Kadın sorunlarına yalnızca "bakan" Fatma Şahin
26.11.2013
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi Buket Habipoğlu, kadın sorunlarıyla ilgilenmeyen ve hatta AKP'nin kadın düşmanı politikalarının temsilcisi olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'i göreve çağırdı. Platform üyemiz Buket Habipoğlu'nun yazısını yayınlıyoruz.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak meslek örgütlerindeki ve forumlardaki kadın kardeşlerimizle dayanışma içinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü sebebiyle birçok eylem gerçekleştirdik. 24 Kasım’da Büyük Kadın Yürüyüşü ile İstanbul ve Ankara’da, 25 Kasım’da beş ilde valilikler ve meclis önünde gerçekleştirdiğimiz eylemlerin ardından sunduğumuz dilekçelerle ve Galatasaray Meydanı’nı dolduran yüzlerce kadınla birlikte mücadeleyi yükselttik. Kadın hareketinin en önemli odak noktası haline gelen şiddete ve cinayetlere karşı var olma, hayatta kalma mücadelesinde kadın dayanışmasını büyüttük; büyütmeye devam edeceğiz.

25 Kasım’da kadınların sokaklara döktüğü bu mücadelenin ucundan tutmak şüphesiz bu konuda yetki ve sorumluluk sahibi olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e düşüyordu. Ancak konumunun gerektirdiği hitap şekliyle Sayın Şahin, bir kez daha pozisyonunu yanlış anladığını ispat edercesine yalnızca “bakan” olmaya, bakmaya devam etti. Kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik bir imza kampanyası başlattı, “Kardeş, oğul, arkadaş, koca ve tüm erkekler olarak kadına karşı şiddet uygulamayacağımıza söz veriyoruz” gibi cümleler içeren spotlar yayınladı. Ayrıca gün içinde yaptığı açıklamada “Ölümlü şiddet vakalarında ciddi azalma var” diyerek kamuoyunu yanıltan ve kadın cinayetlerinin ulaştığı vahamet derecesinin üstünü örtmeye çalışan bir açıklamada bulundu.

Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, kadına yönelik aile içi şiddetle sınırlayan; kadınların şiddet görmesini ve öldürülmesini değil boşanmayı talep etmesini önlemeye çalışan; kadın cinayetlerine kurban giden evli olmayan kardeşlerimizi bir istatistik olarak bile görmeyen Fatma Şahin’in tüm bu sorunları imza kampanyasıyla ve erkeklere söz verdirmek gibi uygulamalarla sonlandırabileceğini düşünmesini oldukça romantik buluyoruz.

İmza toplamak ve erkeklerden şiddet göstermemesi yönünde söz almak dışında yapabileceği çok daha fazla şey olduğuna inandığımız Fatma Şahin, 25 Kasım’da kadın cinayetlerinin azaldığını söylerken, Diyarbakır’da bir kardeşimiz daha kadın cinayetine kurban gitmişti.

Çoğu tehdit altındaki kadının korunma talebinin yerine getirilmediği, kimilerininse koruma altındayken dahi cinayete kurban gittiği bir ülkenin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak Fatma Şahin’i kadın cinayetlerine yönelik caydırıcı tedbirler alınması, kadınların korunma hakkından faydalanmasının önündeki fiili engellerin kaldırılması, aileyi koruma adı altında boşanma hakkını tartışmaya açan uygulamalardan vazgeçilmesi, yasalarda belirlenen toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin önlemlerin hayata geçirilmesi konusunda somut adımlar atmaya davet ediyoruz.

Karşısında durduğumuz bu şiddetin memleketin üzerine uçaklarla atılmış bir hastalık, bir dış mihrak oyunu olmadığı hepimizin malumudur. Şiddete karşı söylenmiş her sözü önemsediğimizi vurgulamakla birlikte; şiddet vakalarının ve kadın cinayetlerinin özellikle son on yıldaki somut artışını göz önünde bulundurarak muhatabımızın ülkeyi yönetenler ve bu şiddetin önüne geçmeyen, etkili politikalar üretmeyen hükümet ve yetkililer olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bu anlamda; yalnızca “şiddete son” demenin yetmediğini, kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin bu şiddet ortamını önlemeyen, aksine söylemleriyle meşrulaştıranların karşısında verilmesi gerektiğini düşünüyor; tüm kadınları kadın düşmanı politikalara karşı omuz omuza mücadele etmeye çağırıyoruz.