Ünye'de "Kadın Dünyası ve Erkek Bilinci" panelinde kadınlar buluştu
27.5.2015
Toplumsal Cinsiyet Atölyesi'nin düzenlediği panelde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Fatma Kurt kadın cinayetlerinin nedenlerini ve çözüm yollarını anlattı.

Ordu Üniversitesi Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Toplumsal Cinsiyet Atölyesi öğrencileri tarafından düzenlenen “Kadın Dünyası ve Erkek Bilinci” konulu panele Eğitim-Sen Ordu Şubesinden Meryem Külcü, Ordu Üniversitesi Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim görevlisi Fatma Özlem Tezce ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Fatma Kurt konuşmacı olarak katıldı.


Panel EğitimSen'li öğretmenlerin kadınların çalışma hayatına katılmasına dair kısa bir tiyatro gösterisiyle başladı. Ardından Meryem Külcü toplumsal cinsiyet eşitsizliğini açıklayarak toplumda ve eğitimde bunun kendisini nasıl gösterdiğini anlattı.
Özlem Tezcek emek sürecinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair konuşma yaptı ve Ünye'de kadınlarla birlikte gerçekleştirebilecekleri projeler için tüm kadınları dayanışmaya çağırdı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Fatma Kurt, kadın cinayetlerinin durdurulması için verilen kadın mücadelesinin Türkiye'de kazanımlarla büyümekte olduğunu ve kadın katillerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yasalaşmasının kadınların gerçekleştirilmesi gereken aciliyetli çözüm yolu olduğunu anlattı.
Paneli düzenleyen Toplumsal Cinsiyet Atölyesi'nden İlknur Maral Türkiye'deki kadın mücadelesiyle ilgilii şöyle konuştu:
 
" Ülkemizde kadına yönelik her türlü şiddet,taciz ve cinayetler içinde bulunduğumuz "erk" temalı sistemin ürünüdür. Şiddet, taciz ve cinayetlerde korunan  'erkek' hükümetin temsilidir.  Kadının şiddete maruz kalması, uygulayan bireyin kadını yönetilen düzeyde görmesinden kaynaklanmaktadır. Kadın kendi varlığı ile toplumumuzda barışamamış 'birey'  kavramıyla özdeşememiştir. Kadın yaşadıklarının çok sonrasında 'farkındalık' kazanarak imdat çağrısında bulunmaya başlamıştır.
 
  Kadın hareketi içinde verilen bu mücadele de "eşitlik" ilkesi korunması gerekmektedir. Kadın ve erkek cinayetlerinde hukuk gerçekliğini ortaya koymalıdır. Kadın sığınma evlerinde; şiddetten tacizden ve ölümden korunmak için giden kadınlar orada bile şiddete maruz kalmakta hatta tam koruma sağlanmadığı için eşleri ve aileleri tarafından öldürülmektedirler. Burada kanun koyucu ve uygulayıcılarının etkin ve gerçek şekilde işlemesinin yanında denetim mekanizması aynı zamanda halk ve sivil toplum kuruluşları olması gerekmektedir. Çünkü şiddet nerede ne zaman kim tarafından uygulanabileceği önceden kestirilememektedir."