Her koşulda mücadele sürüyor
2.10.2014
Boşanmaya karar veren Şeker'le dayanıştığı için yaralanan Saliha, yaralarını eylem alanlarında sarıyor ve kadın mücadelesini büyütüyor. Şiddet gören Şeker'e destek olduğu için, kadın kardeşini yalnız bırakmadığı için, hedef haline geliyor ama yine de asla yalnız yürütmüyor.

Kadın hareketi kendi sembollerini yaratıyor.

 

Kadın hareketi kendi sembollerini yaratmaya devam ediyor, kadınların koruma nöbeti tuttuğu, Hasret’i koruyan merdaneli teyzeyi yaratıyor mesela. Hasret’in ve kadın hareketinin mücadelesi Bursa’da evinin balkonuna molotof atılan kadın kardeşimizin de mücadelesine can veriyor. Ankara’da Hatice’nin öldürüldüğü parkta kadınlar katillere ağır ceza diye haykırıyor, İzmir’den kadın katillerine ağır ceza verildiği haberi geliyor, kadın mücadelesi örgütlenerek büyüyor.

 

Devlet, kadınları korumaktan aciz

 

Devletin korumadığı hatta kadın düşmanlığı yaptığı dönemlerde kadınlar dayanışarak şiddete karşı duruyor. Kadınların ne yapacağı ne giyeceği nerde nasıl güleceğine karar vermekle meşgul olan devlet yetkilileri kadın cinayetleri hakkında söz söylemeye cesaret edemiyor. Aile ve sosyal politikalar bakanı Ayşenur İslam ‘’yok bakan’’ olarak görevini sürdürüyor. 14’ünde fidanlara evlenecek yaşa gelmiş diyen ve daha çocuk yaşta kaybettiğimiz kaderlerimizi görmezden gelen zihniyetin, bize reva gördüğü, şiddetinde, baskınında, aile içinde yaşanması, mümkünse kadının bir adının olmamasıdır. Yaşam hakkımız için, istediğimizde boşanabilmek için, istediğimiz eşi seçebilmek için, kendi kararlarımızı kendimiz alabilmek için sizin erkek egemen politikalarınız bizleri yıldıramayacak.

 

Cumhurbaşkanı, başbakan, meclisteki tüm parti liderleri, kadına yönelik şiddeti kınaması, 6284 Korunma kanunu etkin uygulanması, Ceza kanununda caydırıcı ceza, Kadın bakanlığı kurulması, Cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan yeni anayasa, taleplerimiz hayata geçirilene kadar mücadele edeceğiz.

 

Kadınları yok sayanlara karşı, kadınlar kendi haklarını kazanmak için mücadeleyi sürdürüyor

 

Eylül ayında dört davamızda ağırlaştırılmış müebbetle sonuçlandı. Bir kez daha beş temel talebimizin haklılığını gördük. Fiilen ağır ceza yasasının iç hukuk olarak kullanılması için tüm şartlar bulunmakta. Toplum yasa istiyor. Ankara’da Eskişehir’de Antalya’da ki eylem ve davalarımızda aileler yasa istiyoruz dediler.  

 

Bizler bu yasanın çıkması için platform olarak meclise bir yasa tasarısı sunduk. Kadın cinayetlerinin nitelikli halden sayılması ve kadın katillerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi. Bir senedir yasa önerimiz beklemekte ancak bu hükümetin toplumun talebine kulak vererek, kadınların öldürülmemesi için, yasa çıkartması için, daha ne kadar bekleyecek.

 

Öldürülen kadın kardeşlerimizin aileleriyle beraber omuz omuza, adliye önlerinde, meclis kapılarında, birtek kadın kardeşimizin saçının teline dahi zarar gelmediği günleri görene dek mücadelemiz her platformda sürecek ve kadın cinayetlerini durduracağız.