Biz kadınlar ve LGBTİQ+’lar olarak; karşımıza dikilen ayrımcı politikalara ve üretilen nefret diline karşı; hayatın her rengini, eşitliği ve özgürlüğü savunuyor, bu Onur Ayı'nda da bir kez daha yan yana yürüyoruz.
Bizi "kutsal aile" masalıyla şiddete ve itaate mahkum etmek isteyen siyasi iktidarın, bugün tam da aynı bahaneyle LGBTİQ+’ları sokaklardan ve hayattan silmeye çalışması asla tesadüf değil. Kadınların özgürlüğünden korkanlarla, LGBTİQ+’ların varoluşunu suç saymaya kalkanlar aynı masada oturuyor.
Hak gaspları bugün siyasi iktidar tarafından her alanda sürdürülmeye çalışılıyor. Bir yandan LGBTİQ+’lar açıkça hedef gösteriliyor, sokaklar yasaklanıyor, hormona erişim kısıtlanmaya çalışılıyor, diğer yandan ise birkaç gün önce X platformunda gördüğümüz üzere işi ifade özgürlüğünü yok sayan dijital sansürlere kadar vardırıyorlar. Ancak bu çok yönlü baskıların hiçbiri sesimizi kısmaya yetmeyecek. 12. Yargı Paketi ile yasalaştırılmaya çalışılan ayrımcı maddeleri, nasıl geri çektirdiysek; bundan sonra numarası, adı veya kılıfı ne olursa olsun önümüze getirilecek her yargı paketinde de tam olarak aynı şeyi yapmaya, her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizi engellediğiniz her platformda, susturmaya çalıştığınız her sokakta daha gür bir sesle haykıracağız.
Bizi itaat etmeye ve görünmezliğe zorlayan bu şiddet ve nefret düzenini kabul etmiyoruz. Eşit, şiddetsiz ve özgür bir dünyayı kendi ellerimizle omuz omuza kuracağız.
Gökkuşağı değil, ayrımcılık suç!