17.3.2015
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi, Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi Deyre A. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın açıklamalarına değiniyor, kadın düşmanlığının kadın cinayetleri üzerindeki doğrudan etkisini analiz ediyor.
Yıl 2013, bir devir teslim töreni...
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiş dil ve tarih üzerine araştırmacı bir yazar olan sosyal hizmetlerle, sosyal bilimlerle uzaktan yakından ilgi ve alakası olmayan Sakarya Milletvekili Ayşenur İslam artık Aile ve Sosyal Politikalar Bakanıdır. Fatma Şahin'in de mühendis olduğunu düşünürsek hiç de hayret etmiyor insan.
Kadın cinayetleri gibi toplumsal bir meselede en yetkili söz sahibi mercii Aile ve Sosyal Politikalar Bakanıyken daha bir buçuk ay önce kadın cinayetlerinin gündeme getirilmesinden duyduğu rahatsızlıkla: " Almaya'daki olayı hiç duymuyoruz ama Türkiye'dekini sağır sultan bile duyuyor. " demesi her şeyi gözler önüne seriyor.
Ülkede ne sosyoloji profesörü ne de sosyal hizmet uzmanı kalmamış gibi bu tür sosyal bilimlerle ilgili en ufak kazanım-öğrenim elde etmemiş birini böyle bir konuma bakan olarak getiren zihniyetten de bu görevi üstlenen Ayşenur İslam'dan da biz kadınlarla akıl vermelerini değil, durum analizi yapmalarını değil sadece yetkilerini kullanıp görevlerini yerine getirmelerini istiyoruz.
Sadece Özgecan Aslan'ın ardından 23 kadının daha öldürülmüş olması gibi olağanüstü bir durum varken muhattap bakanın ortaya çıkıp kamuoyunu sakinleştirmeye(!) çalışmaktan daha ciddi adımlar atması gerekmektedir.
Kadın düşmanlığı içeren söylemler kadın cinayetlerini arttırıyor. Tokatta görev yapan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin öğrencilerine: " Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mübah, kötülük de mübah! " şeklindeki sözleri kamuoyunda duyulunca din öğretmeninin sadece görev yeri değiştirildi. Bu din öğretmeni neden görevden alınmadı? Bakan yetkilerini kullansın, görevini yerine getirsin, kadın düşmanlığı içeren söylemlerde bulunan bu din öğretmeni görevden alınsın. Fakat Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ise yetkilerini yine birilerini ciddiyete davet ederek ve kamuoyunu sakinleştirmeye çalışarak kullandı. Cumhurbaşkanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, din hocası ve daha birçok yetkiye sahip birçok mevkii sahibi ismin kadın düşmanlığı içeren söylemleri kadın katillerine cesaret veriyor. Yetkilerini kadın düşmanlığı içeren söylemlerde değil, kadın katillerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebimizin yasalaştırılmasında kullanmalarını istiyoruz.
İndirim değil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulansın!