Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na uyguladığı basınç sonucu çıkan “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yönetmeliği”yle birlikte Platform, 6284. yasanın yönetmeliğinin anlatılacağı bir Eğitim düzenlemeye karar vermişti. Cumartesi günü gerçekleşen Eğitim’de kadınlara şiddete veya tehdite maruz kaldıkları durumlarda hangi mercilere başvurmaları gerektiği ve başvurdukları taktirde nelerle karşılaşabilecekleri anlatıldı.
20 ilden canlı yayınla izlendi
Eğitim’i sadece salona gelebilenler izlemedi. Aynı zamanda Yarın Web TV’den de canlı yayınla bağlantı kuran Platform; Bursa, Ankara, İzmir, Eskişehir illeriyle canlı bağlantı kurdu. Adana, Antalya, Konya, Batman, Edirne, Hatay, Malatya, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Van ve Zonguldak’tan ve diğer ülkelerden Almanya, Kanada, İngiltere ve Fransa’dan da Eğitim’in izlenildiği bildirildi. Ardından Platform’un Yönetmeliği çıkarttırana kadar hangi çalışmaları gerçekleştirdiklerini anlattıkları bir video izlendi. Salona gelen izleyiciler arasında Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sibel Uzun, Oyuncu Nur Sürer ve Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Melis Alphan da vardı.
Platform temsilcilerinin, öldürülen kadınların ailelerinin, şiddet gören kadınların sözleriyle başlayan eğitim, Avukat Gökçesu Özgül ve Özlem Sevinçli tarafından gerçekleştirilen 6284. Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasası’nın sunumuyla devam etti. Slayt gösterileriyle birlikte anlatılan sunum esnasında herkesin not alması ve daha iyi takip edebilmesi için kitapçıklar dağıtıldı. Sunumun hemen ardından ise soru-cevap kısmıyla akıllardaki soru işaretleri çözüldü.
Eğitim’de söz alanların konuşmaları ise şu şekilde:
Platform Türkiye Temsilcisi Gülsüm Kav: “Ben her şeyden önce iyi ki buradasınız demek istiyorum. Tarihin bir akışı vardır. Toplumlar değişirler, ilerlerler. Bu ilerleyişe kadınlar uyum gösteriyor. Yani çalışmak istiyorlar, hayatlarına karar vermek istiyorlar, istedikleri gibi giyinmek, mutsuzlarsa ayrılabilmek istiyorlar. Bazı teklifleri kabul etmeme hakları olsun istiyorlar. Yani kadınlar toplumun ilerleyişine uyum sağlamaya çalışırken aramızdan alınmaya çalışıyorlar. Kadınların kendi kaderlerini çizmesine ayak direyen erkekler tarafından aramızdan koparılıyorlar. Devlet de buna seyirci kalıyor.
Devlet kadın cinayetlerine ve cinayetleri işleyen erkeğe bir kınama yapmadan aileyi koruyamaz. Cumhurbaşkanı, Başbakan başta olmak üzere kadın cinayetiyle ilgili açıklama yapmalıdır. Bu salonda bulunan ailelere açıklama borçları var. Bu kadar kadın öldürülüyorken, Devlet bütün olanaklarını seferber etmelidir. Neyi böyle yapsanız sonuç alırsınız. Biz o yüzden durdurabiliriz diyoruz. Duracaktır. Eğitimi iyi düzenlerseniz, eğitim ilerler. Depremle ilgili daha iyi binalar yaparsanız daha az kişi ölür. Kadını şiddetten korum için koruma önlemleri alırsanız, cinayetler durabilir. Biz mücadele ettiğimiz sürece, haklarımızı alabildiğimizin somut örnekleriyle karşılaşıyoruz. Yargıtay’ın açıklaması çok önemlidir.
İndirim uygulamayacağını açıkladı. Birçok davada üst sınırdan ceza verilmesi önemlidir. Ama asıl olan bizim için ölümlerin durması, kadınları gerçekten korumanın sağlanması için de 6284 No’lu yasanın ve yönetmeliğinin çıkmasıdır. Buradan bütün kamu kurumlarına da bu eğitimlerin çeşitli illerde devam edebilmesi için bir takım olanakları bize sağlamasını diliyorum” dedi.
Öldürülen Mehtap Bülbül’ün Kız Kardeşi Meryem Bülbül: Benim kardeşim 25 yalında öldü ve sadece 2 yıldır şiddet gördüğü eşinden boşanmak istediği için öldü. Benim burada diyebileceğim tek şey şu: Bir insanın bir insanı öldürmesi için hiçbir gerekçe kabul edilemez. Hiç kimse birinin canını hiçbir gerekçeyle bu şekilde sonlandıramaz. Yetkililere ben sesleniyorum. Verilebilecek en ağır cezanın verilmesini istiyorum. Sadece kendi kardeşim için değil, bu şekilde öldürülen kardeşlerim için de aynı cezayı talep ediyorum ve bunlara kesinlikle indirim veya af gibi bir şey uygulanmamalı. 25 yaşındaki kardeşimi ben toprağa verdim, başka insanlar vermesin, başka aileler yanmasınlar. Caydırıcılığı olmalı bu tip suçların, yoksa bunlar bitmeyecek. Söyeleyebileceğim başka bir şey yok.
Öldürülen Emine Yayla’nın Babası Hasan Yılmaz: 10 sefer 20 sefer Polis’ten, Savcılık’tan, Adliye’den koruma istedik gelmedi. Devlet hep suçlulardan yana oluyor. Olan ölene oluyor. Böyle katillerin en ağır cezayı almasını istiyoruz.
Öldürülen Gülşah Sarcan’ın Annesi Bağdagül Sarcan: Benim kızım severek evlendi. Kızımı hastaneye iyileştirmeye götüreceğim diye aldı, 17 bıçak vurarak öldürdü. Benim kızımın suçu neydi? Devlet diyor ki 5 çocuk 10 çocuk yapın. Ama devlet bu çocuklara sahip çıkıyor mu? Katiller 5 sene, 10 seneyle çıkıyor. Başbakan’ın kızına yapılsaydı böyle mi olurdu? Ben adalet istiyorum.
Öldürülen Sibel Uçkaç’ın Ağabeyi Mehmet Uçkaç: Platform emekçilerinde gördüğüm kararlılık, özveri ve cesaret beni umutlandırdı. Bu gençlerin başarısı sorunun kaynağını etraflıca tahlil etmeleri ve çözüm noktasında kısa,orta ve uzun vadeli önerileri sunmalarından kaynaklanmaktadır. Buradan kadını kölesi gören, aşağılayan, şiddet uygulayan, kendini erkek sanan korkaklara seslenmek istiyorum. Değişen ve değişecek olan kanunlar tepenize yumruk misali inecek ve hak ettiğiniz cezalara kavuşacaksınız.
Eşi tarafından şiddete maruz kalan Figen A. : Bundan 2 yıl önce şiddet gördüğün için burada bir şeyler anlatacaksın deselerdi gülerdim ben onlara, konduramazdım kendime. Ama kadınsınız ve bir şekilde bir şeyleri yaşıyorsunuz. Şiddetin dini, dili, zengini, fakiri yok. Sadece cinsiyeti var, o da kadın. Kızlarınızın meslek sahibi olması için elinizden gelen her şeyi yapın. Hiç sırtınızı dönmeyin ve her durumda kucak açın onlara.
Sevim Belli: Kadın arkadaşlarıma söylüyorum. En az erkekler kadar cesur, erkekler kadar becerikli, ve erkekler kadar atılgan olacaksınız. İntikamdan bahsediliyor sürekli. Erkekleri öldürmekle çözüm olmaz. Erkeklerin öldürmesini engellemek gerekiyor.
Öldürülen Gülay Yaşar’ın Ağabeyi Erdem Yaşar: Kız kardeşim eşinden boşanmak istediği için evinin penceresinden atılarak öldürüldü. Maalesef savcılık hukuksal anlamda soruşturma gereği duymadı. Fakat Platform’un desteğiyle davayı AİHM’e götürdük. Burada bu mücadeleyi bırakmamak, üstüne düşmek gerekiyor. Burada Platform’un da desteği bizim için çok önemli.