Özgecan'a kıyanlarla kadınlara dil uzatanlar aynıdır
6.3.2015
EHP Genel Başkanı Sibel Uzun yazısında kadın cinayetlerine karşı mücadelenin Özgecan'la birlikte bir ayaklanma sürecine girdiğini ve bu süreci sürekli kılmak gerektiğini değerlendiriyor. "Kadınların safları sıklaştı"diyen Sibel Uzun, çözümü kadınların mücadelesinin getireceğini söylüyor.

Kadınlar, Erdoğan’a ve çevresine Özgecan’dan sonra ayaklanma yaratarak cevap verdi. Kadınların pek çok ilde yaptığı eylemler, memleket üstünde bir fırtına gibi esti çalı çırpı taş toprak ne varsa hepsini süpürdü attı. Erdoğan’ın evlensin, çocuk doğursun, evde çocuk baksın istediği kadınlar tam tersini yaptı şehirlerin meydanlarını doldurdu. Eve kapanmayıp hak hukuk mücadelesi için sokaklara çıktı.

 

 

Kadın cinayetlerine karşı yıllardır süren mücadelemiz sayesinde bir birikim olduğunu söylemeliyiz. Bu birikim sayesinde ne diyeceğimizi, nereye varacağımızı ve bu ayaklanma sürecini sürekli kılmanın asıl hayatımızı kurtaracak formül olduğunu biliyoruz. Bu ayaklanmanın kesinlikle bir yarını var. Kadınların Gezisi süreklilik kazanacak.

 

Koruma Yasası’nı (6284 Sayılı Yasa) kadınlar kazanmıştı, yaşam hakkı mücadelemizde bir başka dönemeçti. Gelmiş olduğumuz bu aşamada AKP ve tartışmalı adalet sistemi Koruma Yasası’nı ve uygulanmasını unutturmak istiyor. Koruma yasasından faydalanıp hayatta kalabilmiş kadınlar hiç bilinsin istemiyor. Çünkü o zaman AKP’ye “bu yasa hayat kurtarıyor, kapsamını genişlet” denilebilir. Kaybettiğimiz kadınların büyük bir kısmının koruma altında öldürülmüş olmasının da bilinmesini istemiyor. O zaman da kadınların yaşam mücadelesi verirken yasaya tutunmaya çalıştıkları ortaya çıkacak. Bu yüzden kaybettiğimiz kadınların çantasından koruma kararları çıkarken Ayşenur İslam “koruma altında öldürülen kadın yok” diyor.

 

Kadınların ayaklanmasının sürekliliği sayesinde bu maratondaki varış çizgimiz ağırlaştırılmış müebbet cezasının tüm kadın cinayetlerinde yasalaşmasıdır. İndirim yasalardan da, mahkeme salonlarından da, akıllardan da kazınmalıdır. İndirimler şişede durduğu gibi durmuyor dönem itibariyle hakimler tarafından otomatik dağıtılıyor. Katilin mahkemeye adım atması bile iyi halden sayılıyor indirim veriliyor. Önceden kadın cinayetlerine acımasız boyutlarda diyen Yargıtay şimdi ağırlaştırılmış müebbetlere indirim uyguluyor.

 

Özgecan ile ortaya çıkan ayaklanmada kadınlara, anneliğe, çocuk doğurmaya, üniversitede okumaya, hamile kadına saldıran güruhun ağzı kapandı. Yaratmak istedikleri yobaz ve karanlık hava dağıldı. Ama yine kolları sıvayacaklardır. Erdoğan ve yakın çevresinin hedeflediği saltanat ve saraylar düzeni en çok kadınları vuracak bir düzen. Bilelim ki bu düzen yıkılmadan kadın düşmanlarının laflarından tam olarak kurtulmuş olmayacağız. Hepsinin açıklamaları soykırım yapılan bir toplama kampındaki megafondan çıkan ses gibi.

 

Kadınlar ayaklandığında idam değerlendirmelerini ortaya atmaları da tesadüf değil. Gerçekten çözüm bulmak istemediklerinin en büyük göstergelerinden biridir. Toplumun idama karşı olduğu ortada, ne bugüne kadar kadın cinayetine karşı mücadele veren ne de Özgecan için ayaklanan kadınların yükselen sesi idam olmadı. AKP’nin işi gücü sokaktaki muhalefete düşmanlık olduğundan ve darbe dönemlerini aratmayacak kanunları “iç güvenlik paketi” ile yapacağından idam ile yine muhalefeti de tehdit etmek istiyor. Biz idamın ne demek olduğunu kadınlar için ne anlama geldiğini İran gibi ülkelerden biliyoruz. AKP’nin önünde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun birkaç sene önce verdiği “indirimler kalksın” yönünde ek madde önerisi var. Kadın cinayetlerini durdurmak isteyen hükümet oturur onu çıkarır.

 

Kadın katilleri, kadın düşmanları yakılan kadın bedenleri memleket gerçeğine dönüşsün istiyor. Özgecan’dan sonra Akhisar’da diri diri yakılan kardeşimizin haberini aldık. Haberlerde “tek delil tayt parçası” diye geçiyor. Katiller kadın cinayetlerine karşı toplumda ortaya çıkan tepkiden korkuyorlar. Delilleri karartarak yargılanmaktan kaçarken asıl kadınların toplumda yarattığı adaletten ve öfkeden kaçmak saklanmak istiyorlar.

 

Özgecan ile birlikte yaşadığımız ayaklanmanın sonuçları tüm kadınları bekliyor. Kadınların safları sıklaştı. Gezi’den de hazırlıklıyız kadın cinayetlerine karşı verdiğimiz mücadeleden de hazırlıklıyız. Ayaklanma sonrası kadın mücadelesini örgütlü gücümüzle ilerleteceğimizi “kadın cinayetlerini durdurduk” bayrağını dikeceğimizi çok iyi biliyoruz.

 

 


  • YAZAR
  • Editor