15.7.2013
Kuşadası'nda geçtiğimiz hafta Salı günü transfobik bir nefret cinayeti sonucu hayatını kaybeden Dora için İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Eskişehir, Adana, Mersin ve Berlin'de aynı anda yüzlerce kişi sokaklara döküldü. İstanbul'da İstiklal'den başlayan yürüyüşü TOMA'lar engellerken, Ankara'da vekillerde yürüyüşteydi.
Dora geçtiğimiz hafta Salı günü Serdar Özdemir tarafından kendi evinde bıçaklanarak öldürüldü. Sanık kısa bir süre sonra yakalandı ancak erkek egemen yargının nefret cinayetleriyle ilgili kararlar, Özdemir’in hak ettiği cezayı almayacağı konusunda endişe uyandırıyor.
Bir yılda 18 ölüm
Sadece geçtiğimiz yıl 18 trans nefret cinayetine kurban gitti. 2002'den bu yana bildiğimiz rakamlara göre 70 trans kadın öldürüldü. Yargı tıpkı kadın cinayetlerinde olduğu gibi, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği nedeniyle öldürülen eşcinsellerin, transseksüellerin katillerine de indirim verebilmek için her yöntemi deniyor. Geçtiğimiz yıl Diyarbakr’da eşcinsel olduğu için öldürülen R. A. davasında LGBTT örgütlerinin müdahilliğinin kabul edilmesi önemli bir mihenk taşı olmakla beraber, LGBTT örgütleri yasal değişiklik için de mücadele yürütmeye devam ediyor.
Platform üyesi Ece Dalaman
Bütünlüklü siyaset şart
Gezi direnişinden sonra LGBTTler politikleşmeye başladı. Gayet politik bir basın açıklaması yaptılar, bütünlüğü göz ardı etmediler, sade bizim bedenimiz, cinsiyetimiz üzerinden eylem yapmadılar. Şimdiki iktidarın nefret söylemini göz ardı etmemeliyiz. Bugün sadece LGBTT'lere değil, kadınlar da öldürülmekte. Herşeyi bir bütünlük içinde siyaset yaparak değiştireceğiz. Birleşe birleşe, mücadele ede ede geleceğiz yani.