Direnişçiler taciz ediliyor, hükümet susuyor
15.7.2013
Gezi Direnişinin başlangıcından bu yana mücadeleleriyle, kararlılıklarıyla, korkusuzluklarıyla direnişin simgesi haline gelen kadınlar polis şiddetinden nasipsiz kalmadı. Kolluk kuvvetlerinin gazı, copu, kimyasalının bittiği yerde taciz başladı. Ara sokaklardan, gözaltına, cezaevine kadar her yerde direnişin başından bu yana taciz haberleri geliyor, hükümet susuyor.

Taksim Dayanışma üyesi Mücella Yapıcı’nın gözaltında yaşadıklarının kamuoyuyla paylaşmasının ardından, polis şiddetinin bir başka boyutu daha halkı isyan ettirdi. 31 Mayıs’tan bu yana öldürme kastıyla saldıran, 5 kişiyi öldüren, onlarca kişinin ağır yaralanmasına sebep olan polis, direnişçi kadınları taciz ediyor. Sözlü tacizin yanı sıra, elle taciz, “ince arama” diye tabir edilen yöntemle gözaltında taciz, biber gazı fişeğiyle yaralanmalar kadar olağanlaştı. Kadınları şiddetten, kadın cinayetlerinden koruması gereken polis, şiddetin baş aktörü.

Doktorlar ve hemşireler bile taciz edildi


TİHV raporlarının göre revirlerdeki sağlık çalışanlarına ve revirlere malzeme taşıyan kadınlara kadar cinsel taciz olduğu bildirildi. Cinsel taciz özellikle resmi olmayan gözaltılarda ve yakalama işlemleri sırasında gerçekleşti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı konuyu gündemine bile almadı. 65 yaşından, 17 yaşına kadar kadınlar polisin tacizine uğrarken, Bakanlık aile teşvik paketlerini tanıtmakla, kadına yönelik şiddetin ana nedenin alkol olduğunu açıklamakla meşguldü.

Arama değil işkence

İnce arama adı verilen yöntemle gözaltına alınan kadınların büyük bir kısmı arandı. Kadınlar çırılçıplak soyularak elle aranmasıyla, gözaltında açıkça insan hakları ihlal edildi. Adalet Bakanlığı susarak gözaltıların serbest bırakılmalarıyla ortaya çıkan olaylarla ilgili tek bir açıklama yapma zahmetine bile girmedi.

AKP hükümetinin kadına politikası kendini gösterdi

AKP hükümetin erkek egemen, kadın düşmanı politikaları Gezi Direnişi ile tamamen su yüzüne çıkmış durumda. Taksim Dayanışma bileşenlerinden TMMOB’un tüm yetkilerini bir gecede çıkardığı yasayla elinden almaya çalışan, anayasal hakkını kullanıp eylem yapanlara saldırdığı yetmezmiş gibi şafak baskınlarıyla tutuklama yapmaya çalışan hükümet, direnişin başından bu yana en ön saflarda yer alan kadınları da tacizle yıldırmaya çalışıyor. Kadına yönelik ayrımcılıkla mücadele etmesi gereken kurumlar, devlet, bizzat ayrımcılığın, şiddetin sistematik bir şekilde uygulayanı konumunda. Fatma Şahin, Gezi Direnişçisi kadınlara yönelik tacize karşı ağzını bile açmayarak yapılanları onayladığını, kadınların değil, AKP’nin kadın düşmanı politikalarının bakanı olduğunu göstermeye devam ediyor.