Şiddet gören kadın basit yaralamadan suçlu bulundu, Platform sahip çıktı
Ankara’da, kocasından uzun süre şiddet gören kadın, korktuğu için şikâyetçi olamadığı davada, darp
suçundan kocasıyla aynı cezayı aldı. Olay günü kocası şiddet uygulamaya başlayınca komşuya kaçarak
polise haber veren kadın, kocasının da Adli Tıp’tan, “sol el bilekte şişlik, göğüste çizik” raporu alması
üzerine kocasıyla birlikte yaralama suçundan yargılandı.
Korunmadığı için şikâyetçi bile olamadı
Evde tehdit altında yaşamını sürdüren, babasının yanına dönmek istediğinde, “Birisini buldum, onunla
evlenirsin” yanıtını alan kadın, açılan davanın duruşmalarında da şikâyetçi olmadığını, kocasının
kendisini tehdit ettiğini, ancak tehditlerden de korkmadığını söyledi.
Mahkemenin görevi kadını korumak değil mi?
Mahkeme, araştırma yapmadan davayı karara bağlayarak hem kocaya hem de yıllardır şiddet gören
kadına aynı cezayı verdi.
Kadın mahkemeler sürerken bile şiddet gördü
Duruşmalar sürerken kadının yeniden şiddet gördüğü için kocasından ayrılıp yeniden sığınma evine
yerleştiği, kocasının çocuğu göreceği günlerde de kadını dövmeye devam etmesi üzerine farklı bir
kente gizli kayıtla gönderildiği ortaya çıktı.
Kadın öldürülseydi mahkeme nasıl hesabını verecekti?
Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi, ayrıca bir araştırmaya gerek görmeksizin davayı karara bağladı.
Kocanın ayrıca eşini tehdit ettiğinin öne sürüldüğünü ancak buna ilişkin kanıt bulunamadığını belirten
mahkeme, her iki sanığa da aynı cezanın verilmesi gerektiğini bildirdi. Mahkeme kadın cinayetlerinin,
kadına yönelik şiddetin önemli bir toplumsal sorun olduğu gerçeğini göz ardı ederek, mağdur ile
suçluyu aynı kefeye koydu. Uluslararası sözleşmeler, yasalar bir yana mahkeme hukukun temel
ilkelerini bile hiçe saydı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olayın takipçisi oldu
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ankara Temsilcisi Ayşen Ece Kavas durumla ilgili şunları aktardı:
"Kadın küçük yaşta evlenmiş bir kadın kardeşimiz ve sürekli şiddet görüyormuş. Şiddetten dolayı şikayette bulunarak sığınma evine yerleşmiş. Ancak sığınmaevinin koşullarındaki yetersizlik nedeniyle tekrardan adama geri dönmek zorunda kalıyor. Ve bu yaralama davasında şiddet gören kadına ve adama eşit ceza verilerek 3000'er lira ceza verildi.1 yıl sonra boşandıktan sonra şiddet devam etti. Sokak ortasında adamdan darp aldıktan sonra karakola gitti ve bizim Platformumuza o esnada ulaştı. Kadın kardeşimizi sığınma evine yerleştirdik ve yaralama davasının biz de takipçisi olduk.
Kadın erkek eşittir demeye çalışıyoruz ancak kanun önünde eşitlik ilkesi bile cezade eşitlik olarak algılanıyor. Bu eşitsizliktir. Adamın dövmekten eli şişmiş ve kadın aynı cezayı almış. Bu nedenle ceza indirimlerinin yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Her şiddet gösterdiğinde adam hiç ceza almamış ve bundan cesaret kazanmış. Bu nedenle kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde ceza indirimi almaması gerektiğini düşünüyoruz. Erkeklere caydırıcı bir ceza yöntemiyle bunu durdurabileceğimizi düşünüyoruz. Kadın katillerine ağırlaştırılmış müebbet yasa teklifimizi de bu nedenle kabul edilmesi gerekiyor. Bu kadın kardeşimiz için de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın sahip çıkması gerekiyor. Bu yaralama davasına müdahil olmalılar."