İki emsal karar birden
14.11.2014
Türkiye'de kadınların yaşam hakkıyla ilgili görülen davalarda, özellikle şüpheli ölüm konusunda Mahkemelerin adaletsiz kararlar vermesi çok sık görülen bir durum. Son dönemde bu konuyla ilgili iki emsal karar alındı. Birincisi Türkiye, Gülperi O. adlı kadının şüpheli ölüm dosyasını yanlış incelemekten AİHM tarafından mahkum edildi. İkincisi ise defalarca koruma başvurusunda bulunmuş olmasına rağmen korunmadığı için öldürülen A.T.'nin avukatı Müjde Tozbey'in başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığı suçlu bulundu.

Türkiye’de birçok davada kadınlara umut verecek iki gelişme yaşadık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 9 yıllık mücadele sonucunda bir şüpheli ölüm davasında Türkiye’yi tazminata mahkum etti. Van’da öldürülen A.T.’nin avukatının başvurusuyla ise defalarca koruma başvurusunda bulunmuş olmasına rağmen kendisine koruma verilmediği için sorumlu Bakanlık olan İçişleri Bakanlığı suçlu bulundu.

 

Adli Tıp raporu yok sayıldı

Gülperi O.’yu 18 Temmuz 2005’te,  kendisine sürekli şiddet uygulyan eşi birlikte çalıştıkları Ege Üniversitesi Hastanesine götürerek aşırı dozda ilaç kullandığı ve hayatını kaybettiğini iddia etmişti. Bunun üzerine hastanede yapılan ilk muayenede ölüm sebebi belirlenemedi. Polis raporuna ise “intihar” olarak geçti.

 

Adli Tıp hazırladığı raporda Gülperi O.’nun kanında hiç ilaç bulunmadığını, ancak akciğerinde bir ödem oluştuğunu bu nedenle ölüm nedeninin iç kanama olduğunu açıkladı. Savcılık ise bu raporu hiç dikkate almadı. Ölüm sebebi “intihar”dır diyerek dosyayı kapattı.

 

Ailesi mücadeleyi hiç bırakmadı

Ailesi bu karara itiraz ettiyse de hiç dikkate alınmadı. Karşıkaya Ağır Ceza Mahkemesi de 11 Temmuz 2006’da savcılığın kararının doğru olduğunu söyleyerek itirazları reddetti.

 

AİHM: "Türkiye'de erkek şiddetine yetkililerce tolerans gösterilmesinin sistematik bir problem”

Aile adaletin sağlanması için 2007 yılında AİHM’e başvurdu. AİHM’den gelen kararda savcılık suçlu bulunup Türkiye tazminata mahkum edilirken, kararda "Türkiye'de erkek şiddetine yetkililerce tolerans gösterilmesinin sistematik bir problem olduğu" da belirtildi.

 

A.T.’nin ölümünden İçişleri Bakanlığı sorumlu

Van’da kocası tarafından öldürülen A.T. öldürülmeden önce defalarca koruma başvurusunda bulunmuştu. 16 yıl boyunca eşinden şiddet gördü. A.T. ayrılmak istese de kocası buna izin vermedi. 2011 yılında ise 4 çocuğunun gözleri önünde A.T.’yi silahla vurarak öldürdü.

 

Barıştırmaya çalıştılar

A.T. koruma başvurusunda bulunduğunda eşinden korunmak yerine hep onla geri barıştırıldı. Hiçbir koruma talebine ise olumlu yanıt verilmedi. Öldürülmesinin ardından avukatının açtığı dava 3 yıl sonra sonuçlandı.

 

A.T.’nin avukatı Müjgan Tozbey: “Kadını koruyamayan devlet aynı zamanda şiddet uygulayan erkeği de cezaevine koymuyor. Devletin gözü önünde cereyan eden bu olaya devlet müdahil olmamış. Bu nedenle de öldürülmesine açık açık göz yumulmuştur” dedi.

 

İçişleri Bakanlığı A.T.nin ölümünden önce görevini yerine getirmediği için tazminat cezası aldı. Türkiye’de ilk defa bu konuda yüklü bir tazminat davası kazanılmış oldu.