Gülsüm Kav: "Yaşadığımız bütün yakıcı ateşten sorunlarda, kuvvetli muhalefet yürütürsek çözüm bulabilir, nefes alabiliriz."
22.11.2016
Bu zararı önleyen adımların atılması için kaç gündür verdiğimiz mücadeleye aynen devam etmek gerekir. Adalet komisyonunda da, bu mücadele sürecektir. Platform olarak oraya da kendi kuvvetli çözüm önerilerimizi götürmek için çalışmalarımıza başlayacağız. Aynı kamuoyu, aynı şiddetle bu önergeye tepki vermeye devam etmelidir. Bu anlamda artık elimiz daha kuvvetli çünkü bir kere buraya kadar kazandık devamında da kazanmalıyız. Bu konuda hiç bir çocuğun, kadının başının yere eğilmediği, bu insanlık ayıbını yaşanmadığı zamana gelene kadar mücadeleye devam etmeliyiz.

5 gündür bu önergeyi asla geçirmeyeceğiz diyen ve utanç yasasının geri çekilmesi için tepki gösteren herkesin eline sağlık. Gördüğünüz gibi mücadele ettikçe sonuçlar da alıyoruz. Bu bakımdan böyle bir aşamaya gelmemiz çok olumludur ve gelinen bu nokta muhalefetin ne kadar önemli bir iş gördüğünü yeniden bize kanıtlayan bir gelişmedir. Demek ki, yaşadığımız bütün yakıcı ateşten sorunlarda, kuvvetli muhalefet yürütürsek çözüm bulabilir, nefes alabiliriz.

 

Ama kazandığımız nedir diye bir baktığımızda bunun bir aşama olduğunu söyleyebiliriz. Burada asıl mesele komisyona geri dönmesi yerine bu önergenin tümüyle geri çekilmesidir. Çünkü bu bir utanç belgesiydi. Böyle bir şeyin kayıtlarda bile olması bir sorundur, ortadan kaldırılması gerekir. Bu önerge yerine bir an önce bu komisyonda, ve bütün toplumsal sorunlar için kurulmuş olan diğer komisyonlarda ve yine bütün yetkililerin açıklamalarında yer alması gereken şey tam tersine, yakıcı sorunlarımızın çözümlerini konuşmaktır.

 

Şiddet suçlarının en ciddisi olan tecavüz için cezasızlığa son veren, bunlara mutlak yasaktır diyen, yaptırım uygulaya ve topluma yaşatılan bu büyük zararı tazmin eden adımlar atan yöne geçmek gerekiyor. Bizim şu anda istediğimiz, bir an önce yapılması gereken, çocuk istismarıyla ilgili geçmişe dönük cezasızlığın son bulması, yaptırım uygulanması, cinsel suçlarda da buna taviz vermeyeceğiz denilen bir çizgiye geçilmesidir. Bununla ilgili de çok sayıda kadın örgütünün, platformumuzun çok somut  getirdiği çözüm önerileri vardır. Yapılması gereken tekrar dönüp de böyle bir önerge üzerinde konuşmak değil, onu ortadan kaldırmak, asıl olarak mücadele eden kadınları, çocuk hakları örgütlerini, bütün toplumun günlerdir yüksek sesle dile getirdiklerine kulak vermektir.

 

Bu zararı önleyen adımların atılması için kaç gündür verdiğimiz mücadeleye aynen devam etmek gerekir. Adalet komisyonunda da, bu mücadele sürecektir. Platform olarak oraya da kendi kuvvetli çözüm önerilerimizi götürmek için çalışmalarımıza başlayacağız. Aynı kamuoyu, aynı şiddetle bu önergeye tepki vermeye devam etmelidir. Bu anlamda artık elimiz daha kuvvetli çünkü bir kere buraya kadar kazandık devamında da kazanmalıyız. Bu konuda hiç bir çocuğun ,kadının başının yere eğilmediği, bu insanlık ayıbını yaşanmadığı zamana gelene kadar mücadeleye devam etmeliyiz.

 

Bir suç fiilinden dolayı bir mağduriyet önümüze getirdiler. Bu konuyu ‘Mağdur Aile” başlığı ile önümüze sundular. Zaten suçun yarattığı mağduriyet ise, bundan suçu örterek kurtulamazsınız. Fakat gerçekten bir mağduriyetten söz edilecekse bunlar kaç kişidir, kaç tane gerçek mağdur aile vardır, bunlar saptanmalı, onlar için başka çözüm önerileri düşünülmelidir. Zaten memleketin kanayan yarası bu değildi. Kanayan yarası, tam tersine küçücük çocukların göz göre göre bu şekilde teslim edilmesidir. Yine kadınların yaşadığı, başta can kaybı olmak üzere bütün bu ateşten sorunlar idi. Biz bu kazandığımız noktadan, oraya doğru yüklenmeliyiz. Dışarıda ve asıl gerçek yaşantının olduğu o adliye salonlarında, duruşmalarda yine hukuk davalarında bunu emsal göstererek bu gelişmenin üstüne yürüyecek, elimizden geleni yapacağız.

 

 

Bundan sonraki adalet komisyonunda da yeniden aynı mazinin görüşülmesine imkan yok. AKP’den ve hükümetten resmi olmayan evlilikler konusunda, çocuk yaşta zorla evlendirilmeler konusunda bunu gösteren henüz çok net olumlu bir adım görmedik. Böyle olmayan her önergeyi reddetmek ve mücadeleye böyle devam etmek gerekir.




18.11.2016

Dr. Eylem Ümit Atılgan'ın Çocuk İstismarcılarının Affına Dair Önergeyle İlgili Yazısı

Dr. Eylem Ümit Atılgan DEVAMINI OKU
23.11.2016

Gülsüm Kav: "Meclis Çocuk İstismarına Karşı Ne Yapmalı?"

Gülsüm Kav DEVAMINI OKU