Esin Güneş davasının 4.duruşması görüldü
29.03.2012 I 24 Ağustos 2010 tarihinde Siirt'te Tillo adı verilen bölgede uçurumun düşerek öldüğü iddia edilen Esin öğretmenin yanında kocası Güven Güneş ve kocasının arkadaşı Beşir Üzüm vardı.
Esin Güneş'i öldürdüğü iddia edilen kocası ve kocasının arkadaşı tutuksuz yargılanırken, Esin öğretmenin ailesi sundukları deliller ve şüpheli sanıkların ifadelerindeki çelişkilere dikkat çekiyor. Güneş'in ve Üzüm'ün tutuklu yargılanmalarına ilişkin talep ise reddedildi.
Aynı günde 4 çocuğun uğradığı cinsel taciz davası da görüldü
Dün Siirt Adliyesi'nde başka bir dava daha vardı. 2010 Nisan'ında Gazi İlköğretim Okulu öğrencisi 4 çocuğun, aralarında okulun Müdür Yardımcısı Fahrettin Kuzu'nun da olduğu 35 kişi tarafından uğradığı cinsel istismar davasının duruşması vardı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile birlikte Siirt'ten ve Diyarbakır'dan kadın örgütleri ile EHP Genel Başkanı Sibel Uzun'un da takip ettiği dava için ortak bir basın açıklaması yapıldı.
Aile Bakanlığı'nın müdahillik talebi kabul edildi
Esin Güneş davasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Batman Barosu'nun Kadın Komisyonu'nun müdahil olma taleplerini "doğrudan zarar görmedikleri" gerekçesiyle reddeden mahkeme, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adına Hukuk Müşaviri Av. Birsel Kurt'un müdahillik talebini ise kabul etti. Kurt, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun da müdahillik talebinin kabul edilmesini istedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun öldürülen kadınların aileleri ile birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile yaptığı görüşme sonucunda, Bakanlık kadın cinayetleri davalarında müdahil olacakları sözünü vermişti. İki gün önce (26 Mart) İzmir Adliyesi'nde görülen Esra Yaşar, Ayşe Selen Ayla ve Azra'nın davasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun mücadelesi sonucu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın davaya müdahilliği kabul edilmişti. Bu ilk kazanımın ardından görülen Esin Güneş davasında da Bakanlığın katılma talebinin kabul edilmesine dikkat çekildi. Ancak dava hakiminin Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile Batman Barosu Kadın Komisyonu'nun suçtan doğrudan zarar görmediğini söylerken, Bakanlığın zarar gördüğünü kabul etmesi, çelişki oluşturdu.
Tırnaklarda bulunan DNA temasla buluşmaz
Müdahillik talepleri ve yürütülen mücadelenin etkisi ile 4. duruşması görülen davada adımlar atıldı. Olay yeri keşfi için 6 Nisan tarihinin belirlendiği duruşmada ayrıca Esin Güneş'in ailesinin daha önce talep ettiği ancak mahkemenin reddettiği telefon kayıtlarının çıkarılması talebi de kabul edildi. Ayrıca Hakim, mahkemede hazır bulunan Adli Tıp'ta uzman bilir kişiye Esin Öğretmenin tırnakları arasında bulunan DNA'nın herhangi temasla bulaşıp bulaşamayacağını sorması üzerine bilir kişi uzmanı herhangi bir temasla bulaşamayacağını sert bir hareket sonucu oluşabileceğini söylemesi davanın seyri açısından bir önem arz ettiği ifade edildi.
Devlet kadın cinayetlerinden sorumludur
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri duruşma öncesinde adliye önünde, "Adaletin sesini susturmayacağız" yazılı pankart açtı. Esin öğretmenin annesi Fahriye Işık ise kızının fotoğrafının bulunduğu, "Kızımın hesabını soruyorum" yazılı döviz taşıdı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile birlikte EHP'li Kadınlar, Siirt Belediyesi Berfin Kadın Danışma Merkezi, Selis Kadın Derneği, Ceren Kadın Derneği, Bağlar Kadın Kooperatifi, Büyükşehir Belediyesi Dikasum, Kayapınar Belediyesi Ceren, Bağlar Belediyesi Kardelen, Sur Belediyesi Kadem, Yenişehir Belediyesi Epidem, Kamer Kadın Derneği'nin örgütleyici olarak katıldığı basın açıklamasına destekleyici olarak da DİSK Kadın Komisyonu, TKP'li Kadınlar, İmece, Siirt Barış Anneleri İnisiyatifi, BDP İl Örgütü, Halkların Demokratik Kongresi, KESK, İHD, TUHAD-DER katıldı.
Kadın örgütlerinin duruşma öncesi yaptıkları ortak basın açıklamasını Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Berna Görgülü okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, öldürülen kadınların ülkesidir. Her gün artan cinayetlerle yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Kadın katillerine verilen cezalarda, haksız tahrik, iyi hal, gelecek, etkin pişmanlık gibi pek çok gerekçe gösterilerek sürekli ceza indirimi uygulanıyor. Daha geçtiğimiz günlerde Ankara'da Birsen Kandemir'in katiline haksız tahrik indirimi uygulandı. Defalarca koruma talebi ile savcılara, polise, mahkemelere başvuran kadınlar korunmuyor. Tüm bunlar gösteriyor ki devlet kadın cinayetlerinden sorumludur. Her konuda çok ilerleme kat ettiğini söyleyerek halkımızı kandıranlar, kadın cinayetlerinde dünyada kaçıncı sırada olduğumuzu neden söylemiyorlar? Daha iki gün önce Bursa'da hamile olan kız kardeşimiz Suzan Yıldırım, boşandığı kocası Halil İbrahim Yıldırım tarafından başından ve kalbinden kurşunlanarak katledildi. Kadın Bakanlığı'nı kurmak için, gereken bütün önlemleri almanız için daha kaç kadın katledilmesi gerekiyor. Siirt'te Nisan 2010'da aralarında Gazi İlköğretim Okulu müdürü Fahrettin Kuzu'nun bulunduğu 35 kişi tarafından cinsel istismara uğrayan dört çocuk için de buradayız. Tacizci okul müdürü Fahrettin Kuzu , yargılandığı bu davada hak ettiği cezayı almalıdır. Bildiğiniz gibi 14 Mart'ta tutuklu olarak yargılananlar 7 ile 31 yıl arası ceza aldılar. Her ne kadar verilen cezalar bizleri tatmin etmediyse de bu kararın kadınların mücadelesi sonucu verilen bir karar olduğunu biliyoruz. Kadınların ortak dayanışması sonucu Fahrettin Kuzu ve diğer sanıklar ile Esin Güneş'in katilinin ağır cezalar alması için örgütlülüğümüzü yükseltmeye devam edeceğiz."