Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2021 Yıllık Veri Raporu
4.1.2022
2021 Yılında Erkekler Tarafından 280 Kadın Öldürüldü, 217 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.

2021 Yıllık  Raporu*

Bu yıl yaşanan önemli gelişmelerden biri tüm kadınların, çocukların, LGBTİQ+ların hayatını ilgilendiren İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede imzanın geri çekilmesiydi. Ülkenin dört bir yanında İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi söylemek üzere eylemlerdeydik. 19 Haziran’da yine ülkenin her yerinden gelen kadın ve LGBTİQ+ örgütleriyle İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz mitingi gerçekleştirdik. Eşitlik için tüm eşitsizlikleri ortadan kaldırmak şart diyen eşitlikçi feminizm çıkışımızdan sonra, sembolümüz olan yıldızlı feminayla ilk kez mitingte bir aradaydık. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede imza geri çekilmiş olabilir. Fakat yıllardır her bir şehirde anlattığımız İstanbul Sözleşmesi hayatlarımızdan çıkmayacak. Kazanımlarımız bir adamın keyfi uygulamalarıyla kaybolmaz. İstanbul Sözleşmesi biziz, önemini anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.


2021 yılının özellikle son çeyreğinde tüm ülkenin en önemli gündemi ekonomik krizdi. Kurdaki artış ile lira hızla değer kaybetti. Bu artışların karşısında ürünlere yapılan zamlar kat ve kat arttı. Övgüyle açıklanan yeni asgari ücret, emekçi halkın temel ihtiyaçlarını dahi karşılamıyor vaziyette. Siyasi iktidar, sermaye sahiplerinin sırtını sıvazlarken, emekçilere de kulağını tıkamaya devam ediyor. Neredeyse %50 zam yapılan asgari ücretin, ürünlere yapılan zamlar karşısında hiçbir değeri kalmadı. Yurttaşlar her gün sokaklarda, geçim zorluklarından bahsederken yetkililer ekonominin ne kadar iyiye gittiğinden bahsediyor. Kriz kadınlar özelinde de fazlasıyla olumsuz sonuçlar doğuruyor. Mevcut durumda erkeklerle yapılan aynı işte, eşit ücret almayan kadınlar var. 2022 itibariyle bu durumun ve kayıt dışı çalıştırmanın da artabileceğini öngörmek zor değil. Siyasi iktidar bu hamleyi yapıp, emekçi halkın akıbetini patronların eline bırakamaz. Hiçbir emekçi asla yalnız değildir.


Süleyman Soylu, bu sene yaptığı açıklamalarla kendisiyle çelişti. Nisan ayında yaptığı açıklamada “İstanbul Sözleşmesi feshedildikten sonra kadın cinayetleri azaldı” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nden Mart ayında imzanın geri çekildiğini göz önünde bulundurduğumuzda böyle bir analizin, böyle bir süre zarfında yapılması gerçek dışıdır. Bir ay içerisinde yaşanan düşüş, İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesinin etkisini göstermez. Bunun dışında Soylu, son 5-6 yıldır kadın cinayeti sayılarında düşüş olduğunu söyledi. Yine aynı açıklamada bu senenin kadın cinayeti sayılarının önceki seneye oranla fazla olacağını açıkladı. Önce İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra kadın cinayetlerinin azaldığını söyleyen bakan, sonrasında bu açıklamayı yaptı. Tanımı belli olmayan, çelişkili, istikrarsız veriler yayınlayan İçişleri Bakanlığı, bu şekilde kendinden emin söylemlerden ve gerçekliğin üstünü kapamaya çalışmaktan vazgeçmelidir. 


Şüpheli kadın ölümleri artıyor. Kadın cinayetlerini artık meşrulaştıramayacağının farkında olan failler, kadın cinayetlerinin üstünü kapatmaya çalışıyor. Şüpheli bırakılan kadın cinayetleriyle ilgili etkin bir soruşturma ve kovuşturma süreci yürütülmüyor. Yetkililerin görevlerini yerine getirmediğinin farkında olan failler, kadın cinayetlerini şüpheli hale getirmeye başvuruyor. Her şüpheli kadın ölümünde “Ne oldu?” diye sormaya devam ediyoruz. Fakat bunun karşısında yetkililer bu sorulara cevap dahi vermemekte ısrarcı. Biz bu soruları sormaya devam edeceğiz. Hiçbir kadın cinayetinin şüpheli bırakılmasına izin vermeye niyetimiz yok. Yetkililer görevlerini yerine getirsin, şüpheli kadın ölümlerindeki gerçekliği açığa çıkarsın.


Bu yıl derlediğimiz verilerde şüpheli kadın ölümlerindeki artışla beraber iki önemli sonuçla daha karşı karşıyayız. Bu yıl işlenen 280 kadın cinayetinde, öldürülen kadınların 33’ünün daha önceden polis ya da savcılığa şikayette bulunduğu ya da koruma kararı olduğu ortaya çıktı. 33 kadın yetkililere başvurduğu halde, yetkililerin görevini yerine getirmemesi sonucu erkek şiddetiyle öldürüldü. Peki bu yetkililerden kaçı hakkında işlem başlatıldı, bunu dahi bilmiyoruz. Yetkililer kendisine başvuran kadınları korumuyorken, 6284’ü uygulamazken, İçişleri Bakanı kadın cinayetlerinin azaldığını iddia ediyor. Bu sene içerisinde anayasal hakkını kullanan onlarca arkadaşımız gözaltına alındı, haklarında dava açıldı. Kadınlar, kadın cinayetlerini durdurmak için mücadele ederken anayasaya aykırı bir şekilde kolluk kuvveti anında müdahale ediyor. 33 kadının yetkililere  başvurduktan sonra öldürülmesi, kadınların hayatı konusunda aynı “titizlikte” hareket edilmediğini kanıtlıyor. Görevini yerine getirmeyen, 6284’ü uygulamayan kolluk kuvvetleri tespit edilip, gerekli süreçler başlatılmalıdır. Bir diğer önemli sonuç ise, bu sene işlenen 35 kadın cinayetinde, öldürülen kadınların 20’si yakınlarıyla birlikte öldürülmüş, 17 olayda da kadınların yakınları yaralanmıştır. Kadınlar öldürülürken, buna engel olmak isteyen yakınları öldürülüyor, yaralanıyor. Erkek şiddeti artık sadece kadınları değil, kadınların ölümüne karşı koyan yakınları da hedef almış durumda. Faillere bu cesareti veren de, yine önleyici olmayan politikalarıyla yetkililerdir. Kadınları korumayan, failleri cesaretlendirici politikalar yürüten her bir yetkili için de mücadelemiz sürecek. 


İlk kez, 2021 yılında, bir kadın cinayetiyle ilgili Anayasa Mahkemesi ihmali olan kamu görevlilerinin yargılanmasını istedi. Takipçisi olduğumuz, eskiden evli olduğu erkek tarafından öldürülen Serpil Erfındık davasında AYM, yeterli önleyici koruyucu tedbirleri almayan kamu görevlilerinin yargılanmasını istedi. Bu karar, kadın kurtuluş mücadelesinde alınan emsal kararlardan biridir. Yıllardır kadın cinayetlerinde kadınları korumayan, görevlerini yapmayan yetkililerin de yargılanması gerektiğini söylüyoruz. Mücadelemiz sonucu Anayasa Mahkemesi’nden çıkan karar, önemli bir kazanımdır. Bununla birlikte İstanbul Kadıköy metrosunda, bir kadını bıçakla tehdit eden saldırgan hakkında savcının sevk yazısı da öne çıkan konulardan biriydi. Saldırgan tutuklanırken, savcı sevk yazısında “Tüm kadınların özgürce yaşama, sokakta bulunma ve hayatlarına devam etme hakkına saldırı” ifadelerini kullandı. Mücadelemiz büyüyor. Büyüdükçe kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet olaylarında emsal kararlar alınıyor. Kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti durdurana kadar mücadelemiz sürecek.


Bu yıl, hayatta kalmak için evli olduğu erkeği öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan’ın cezası onandı. Çilem 15 yıl hapis cezası aldı. Yine aynı dönemde hepimizin aklına “Ölmek istemiyorum” cümlesiyle kazınan Emine Bulut davasında Bölge Adliye Mahkemesi savcısının fail hakkında iyi hal ve tahrik indirimi istediği ortaya çıktı. Kadınlar hayatta kalmak için şiddet faillerini öldürmek zorunda kalıyor. Diğer yanda kendisini koruma şansı olmayan kadınların davalarında faillere indirim isteniyor. Çilem fail hakkında defalarca kez şikayetçi olmuştu fakat korunmadı. Kadınları korumayan sistemde yargı, kendini koruyan kadınları adil yargılamazken, öldürülen kadınların faillerine indirim istiyor. Çilem ve Emine’nin davasındaki mücadelemiz sürecek. Kadınlar için adaleti, örgütlü mücadelemiz ile sağlayacağız.


2021 yılında dünyanın her bir yanındaki kadınların özgürlük mücadeleleri devam etti. Afganistan’da Taliban hükümetinin kurulmasının ardından Afganistanlı kadınların özgürlükleri ellerinden alındı. Buna karşılık kadınlar canları pahasına sokaklarda protesto ettiler. Meksika’da, Arjantin’de, Teksas’ta kürtaj yasağına yönelik mücadeleler veren kadınlar türlü kazanımlar elde etti. Türkiyeli kadınların da ekonomik, toplumsal pek çok konuda mücadeleleri sürmekte. Dünyanın her yerindeki kadınlarla eşitlik ve özgürlük mücadelemiz ortak. Farklı farklı konularda, aynı mücadeleyi sürdürüyoruz. Bu mücadelenin kazananı kadınlar olacak. Türkiye’de ve dünyada kadınlar özgür yaşayacak!


Cinsel istismar ve kasten öldürme gibi suçlarda tutuklama için somut delil şartı TBMM’de kabul edildi. Ortada deliller mevcutken failler tutuklanmıyor, yasalar uygulanmıyor. Buna rağmen kabul edilen madde, failleri korur nitelikte. Yasalar kadınlar ve çocuklar için uygulanmalıdır, failleri aklamak için değil. Kadın cinayetlerine ve çocuk istismarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.



İllere göre 2021 yılı kadın cinayetleri verileri ise şöyle:



Her biri birer yaşam olan Aralık ayında öldürülen kadınların isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:



Aralık ayında öldürülen 30 kadının 17’si evli olduğu erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 4’ü tanıdık birisi, 1’i kardeşi tarafından öldürülmüştür. 


Kadınların 22’si evinde, 1’i sokak ortasında, 1’i işyerinde, 1’i otelde, 1’i arabada, 1’i evinin önünde, 1’i apartman girişinde, 1’i parkta, 1’i sağlık ocağı bahçesinde öldürülmüştür. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 73’ü evlerinde öldürüldü. 


20’si ateşli silahlarla, 8’si kesici aletle, 1’i demir çubukla vurularak, 1i de boğularak öldürüldü. 


2021 yılında kadınlar kimler tarafından öldürüldü?


2021 yılında öldürülen 280 kadının 124’ü evli olduğu erkek, 37’si birlikte olduğu erkek, 24’ü tanıdık birisi, 21’i eskiden evli olduğu erkek, 16’sı akrabası, 13’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 13’ü babası, 11’i oğlu, 6’sı kardeşi, 3’ü tanımadığı birisi, 1’i kendisini bir süredir takip eden erkek tarafından öldürülmüştür. 11 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu tespit edilememiştir.


2021 yılında kadınlar çoğunlukla evlerinde öldürüldü


Kadınların 178’i evinde, 33’ü sokak ortasında, 12’si arazide, 10’u iş yeri, 9’u arabada, 8’i ıssız yerde, 6’sı otelde, 2’si apartman girişinde, 2’si parkta, 1’i kömürlükte, 1’i barakada, 1’i okul önünde, 1’i minibüste, 1’i evinin dışındaki tuvalette, 1’i avukatlık bürosunda, 1’i fabrikada, 1’i otoparkta, 1’i evinin önünde, 1’i sağlık ocağı bahçesinde öldürülmüştür. 10’unun öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu yıl öldürülen kadınların yüzde 64’ü evlerinde öldürüldü. 


2021 yılında kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü


134’ü ateşli silahlarla, 93’ü kesici aletle, 31’i boğularak, 8’i darp edilerek, 3’ü yakılarak, 2’si yüksekten atılarak, 4’ü sert bir cisimle vurularak, 3’ü aracın altında kalarak öldürüldü. 2 kadının hangi silahla öldürüldüğü tespit edilemedi.


2021 yılında kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor


Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Ulaşılabilen veriye göre kadınların 38’i bir işyerinde çalışıyor, 2’si emekli, 7’si bir yerde çalışmıyor ve 233 kadının ise çalışma durumu bilinememektedir.


6284 ve sonuçları


Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik bilgilerinin değiştirilmesine kadar birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. Kadınları korumak ve şiddeti önlemek için getirilen 6284 sayılı kanun yasalaşması İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından mümkün olabilmiştir. 


2021 yılında öldürülen kadınların 251’inin koruma kararının olup olmadığı bilinmiyor. 24 kadının uzaklaştırma veya koruma kararı olduğu, 9 kadının polis veya savcılık şikayeti olduğu; ayrıca öldürülen kadınlardan 30’unun boşanma aşamasında olduğu biliniyor.


Sözleşmeli er olarak görev yapan Abdullah Ç., izin için geldiği Antalya’da, daha önceden tanıdığı ileri sürülen, bilinmeyen bir sebep ile tartıştığı Aile içi ve Kadına Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Leyla S.’yi sokak ortasında bıçakladı.


Öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülen Ceren Damar davasında faile verilen ağırlaştırılmış müebbet cezası Yargıtay tarafından oybirliği ile onandı. Kararda takdir indiriminin yapılmamasının yasal gerekçeye dayandırıldığı belirtildi.

İpek Er’i “nitelikli cinsel saldırıya maruz bırakarak intihara sürüklemek” suçundan tutuksuz yargılanan sanık Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verildi. Sanığın tutuklama talebi ise reddedildi. 

Mardin’de yeğeni Z.Ç.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında açılan davanın ilk duruşmasında tahliye edilen Osman Ç.’nin cezaevi kapısında davullu zurnalı kutlama ile karşılanması büyük tepkiye sebep olmuştu. Mahkemenin yeniden beyanına başvurulması için duruşmada hazır bulunması yönündeki tebligatına rağmen gelmediği duruşmada ise beraatine karar verildi.

Ankara’da eskiden evli olduğu erkek tarafından 7 yerinden bıçaklanan Sibel E. ağır yaralandı. 5 ayrı uzaklaştırma kararı bulunan Ercan B.’nin çeşitli suçlardan 55 kaydının olduğu öğrenildi.

Bingöl’de KYK kız yurdundaki öğrenciler yurda yabancı erkeklerin girip öğrencileri taciz ettiğini söyleyerek eylem düzenledi. Öğrenciler yurtta intihar eden Ş.T. isimli öğrenciye dikkat çekerek “Son zamanlarda yaşanan intihar, bıçaklanma, taciz gibi akıl almaz olaylarla karşı karşıya can güvenliğimiz yok.” dedi.

Hatay’da yaşayan G.Ç., eskiden birlikte olduğu erkek tarafından şiddet ve cinsel saldırıya uğradıktan sonra failin başından aşağı kızgın yağ dökmesiyle ağır yaralandı. 

İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6824’ün tam ve etkin uygulanmasının kadınlar için ne kadar hayati olduğunu tüm bu örnekler göstermektedir. Kadınların etkin korunması için tedbir kararları uygulanmalı, süreç takip edilmeli, devletin tüm birimleri kadınların haklarını korumalı ve görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri cezasız kalmamalıdır. 


Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır


Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.


Şanlıurfa’da 23 yaşındaki Mülkiye Kazan kaybolduktan 35 gün sonra evinin yakınlarındaki bir köyde ölü bulundu. Mülkiye’nin ölümüyle ilgili tutuklanan Mustafa Asan‘ın Mülkiye Kazan’ın son telefon sinyalinin geldiği yerde bulunduğu ortaya çıktı.

Kocaeli’de 40 yaşındaki Lola Ibatova kaldığı otel odasında ölü bulundu. Lola Ibatova ile birlikte otele gelen M.H., Lola’nın ölümüyle ilgili tutuklandı. 

Diyarbakır’da 16 yaşındaki Reyhan Direkçi okulunda silahla vurulmuş halde ölü bulundu. Resmi kayıtlara intihar olarak geçse de olayda kullanılan silahın emekli polis C. A.’ya ait olduğu öğrenildi.

20 yaşındaki Elif Toru İstanbul’da bir göl kenarında ölü bulundu.

26 yaşındaki Garibe Gezer, Mardin’de kaldığı cezaevinde ölü bulundu. İntihar ettiği iddia edilen Garibe, daha önce cezaevinde işkence gördüğünü ve cinsel saldırıya uğradığını söylemişti. Garibe’nin ailesi ve avukatları Garibe’nin ölümünün şüpheli olduğunu, hücre cezasında kendisini asmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Diyarbakır’da 2 çocuk annesi olan 23 yaşındaki Şerife Çiçek ölü bulundu. 

Bingöl’de yurtta kalan Şifanur, yurt binasının 4. Katından düşerek öldü. Olay yerine gelen savcının, öğrenciler ve yurt görevlilerine kimseye herhangi bir bilgi paylaşmamaları konusunda uyarıda bulunduğu öğrenildi.

2021 yılında öğrendiğimiz 217 kadının şüpheli ölümleri bir an önce açığa çıkarılmalıdır. Yapılacak şey bellidir; 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır. 


2021 yılını umut verici gelişmelerle bitiriyoruz, mücadelemiz her alanda sürmeye devam edecek:


Ülkenin Dört Bir Yanında Meydanlardayız 

Bu yıl hem yıldızlı feminamızla hem LGBTİQ+ Meclisleri ile ilk kez meydanlardaydık. İşçi Kadın Meclisleri kortejimizle İşçi-Emekçi Mitinginde’ydik. İstanbul ve pek çok ilde çoğulcu bir zeminde eylemlerimiz sürdü. Kadın Meclisleri ve LGBTİQ+ Meclisleri özneleriyle, eşitlikçi feminizmi anlatmaya devam ederek eşitsizliğe maruz kalan herkes için mücadele edeceğiz.

 


Adliyelerdeyiz

Takip ettiğimiz tüm davalarda adliye salonlarında, öldürülen kadınların aileleri ve şiddete uğrayan kadınlarla birlikteydik. Bursa’da arka arkaya pek çok davada mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlar umut veriyor. Her bir failin gerekli cezayı alması için adliyeleri doldurmaya devam edeceğiz. Öldürülen kadınların aileleri ve şiddete uğrayan hiçbir kadın asla yalnız yürümeyecek.



Okullarda, Kampüslerdeyiz

Bu yıl Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektörlerle ilgili Üniversite Kadın Meclisleri olarak eylemlere katıldık. Aynı zamanda barınma sorunu hakkında da protestolarımız sürdü. Pek çok genç kadın barınma sorunu yüzünden okula başlayamadan evlerine dönmek zorunda kaldı. Eşit ve ücretsiz eğitim hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

 


İş yerlerindeyiz

Pandemi ve türlü bahanelerle işten atılan, hak gaspı yaşayan, mobbinge uğrayan kadınların İşçi Kadın Meclisleri olarak yanlarındaydık. Bu sene Vestel’de çalışan, haksız yere işten atılan üyemiz Yeliz Kurt, mücadelemizle işe iade davasını kazandı. Patronların karşısında işçi kadınlar mücadeleden vazgeçmeyecek. Sömürüsüz, şiddetsiz, eşit bir dünya kuracağız.

 


Uluslararası Gündemdeyiz

Bu yıl Almanya Kadın Meclisleri’ni kurduk. Almanya’daki üyelerimizle 8 Mart, İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz, 25 Kasım eylemleri ve Azra Gülendam için eylem düzenledik. Almanya’da ve dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla örgütlenmeye devam edeceğiz. Bu sene bir diğer güzel gelişme ise Finlandiya Hükümeti tarafından Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ödülüne layık görüldük. Ödülü Finlandiya Başbakanı Sanna Marin’den alan Genel Temsilcimiz Gülsüm Kav, ödülün mücadele eden tüm kadınların olduğunu belirtti. ‘Dying to Divorce’ belgeseli İngiltere’nin en iyi uluslararası uzun metrajlı filmi olarak Oscar’a aday gösterildi. Mücadelemiz sadece Türkiye değil, uluslararası alanda da yayılıyor, yayılmaya devam edecek.



Aralık ayında öldürülen 30 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri


Antalya’da 2 çocuk annesi 30 yaşındaki Aylin Hayriye Alkutay, eskiden evli olduğu Mustafa Ayata tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail, Hayriye’nin iki kardeşini de yaraladı.

Adana’da 55 yaşındaki Fatma Hoşça evli olduğu Osman Hoşça tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failden şiddet gördüğü belirtilen Fatma’nın, hayatını kaybettiğinde fail ile yan yana konulmak istemediğini söylediği ve Osman Hoşça’nın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

Kayseri’de 39 yaşındaki Zehra Çakır evli olduğu İsmail Çakır tarafından ateşli silahla öldürüldü. İsmail Çakır’ın Zehra’yı vurduktan sonra kendisini vurarak intihara teşebbüs ettiği ortaya çıktı. 

Sivas’ta 43 yaşındaki Sultan Dağaşan evli olduğu D. Dağaşan tarafından ateşli silahla öldürüldü. 

Antalya’da 63 yaşındaki 1 çocuk annesi emekli öğretmen Gülsenem Yılmaz evli olduğu Talat Yılmaz tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Failin Gülsenem’i öldürdükten sonra sabaha kadar cesedinin başında beklediği ve polise teslim olduğu ortaya çıktı. 

Antalya’da 52 yaşındaki Gülderen Çelik kardeşi Kutlay Çelik tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin Gülderen’i, babasının tüm mal varlığını Gülderen’e bıraktığı için öldürdüğü ortaya çıktı.

Şırnak’ta 32 yaşındaki 2 çocuk annesi Özlem Çapur eskiden evli olduğu M. B. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. 

Urfa’da 22 yaşındaki 1 çocuk annesi Selva El Hinedi tercüman olarak çalıştığı hastaneye gittiği sırada sokak ortasında Ayad El Hasan tarafından sırtından ve göğsünden bıçaklanarak öldürüldü. Failin Selva’yı evlilik teklifini kabul etmediği için öldürdüğü ve daha sonra kaçtığı ortaya çıktı. 

Adana’da 28 yaşındaki Nazik Sancar evli olduğu Ömer Sancar tarafından ateşli silahla öldürüldü. Nazik’in babası failin daha önce Nazik’e şiddet uyguladığını, alkol ve madde bağımlısı olduğunu belirtti. 

Mardin’de 32 yaşındaki 4 çocuk annesi Cahide Can, evli olduğu Sabri Can tarafından çocuklarının gözü önünde ateşli silahla öldürüldü. Fail, Cahide’ye şiddet uyguladıktan sonra pompalı tüfekle 6 el ateş etti.

Kayseri’de 20 yaşındaki Hörmet Doğan ve 1,5 yaşındaki kızı Yasemin Nur Soyak, Hörmet’in evli olduğu Kaya Doğan tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Olayın ardından fail intihar girişiminde bulundu.

Trabzon’da 69 yaşındaki Hatun Moradaoğlu evli olduğu erkek tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail, Hatun’a 2 el ateş ettikten sonra karakola gidip teslim olduğu öğrenildi.

Kocaeli'de yaşayan Kezban Meşe boş bir arazide başından vurulmuş olarak bulundu. Fail K. A. Kezban’ı öldürdüğü ateşli silahla birlikte yakalandı. 

Mersin’de 41 yaşındaki Feriha Temiz çalıştığı iş yerinde Metin Masat tarafından silahla 9 el ateş edilerek öldürüldü. Olayın ardından fail intihar girişiminde bulundu. 

Kocaeli’de 35 yaşındaki Nebahat Er, Celal Serçe’den ayrıldığı bahanesiyle boğazı kesilerek öldürüldü. İntihar ettiği iddia edilen Nebahat’in evinde Celal Serçe’nin telefonunun bulunmasıyla failin Serçe olduğu ortaya çıktı. 

Antalya’da 28 yaşındaki 1 çocuk annesi Gülsüm Bilgiç evli olduğu Metin Bilgiç tarafından ateşli silahla öldürüldü. 

Mardin’de 27 yaşındaki Cemile Başçı ve annesi Kadriye Başçı Cemile’nin eskiden evli olduğu Seyfettin Değer tarafından ateşli silahla öldürüldü. Olaydan sonra fail aynı silahla intihar etmeye kalkıştı. Failin boşanmadan önce Cemile’ye şiddet uyguladığı ve 2 kez 15’er gün süreyle uzaklaştırma cezası aldığı belirtildi. 

Bursa’da 77 yaşındaki Gülser Uyar evli olduğu Ali Kemal Uyar tarafından uykusunda başından vurularak öldürüldü. Failin, Gülser’i öldürdükten sonra kızını arayarak “Anneni öldürdüm” dediği ortaya çıktı. Kızının polise haber vermesi üzerine fail gözaltına alındı. 

Giresun’da 35 yaşındaki 2 çocuk annesi Hülya Alaca, birlikte olduğu erkeğin oğlu Yiğit Tüysüz tarafından silahla vurularak öldürüldü. 

Muğla’da 36 yaşındaki 2 çocuk annesi Derya Gül, eskiden birlikte olduğu Sahabe Semi Sayın tarafından silahla vurularak öldürüldü. Fail cinayetin ardından kendi aracında intihar etti. 

Antalya’da 31 yaşındaki Rukiye Akgül, evli olduğu Emrah Akgül tarafından başına demir çubukla vurularak öldürüldü. Cinayetin ardından fail polise teslim oldu. 

Şanlıurfa’da 1 çocuk annesi 21 yaşındaki Meral Baran, evli olduğu Mehmet Şah Baran tarafından silahla vurularak öldürüldü. Çocuklarını aşı olmaya götürdükleri sırada aile sağlığı merkezinde çıkan tartışma sonucunda failin aracından aldığı silahla Meral’i öldürdüğü ortaya çıktı. Cinayetten sonra fail intihar etti. 

İstanbul’da market alışverişi için dışarı çıkan 31 yaşındaki 3 çocuk annesi Meryem Yılmaz, eskiden birlikte olduğu Erdal Dönmez tarafından 15 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Abisi Meryem’in daha önce ölüm tehditleri aldığını ve karakola ifade vermiş olduğunu ifade etti. Daha sonra failin 60 adet suç kaydı olduğu ortaya çıktı. 

Ağrı’da yaşayan 2 çocuk annesi Semra Yıldız evli olduğu Cengiz Yıldız tarafından silahla vurularak öldürüldü. Cinayetin ardından fail aynı silahla intihar etti. 

Bursa’da 33 yaşındaki 6 çocuk annesi Hibetullah el Muhammed el Nasır, evli olduğu Muhammed Rehhal tarafından vücudunun birçok yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Cinayetten sonra fail kaldığı daireyi yaktı. Gözaltına alınan failin ifadesinde “Öldürdüğüm için pişman değilim. Kendisine Allah rahmet eylesin.” dediği ortaya çıktı. Failin uyuşturucu madde bağımlısı olduğu ve Hibetullah’ın fail hakkında kendisine şiddet uyguladığı için koruma kararı çıkarmış olduğu öğrenildi. 

Adana’da 28 yaşındaki 3 çocuk annesi Melike Yağmur Uyaner evli olduğu Yunus Emre Uyaner tarafından silahla vurularak öldürüldü. Failin Melike’yi kripto para borsasında para kaybetmesi üzerine cinnet geçirdiği bahanesiyle öldürdüğü ve cinayet sonrasında intihar ettiği ortaya çıktı. 

İstanbul’da 31 yaşındaki Mariyam Aloui Ep Guitni, birlikte olduğu Mohammad O.E.A. tarafından boğularak öldürüldü. Failin Mariyam’a kendisinden ayrıldığı bahanesiyle tecavüz ettiği daha sonra da Mariyam’ın ağzını, ellerini ve ayaklarını bağlayıp, boğduğu öğrenildi.

Ankara’da 24 yaşındaki Derya Damla Yurdakul, evli olduğu Süleyman Yurdakul tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Derya’nın fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu ve failin barışma bahanesiyle evine geldiği ortaya çıktı. 

Kocaeli’de 35 yaşındaki Güzin Çetin, evli olduğu Turgay Çetin tarafından silahla vurularak öldürüldü. Güzin’in fail hakkında uzaklaştırma kararı aldığı ve boşanma aşamasında olduğu öğrenildi. 





*Raporumuz: Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Bizler, basına yansıyan haberleri ve doğrudan bize gelen başvuruları derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”





 




28.12.2021

İşçiye İftira Atan, Tazminat Ödemekten Kaçan Hugo Boss Hesap Verecek