RTÜK İnançer'e sahip çıktı
31.7.2013
RTÜK, Ömer Tuğrul İnançer'in 'Hamilelerin sokağa çıkması terbiyesizliktir' sözlerini 'ifade özgürlüğü' olarak yorumladı. Her şeye ceza getiren kurumdan TRT'ye ceza gelmedi.

 RTÜK, Türk tasavvuf düşünürü olduğu söylenen avukat Ömer Tuğrul İnançer’in, TRT’de iftar saatlerinde canlı yayınlanan “Ramazan Sevinci” programında söylediği “Hamilelerin sokağa çıkması terbiyesizlik” sözlerini değerlendirdi. Üst Kurul raporunda sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği belirtildi. TRT’ye ceza çıkmadı. 

 
Raporda şu ifadeler yer aldı:
 
Menkıbeden yola çıkılıyor
 
“Şikâyete konu yayında konuk Ömer Tuğrul İnançer, anne babanın evladına helal lokma yedirmesinden bahsederken konuyu Şeyh Vefa’nın bir menkıbesiyle detaylandırmıştır. İnançer ‘hamileliği davul çalarak ilan etmek de terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 6-7-8 ay da biraz hava almak için beyinin otomobiline biner şöyle bir dolanır anne adayı kardeşimiz. Şimdi maşallah kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuyor ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir, bunun adı terbiyesizliktir’ ifadelerini kullanmıştır. İnançer, bir menkıbenin anlatımını günümüze uyarlama yaparken, hamileliğin açıkça ilan edilmesinin kendi düşüncesine göre uygun olmadığını, hamile kadınların sokakta gezmelerini estetik görmediğini belirtmiştir.
 
Sertlik var ama…
 
Bu ifadelerde her ne kadar hamileleri incitebilecek bir sertlik varsa da yayında, Türk Barolar Birliği başvurusunda belirtildiği şekilde hamilelere karşı aşağılama küçük düşürme onlara karşı baskı oluşturma toplumda düşmanlığa neden olacak nefret duyguları yaratma gibi unsurların bulunmadığı değerlendirilmiştir. İnançer’in konuşmasının son bölümünde bazı şeyler şimdi maşallah ‘kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir, terbiyesizliktir’ ifadelerinin ise hamilelerle ilgili olmadığı; bunun, kadın pedi reklamlarının televizyonlarda yayınlanmasından rahatsızlık duyduğu anlaşılmaktadır ki bu ifadelerde de herhangi bir kimse ya da kuruluşun hedef alınmadığı, aşağılanmadığı, hakaret edilmediği, dolayısıyla da kendisini bağlayan kişisel bir düşüncenin ifadesi olduğu değerlendirilmiştir. Bunlar ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.” 
 
Raporda CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve KA.DER’in (Kadın Adayları Destekleme Derneği) TRT’ye ceza verilmesi için başvurusu yer almadı.
 
 
Kadınlar meydanları bırakmıyor
 
İnançer’in açıklamalarının ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadınlar Çetesi, Başakşehir Forumu sokaklara dökülerek beş ilde birden AKP hükümetinin kadın düşmanı politikalarını  #direnhamile diyerek protesto etmişti. RTÜK’ü göreve çağıran kadınlar İnançer’in kadın düşmanı söylemlerinin devlet televizyonunda yer almasının tesadüf olmadığını, AKP Hükümetinin de fikirlerinin aynı doğrultuda olduğunu belirtmişti. Kadınları eve kapatmayı hedefleyen bu zihniyetin, kadın katillerini ve tecavüzcüleri serbest bırakan zihniyet olduğuna dikkat çekmiş, kadın cinayetlerinin temmuz ayında tekrar yükselmeye başlamasının bu politikanın somut ürünü olduğu kaydedilmişti.