22 Ağustos 2012 tarihinde İzmir'in Gürçeşme semtinde ikamet eden Nebahat Özyağan’dan bir süre haber alamayan komşuları polise haber vermiş, eve gelen polis ekipleri Nebahat Özyağan’ı ölü olarak bulmuştu.
Özyağan’ın, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopside boğulduğu ve ağzına çorap ve peçete tıkıldığı ortaya çıkmıştı.
Polisin araştırmaları sonucu suçunu itiraf eden Ahmet T. tutuklanarak hakkında “Kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Ahmet T.'nin avukatı Aydın Kırmızıtaş, sanığın bütün niyetinin Nebahat Özyağan ile resmi nikahla evlenmek olduğunu ancak bu süreçte Özyağan'ın sanıktan sürekli para istediğini iddia ederek, olay günü Nebahat Özyağan'ın sanığa ağır hakaretler ettiğini, bunun üzerine sanığın Nebahat Özyağan'ın boğazına sarıldığını, öldürme kastının olmadığını söyledi. Kırmızıtaş, müvekkiline bu nedenlerle “haksız tahrik” ve diğer indirimlerin de uygulanarak alt sınırdan ceza verilmesini talep etti. Son sözü sorulan sanık ise, pişman olduğunu ve affını istediğini söyledi.
Mahkeme heyeti, sanığa “Kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapis cezası verdi, ardından bu cezayı “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimleriyle 13 yıl 4 aya indirdi.