Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ensar Vakfı Ankara Şubesi’nde düzenlenen “Ensar Buluşmaları” programında kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete ilişkin konuştu.Kadın cinayetlerinde Almanya ile Türkiye’yi kıyaslayarak Almanya’da daha fazla cinayet olduğunu ancak duyulmadığını söyleyen Bakan İslam “Almanya’daki durumu hiç duymuyoruz ama Türkiye’dekini sağır sultan bile duyuyor” sözleriyle kadına şiddetin en somut ve en son hali olan kadın cinayetlerine karşı ses çıkartılmaması gerektiğini savundu. Daha önce kadın cinayetleri verilerinin ellerinde olmadığını söyleyen İslam’ın şimdi gerçek verileri örtmek için söylediği yanlış verilerin nereden çıktığı bilinmiyor.
Kaçın " Eğitim şart"çı Ayşenur geldi!
Bakan İslam kadına yönelik şiddet vakalarında kadını bilinçlendirme ve güçlendirme yönteminin yetmediğini belirterek şiddeti erkeklerin durduracağını söyledi.“Aile içi şiddet, çocuğa ve kadına yönelik şiddet dediğimiz zaman bilinçlendirme hareketlerinde ve tedavi mekanizmalarında ister istemez hep şuraya yöneliyoruz: Mağduru eğitmek, bilinçlendirmek ve güçlendirmek.”
Mağdurları eğitmek yetmez, erkekler de eğitilmeli
“Diğer taraftan bu mağduriyete sebep olan var. Asla bir cinsiyet ayrımı içerisine girmek istemiyorum ama toplumun diğer yarısıyla da uğraşmak zorundayız. Kadına yönelik ve aile içi şiddeti durduracak olan kesim erkeklerdir.Apartmanınızda, mahallenizde, cami cemaati içerisinde, eşinizde dostunuzda. Yoksa bile ’vardır’ düşüncesiyle sohbetlerinizle duruma müdahale etmenizi istiyorum" diyerek eğitimle kadın cinayetlerini durduracağına inanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, bakanlık koltuğunda oturmanın hakkını bu sözlerle verdiğini sanıyor herhalde. "Eğitim şart" sözünü edip tekrar koltuğuna oturacak duyar bakan Ayşenur İslam bu sözleri belli projeler dahiline gerçekleştirilse bile sonuçların yılar yılar sonra alınacağının farkında değil herhalde. Bugün öldürülen kadınların hesabını soranlara da " Yedi düvele duyurmaya gerek yok" demek ise ancak bir bakanın çaresizliği ve utancı olabilir.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav:
"Hükümetin işçi ölümlerinde de yaptığı gibi, Ayşenur İslam eğitimi öne sürerek hiçbir şey yapmamanın, kendini görevsizleştirmenin yolunu bulduğunu ve görevlerinden kaçabileceğini sanıyor. Tabi bu mümkün değil. Kendisinin de konuşurken itiraf ettiği kadın cinayetlerini sağır sultan bile duydu lafı aynı zamanda söylediği tek doğru. Herkes kadın cinayetleri önlenebilecek iken kadınların bu şekilde göz göre göre öldürülmesini görüyor, duyuyor ve itiraz ediyor fakat Ayşenur İslam yalan söylemeye devam ediyor. 2014 yılı kadın cinayeti sayısına 170 diyerek tüm maddi gerçekleri örtmeye ve tersine çevirmeye çalışıyor. Almanya’da cinayetlerin iki katı olduğunu iddia ediyor. Bizde kadın cinayeti verilerinin kaydı yok derken şimdi bu kaydı nereden buldular biz öncelikle bunu soruyoruz. İkinci olarak Almanya’da sayının iki katı olduğunun verilerine nereden ulaşılar bunu kamuoyuyla paylaşsınlar. Hala erkekleri göreve çağırıyor, cinayetleri durdurmanın yolu sadece erkeklerden geçiyormuş gibi başka şekilde daha görevden kaçmaya çalışıyor. Tabi ki erkekler de bunun bir parçası ancak bu hayatta kadınların gösterdiği mücadeleyle oluyor çoğu şey. Son olarak da kadın örgütlerini iş birliğine çağırıyor. KADEM zirvesinde yaptıklarını, herhangi bir soru bile sordurtmamak için kadınların ağzını kapatarak götürdüklerini biliyoruz. Ankara’da son toplantıda yaptıklarından sonra kadın örgütünden anladıkları ne oluyor tam olarak onu açıklamalarını istiyoruz."

Ayşenur İslam'ın açıklamasını İstanbul Milletvekili Sedef Küçük değerlendirdi:
"Sayın Bakan kadın cinayetlerini ‘sağır sultana’ duyurmaya gerek yok demiş ama Bence bu sorun konusunda tam da olması gereken oluyor. Türkiye’deki kadın cinayetlerinin sağır sultanlara kadar duyurulması gerekir ki, önlem alması gerekenler görevlerini yapsınlar. Doğrudur her ülkede kadın cinayetleri vardır. Bir ülkede az ya da çok cinayet işlenmesi bu insanlık yarasının gündeme taşınmaması anlamına gelmez. Ayrıca kimsenin şu ülkede daha fazla cinayet oluyor, şu ülkede daha az cinayet oluyor diye bir derdi yok. Tek bir kadın dahi aile içi şiddet nedeniyle canını kaybediyorsa, elbette Almanya’da da, Türkiye’de de herhangi bir yerde de gündeme taşınması, tartışılması gerekir. İlle bir karşılaştırma yapılacaksa Almanya’da kadınların cinsiyet uçurumunda sıralamasına ve Türkiye’nin sıralamasına bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Kadına yönelik şiddetin engellenmesi için elbette erkekler de eğitilmelidir. Ama öncelikle Devlet üzerine düşeni yapmalı, korunması gereken kadınları koruyabilmelidir. Çıkarılan kanunları uygulayabilmelidir. Polisine, savcısına, hakimine, sağlık çalışanına eğitimini verebilmelidir."