Büyük Kadın Forumu'nda yüzlerce kadın buluştu
Şişli Kent Kültür Merkezi'nde başlayan Büyük Kadın Forumunda kadınlar bir araya geldi. Büyük kadın forumunda, yerel seçimler gündeminde kentlerin kadınlar için düzenlenmesine, kadın istihdamından, üniversitelerde kadınların yaşadığı zorluklara, kürtaj yasağından ve kadınların yaşam hakkını almak için AKP’ye karşı verdiği mücadeleye kadar pek çok konuya değinildi. Ayrıca yaklaşan 8 Mart'ta kadınların AKP'ye güçlü bir cevap vermesi gerektiğine de değinildi.
Boşanmak istediği kocası tarafından öldürülen Muhterem Göçmen’in ablası Çiğdem Evcil:

AKP'nin zulümlerini konuşmaya geldik. Ben kızkardeşimi kaybettim. Benim kız kardeşim burada yok hepimiz erkek şiddetine maruz kalıyoruz. Her yerde şiddet var. Hükümet şiddetten yana. Ben kız ve erkek çocuğu annesiyim. Eğitim aileden başlar. Eğitim tabii ki şart ama AKP kadın cinayetlerinin önünü açıyor. Kadın cinayetlerine dur demeliyiz.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav:

Merhaba kadın kardeşlerim. Her kuşaktan abla kardeş bir aradayız. Bu çok kıymetli. Kent ve kadın konuşmak için toplandık. Bulunduğumuz siyasal süreç 11 yıldır AKP’nin kadınlara sistemli, her gün hız kesmeden saldırdığı, kadınların varlığına ve haklarına saldırdığı bir süreç. O açıdan benden önce konuşmacılar zaten bir çok şeyi dile getirdiler. AKP olmasaydı, kent ve kadın konuşuyor olsaydık çok sayıda başlığımız olacaktı. Kaldırımların nasıl düzenlenmesi gerektiğinden bebek arabaları bakımından, mutfağın mimarisine kadar uzanıp giden bir dolu talebimiz olabilirdi. Ama şimdi içinde bulunduğumuz şartlarda başka bir şey oluyor. AKP kadınlara saldıran politikalarıyla beraber aslında ne yapıyor? Merkezlere saldırıyor. Yani kentin merkezlerinde çok ciddi bir saldırı başladı. Arkamızda bıraktığımız dönemde bunlar olurken zaten artık buna ilişkin de yapamazsın diyerek en merkezi yerde Taksim’de Gezi Parkı’nda çok büyük Türkiye’nin her ilinden ses verilen ve İstanbul’un her yerinden merkeze gelinen çok büyük bir ayaklanmayı birlikte başarmışlar olarak da buradayız. Şimdi AKP’nin bu merkezlere saldırısına karşı, bedenlerimizi ortaya koyarak direndik, baş kaldırdık. Geride bıraktığımız süre boyunca sürekli konuştukları bedenimiz var ya; biz o bedeni alıyoruz, barikatın önüne koyuyoruz dedik. Bu açıdan bazı ablalarımız analarımız da evlatlarını verdiler bu direnişe. Ben de o açıdan onları anarak başlamak istiyorum; Fadime anayı da diğer tüm Gezi şehitlerini de, annelerini de. Tüm bunlar böyleyken burası çok kıymetli. Biz burada bu değerle toplanıp, birbirimizle nasıl mücadeleyi yükselteceğimizi konuşuyoruz. Özellikle altını çizmek istediğim bir nokta merkezlere saldırıydı ve bizim de merkezlerden, güçlü merkezler kurarak birleşik bir kadın mücadelesiyle yanıt vermemizdi. Ne yapalım diye konuşuyoruz ya; ister istemez böyle bir saldırı karşısında bizim de yapmakta olduğumuz gibi ve önümüzdeki dönem bir mücadele programı şart. AKP bize bunları etti de bizim bununla beraber yine sansüre karşı da “Acımadı ki yine sokaktayız” dedik. Sadece mağdur değil, direnmeye kararlıyız diye haykırdık. Bunu nasıl devam ettirelim konusunda elbette bir mücadele programı şart, birkaç köşe taşını çizmemiz şart. Bunlardan bir tanesi, merkezi, görünür, birleşik yapımızı, salonu hiç de az bulmadan ilerletmeliyiz. Bedenlerin evlatlarını ortaya koyan kadınlardan yükselen bir direnişin devamcılarıyız biz. O bakımdan bu birleşikliği bozmayan, kapsayıcı mücadele yürütmeliyiz. Birbirimizden elbette kadın mücadelesinde de, genel siyasette de farklı görüşlerimiz var. Ama bununla beraber sadece birbirimize kadın düşmanlığı yapmayı yasaklayarak belki… O kapsayıcılıkla… Bu bütünselliğe uyarak, merkezde, görünür ve mücadelede anında politik refleksler vermemiz bu forumu buraya kadar taşıdı. Bunu devam ettirerek ilerletebiliriz. Bu köşe taşlarını konuşabiliriz.
30 Mart’ta seçimler var. Yokmuş gibi davranamayız. Gönül isterdi ki; yaz boyu süren forumlar boyunca kadın adaylarımızı ortak bir biçimde konuşabilseydik ve bugün burası daha fazla adayla güçlü bir seçim çalışmasına gidebiliyor olsaydı. Bunu yapan iyi örnekler oldu. Ankara’da bir ortak sol aday var. Buna benzer, kadınların da birlikte aday çıkarması olabilir şeyler. Bu da bize ders olsun. Buradaki bütün farklı siyasal görüşlere de kadın mücadelesinin farklı bileşenlerine de ders olsun. Ama 30 Mart’tan önce de 8 Mart var. Biz 8 Mart’ı 30 Mart’tan önce AKP’ye gücümüzü göstereceğimiz, onu geriletecek kuvvette yanıt vereceğimiz bir büyük kadın direnişi haline çevirebiliriz. O bakımdan ben buranın 8 Mart’a kadar birleşik mücadeleyi yükseltmeyi konuşması gerektiğini düşünüyorum. Ancak o zaman şikayet ettiğimiz şeyler dışarıda bize kuvvetli, görünür, cesaret ve özgüven veren bir mücadeleyi var edersek değişecektir. Gezi direnişinde nasıl olduysa böyle olacaktır. Hepimize kolay gelsin.
Halkevleri GYK Üyesi İlknur Birol:

Kadın mücadelesinde kadın düşmanlığı karşısında bunu deşifre eden, protesto eden mücadele biçiminin kurucu bir biçime, kadın için eşitlik ve özgürlük vaadeden başka bir kuruculuk fikrine yakınlaşan bir biçime ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini veren bütün kadınlar; seçimler gündemiyle yaptığımız bu toplantı da bundan sonra yapacağımız bütün toplantılarda da bir alternatifin nasıl kurulacağına dair fikirlerin daha çok paylaşmak zorundadırlar.
Piyasacı, neo-liberal, gerici bu rejimin kadınlara ait bir hayatın bir kölelik olduğunu yani tarihten devraldığımız köleliğin özgürlüğe doğru gitmediğini görüyoruz. Devraldığımız köleliği özgürlüğe kavuşturmak için kadınların üstlenmesi gereken rolün artık kadına yönelik bütün kötülüklere son demekten çok alternatifini bizzat kurarak göstermek olmak zorundadır. Kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete, kadının toplumsal yaşantısını biçimleyen bütün parçalarından yani sokağından mahallesinden kentine ve ülkesine kadar olan bütün bölümler için kurucu misyonla siyaset üretmektir.
Neden bunu söylüyorum? Gezi için çok şey söylüyoruz. Eğer kabul edilirse Gezi için bir şey daha söylemek istiyorum: Gezi’de 21 günlük bir kuluçkayı da gördük arkadaşlar. Kadının cinsiyetçi olmayan rolleriyle yer aldığı bir hayatı da gördük orada. Bunun daha büyüğünü yapmamak için bir nedenimiz yok. Tayyip Erdoğan bir toplantıda ‘istiklal savaşı süreci’ adını verdiği bir sürecin anlatımını yapıyordu kürsüde kendi kitlesine. “Burası Ankara, bundan 80 yıl önce Polatlı’da ordular vardı, burada meclis toplanmıştı. Bir mücadele kararı veriyorlardı” dedi. Ve sonra şöyle bağladı: “Şimdi de biz mücadele veriyoruz”. Sonra yarısından fazlası kadın olan salonda döndü kadınlara: “Bu mücadelede en büyük kavgayı siz vereceksiniz. Her zaman daha fazla çalışacaksınız. İki üç dört kat fazla çalışacaksınız. Ve 30 Mart’ta İstiklal Savaşı’nın birinci etabını kazanmış olacağız” diyerek sadece kadınlara yaptığı bir konuşma yaptı. Yani kadın düşmanlığını kadın üzerinden meşruiyete kavuşturan bir zihniyetle çarpışmamız, bunun için de varolduğu kapitalist ilişkilerle çarpışmamızdan, onların kötülüklerini deşifre edenden, onların kötülükleri karşısında bizim için iyi olanı yapmaya evrildiğimiz bir sürece ilerlediğimizi düşünüyorum. Çok değil kafamızı çevirdiğimizde, Güney’de hemen ileride kadınların bir hayatı kendileri için kurabileceklerini gösterdikleri bir örneğimiz var. Rojavalı kadınlar bir kadın devrimi yapıyor orada. Kazanırlar ya da kazanmazlar… Bir tek şey önemli; yapıyorlar. Türkiye’de de evlerimizden sokaklarımızdan meydanlara kentlere ülkenin bütününe yayılabilecek eşit ve özgür bir hayatın kuruluşu açısından daha fazla rol üstlenmenin zamanı geldi de geçiyor. Sokaklara ve meydanlara ayaklarını basan, ben kuracağım diyen bir yeni sürecin siyaseti, kadın siyasetini de düşünmek bunun yaratıcılığı içinde kaybolmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Sokakları özgürleştirdiğini biliyorum. Ama devrimin değiştirdiğinden de eminim. Sokak özgürleştirir devrim değiştirir diyorum.
İMECE Kurucusu Ayten Kargın:
Sürekli devrimden sözedildi ama en büyük devrimi ben kendim yaptım. 12 yıldır ev işçisiydim. İşten çıkarıldım ve ev sahibine dava açtım. 43 yaşımda bu işe başladım. 30 yıldır koca baskısıyla yaşadım. Yıllarca sigortalı bi işe girip çalışamadım. İlk başladığımda kocamdan izinsiz gidip çalıştım eve geldiğimde de dayak yedim kocamdan. Ben orada ev iş yapıyorum aynısını senin evinde de yapıyorum o zaman seninde temizlikçinim dedim. İşveren bana telefon açtı.Ben hatır için sana birşey söylemeyeceğim ama hakkımı sonuna kadar arayacağım dedim
Dakika dakika detaylar şöyle:
18:10| Forumda sözler bitti. Şimdi hedefler ve talepler toparlanıyor.

18:10| "İstanbul Kadın Dayanışması olarak 8 Mart'ta birleşik ses çıkarırsak, taleplerimiz için ipuçlarını alırız"

18:05| "Kadın meclisleri kurmalıyız heryerde. Bu mücadeleyi heryere taşıyalım"
17:55| "Kadın cinayetleri genç kadınları etkiliyor. Bizler talep değil hedefler koyarız. Ve bu hedefler için mücadele ederiz. Taleplerden öte hedefler. Seçimlerden önce 8 mart var. Hepbirlikte AKP'nin kadın düşmanı politikalarına cevap vereceğiz."
17:40| "Artık kadınlar olarak forumlarda buluşup örgütlenebiliyoruz"
17:32| Işıl Kurt: "Filler tepişir çimenler ezilir diye bir laf var. Biz çim değiliz. Bizler her yerdeki kadınlarız" Birincisi Fatma Şahin koruma yasasından bahsediyolar bunu biz çıkardık onlar değil. Araştırdık uzman olmadan o yasayı çıkardık Meclis'ten geçmesini sağladık. Evli olanı kapsamayacaktı biz değiştirdik. Başbakan bir kere kadın dostu açıklama yaptı. 8 yerinden bıçaklanan kadınla ilgili çözüm bulacağız dedi hiçbir şey yapmadı o kadını da biz koruma altına aldık. Geçmişe bakarak karar verelim. AKP'nin kent çizgisi büyük AVM'ler siteler. AKP'nin vadettiği büyük kentlerde kadınlar olarak biz yaşayamıyoruz. Yaşayabildiğimiz kentler inşa etmeliyiz. Biz ezilmek istemiyoruz. Kadınların birleşik mücadelesi, İstanbul Kadın Dayanışması bunu sağlayabilir."

17:22| Büyük Kadın Forumunda yerel yönetimler konusu üzerine kadın muhtar adayları da konuşuyor
17:20| Gülsüm Kav:"güçlü merkezler kurarak, birleşik yapımızla hareket etmeliyiz"
17:10| "Bundan sonra yapacağımız toplantılarda nasıl bir alternatif kuracağımızı konuşmalıyız"
17:00| Büyük Kadın Forumu'nda aradan sonra konuşmalar devam ediyor.
16:30| Forumda konuşulanlar toparlanıp 15 dakikalık bir ara verildi..
16:10| "Arkadaki afişte başbakanın ağzına bir bant bağlanmış. Öncelikle bunun için teşekkür ediyorum"
16:00| "Biz sadece kadın sorunlarını konuşmaya mahkum değiliz. Her konuyu konuşabiliriz"
15:55| Büyük Kadın Forumundan: "yerel seçimleri tartışırken öldürülen kadınların hesabını sormalıyız"
15:53| "Ben yaşı büyük kadın kardeşlerimizin yanında gençleri görmekten çok mutlu oluyorum. Gezi'de genç kadınlar çok ön plandaydı. AKP'nin politikalarından en çok kadınlar zarar görüyor. Ben bir öğrenci ve kadın olarak hem öğrenci karşıtı hem kadın karşıtı politikalarına maruz kalıyorum. Kadınlar koruma istediğinde yeterli polis yok deniyor. Ama biz Gezi'de gördük ki yeterli polisi var. Ocak ayında yedi genç kadın öldürüldü. Kader en somut örneğidir. Yolsuzluklarda görgük ki iş adamlarına çok rahat koruma verilebiliyor. Biz ise bu korumaları almak için çok ciddi mücadele etmemiz gerekiyor. Biz bunu alanlarda gösterdiğimiz gibi üniversitede genç kadınların artık birbirlerini örgütlemeleri gerekiyor. Genç kadın-anne –teyze hep birlikte alanlara çıkmalıyız. 8 martı çok güçlü örgütlemeliyiz ve görmeliler ki her yerde kadınlar mücadele ediyorlar.
15:49| Büyük Kadın Forumundan: "Kuran'da bir söz var: en son dünyaya kadınlar hakim olacak"
15:46| Fidan Ataselim: Merhaba, Abbasağa forumu katılımcısı aynı zamanda Kadın Cinayetlerimi Durduracağız Platformu üyesiyim. Tabii ki karşımızdaki erkek egemen kapitalist sistem yüzyıllara dayanıyor ve hemen yıkılamayacağını farkındayız. Ama AKP'yi dğerleriyle eşitlemek durumu muğlaklaştırmak oluyor. AKP neler yapıyor? Tayyip Erdoğan, kadın hamile sokakta yürüyemez diyor, kızlı erkekli yürümesinler diyor vs. kadınlar öldürürken açıklama yapmıyor Başbakan. Rabia öldüğünde ağlayan Başbakan, küçücük kadaer kardeşimiz ölüdüğünde ağlamadı. Gözde Kansu kıyafeti dolayısıyla işten atıldı. AKP Hükümeti'nin bakanları, tek icraatı nikah nikah dolaşmak. AKP'yi hedef göstererek mücadele etmeliyiz. Biz burjuva partilerinin neler yapacağını biliyoruz ama somut bir iktidar var. AKP döneminde bir sürü kadın öldürülüyorsa buna karşı mücadele etmek gerekir."


15:38| Büyük Kadın Forumundan: "Mücadeleyi ancak kadınlarla yükseltebiliriz"
15:35| Büyük Kadın Forumunda kadınların sağlık sektöründe de geri plana itildiği anlatılıyor.
15:30| Büyük Kadın Forumundaki kalabalık
15:25| Büyük Kadın Forumundan: "Bugün kadınlar kadın cinayetlerine hayır dediği için öldürülüyor"
15:15| Büyük Kadın Forumunda Roboskili ailelerden biri konuşma yapıyor.
15:10| Büyük Kadın Forumundan: "AKP diktatörlüğünde tıpkı siyahiler gibi 5000 kadın öldürüldü"
15:05| Büyük Kadın Forumundan: "Bütün siyasetçilerin bu konudaki vebali büyük''
15:01| "Bugün kadınlar kadın cinayetlerine hayır dediği için öldürülüyor"
14:55| Büyük Kadın Forumunda Roboski’li ailelerden biri konuşma yapıyor.
14:46| Forum kadınların aldığı sözlerle devam ediyor.
14:30| İstanbul Kadın Dayanışması'nın düzenlediği, Büyük Kadın Forumu video gösterimi ile başladı.