç kadınlara “Hemen evlenin, seçici olmayın” çağrısı, 5.sınıf ders kitaplarında var olan bir etkinlikte 11 yaşındaki kız çocuklarına nasıl gelin olunması gerektiğini öğretmesi AKP’nin kadına karşı tutumunun açıkça göstergesidir. Nasıl gelin olunması gerektiği anlatılan etkinlikte bir de kadının kocası için gerektiğinde ‘kurban’ olması da öğretiliyor. Çünkü AKP kadın cinayetlerini durdurmak için adım atmak yerine, ‘koca adaylarını’ daha küçük yaşta kadın cinayeti işlemeye teşvik ediyor. Nabi Avcı ve Tayyip Erdoğan, 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında çocuk sahibi olan ve 14 yaşında evinde ölü bulunan Kader Erten için sesini çıkarmamış, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ‘kader’ demişti. Kader’in ve diğer kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilip, öldürülmesinin kader olmadığını çok iyi biliyoruz.

 

Her yaştan kadınla sesimizi yükseltmeliyiz

 

AKP, eğitimdeki muhafazakar politikalarıyla da kadın düşmanlığını okul sıralarında işlemek, toplumda kendi zihniyetini sürdürmek için çabalıyor. 2002’den beri arttırdıkları İmam Hatip liseleriyle birlikte eğitim sisteminde de gericiliğe doğru adımlar atılıyor. Yeni dönemde de karma eğitimi dahi bitirmek isteyen AKP, bir dönem sürekli yaptığı ‘kızlı-erkekli’ açıklamalarıyla bunun sinyalini vermişti. Şimdi ise liselerde, AKP’nin muhafazakarlığını devam ettirmek adına liseli kadınların etek giymesi yasaklanıyor. Kadınların günlük hayatına sürekli müdahale eden AKP, lise sıralarında da liseli kadınları muhafazakar politikalarıyla yüz yüze bırakıyor. Kadın cinayetleri artarak devam ederken ve kadın cinayetlerinin yaş ortalaması ilkokul çağına kadar düşerken, AKP zihniyetini eğitim üzerinden genç kadınlara ve erkeklere işlemeye çalışıyor.

 

AKP hükümeti, kadın cinayetlerinin durması için kadınların hayatlarına karışan cinsiyetçi uygulamaların kaldırmalı, kadın düşmanı ve muhafazakar politikalarına son vermelidir. Kadın kardeşlerimizin öldürülmemesi için kadın düşmanlarına karşı sesimizi liseli, üniversiteli, genç, yetişkin, her yaştan kadınla yükseltmeliyiz.