Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Nisan 2022 Raporu
4.5.2022
2022 Nisan Ayında Erkekler Tarafından 24 Kadın Öldürüldü, 16 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.

2022 Nisan  Raporu*

Nisan Ayında 24 Kadın Cinayeti, 16 Şüpheli Kadın Ölümü

Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi 12 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. İçişleri Bakanlığı ise kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü açıklamak yerine, kadın cinayeti verilerinin yanlış hazırlandığını söyleyerek gerçekleri çarpıtıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz. 


10  kadının hayatına dair karar almak istemesi bahanesiyle öldürüldü

Bu ay 24 kadın cinayeti işlenmiş, 16 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 24 kadından 13’ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi, 10’u boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 1 kadın ise ekonomik bahanelerle öldürüldü. 13 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.


İllere göre Nisan ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:




Her biri birer yaşam olan kadın kardeşlerimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:



Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?

Nisan ayında öldürülen 24 kadının 11’i evli olduğu erkek, 3’ü akrabası, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 7’si eskiden evli olduğu erkek,, 1’i oğlu ve 1’i tanımadığı biri tarafından öldürülmüştür. Bu ay kadınların %46’sı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü


Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 15’i evinde, 4’ü sokak ortasında, 1’i arabada, 1’i iş yerinde, 1’i parkta ve 1’i ise ıssız bi yol kenarında öldürülmüştür. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 67’si evlerinde öldürüldü. 


Kadınlar en çok ateşli silahlar ile öldürüldü

Bu ay öldürülen kadınların 15’i ateşli silahlarla, 5’i kesici aletlerle, 4’ü boğularak öldürüldü.


Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor

Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ev işleriyle meşgul olduğu için işgücü dahil sayılmayan kadınların sayısı 9 milyon 770 bin. TÜİK’e göre işgücüne dahil sayılmayan kadınların sayısı yılın dördüncü çeyreğinde (Ekim-Kasım-Aralık) 21 milyon 375 bin. TÜİK’in verileri bu şekilde açıklaması, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun üzerini örtmeye çalışmaktır. Çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Bu ay ulaşılabilen veriye göre öldürülen kadınların 5’inin bir işyerinde çalıştığı bilinmektedir. 19 kadının çalışma durumu ise bilinememektedir.


Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Hukuksuz Davalarla Kapatılamaz!

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne hiçbir somut delile dayanmayan nedenlerle "kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek" iddiasıyla kapatma davası açıldı. 12 yıl boyunca kadınların yaşam hakkı için mücadele eden, şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkartan, kadınların temel insan haklarını koruyan yasa ve yönetmeliklerin uygulanması için uğraşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na açılan hukuksuz davaya tepki olarak 16 ve 17 Nisan günlerinde birçok ilde eylemdeydik. Eylemlerde öldürülen kadınların yakınları ve şiddete uğrayan kadınlar da katılarak, derneğimize açılan hukuksuz davaya tepki gösterdiler.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne açılan bu dava ülkedeki çoğu hukuksuzluk gibi sadece derneğimize yönelik bir saldırı değil, tüm kamuoyunu hedef alan bir saldırıdır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne açılan kapatma davasının ilk duruşması 1 Haziran’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.  Bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmek için tüm kadınları ve LGBTİQ+’ları Çağlayan Adliyesi’ne bekliyoruz.


İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle feshedilmesine yönelik Danıştay’a yürütmeyi durdurma ve fesih kararının iptaline yönelik 200’ün üzerinde dava açılmıştı. Açılan yürütmeyi durdurma talepleri reddedildi, fesih kararının iptaline yönelik davaların duruşmaları ise 28 Nisan 2022’de Danıştay’da görüldü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri olarak biz de gönüllü avukatlarımız ile birlikte İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğimizi ve bu hukuksuzluğa karşı sonuna kadar mücadele edeceğimizi göstermek için Danıştay’daydık. Danıştay’ın en kalabalık duruşmalarından biri olarak tarihe geçen günde, duruşma öncesinde kadınlar kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştılar. Tüm engellemelere rağmen kadınlar İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceklerini gösterdiler ve duruşma salonuna girdiler. Danıştay Savcısı, İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinin 'hukuka aykırı' olduğunu ve fesih kararının iptal edilmesini talep etti. Kadınları koruyan hiçbir uluslararası sözleşme, yasa ve yönetmelikten vazgeçmeyeceğiz!

Bu ay gerçekleşen kadın cinayetlerinde 23 failin %26’sının adli sicil kaydı var. Verilerimize göre 23 failin 3’ünün suç kaydı bulunmakta, 1’i eski mahkum ve 2’si cezaevinden izinli çıkmış. İzinli çıkan hükümlüler kadın için tehlike yaratıyor. İstanbul Sözleşmesi’nde gözaltında olan veya izinli çıkan erkekler serbest bırakıldığında kadına veya aileye haber verilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak kadınlar bu durumdan bihaber kapılarının önlerinde potansiyel faillerle karşılaşıyorlar. Kadınların can güvenliği sağlanmıyor, izin sistemlerinde failin denetimi ve kontrolü yapılmıyor. İşte İstanbul Sözleşmesi’nde olan bu maddeler sebebiyle İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR! diyoruz.


İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilenler göstermelik genelgeler yayınlıyorlar. İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ile “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2022 Faaliyet Planı” adlı genelge gönderildi. Genelge kapsamında erkeklere eğitim verilmesi, elektronik kelepçe sayısının arttırılması, KADES uygulaması kullanıcı sayısının arttırılması, kadın konukevi sayısının arttırılması,  kolluk personeline eğitim verilmesi gibi hedefler bulunuyor. İçişleri Bakanlığı bu genelgeyle bir gecede feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin gerekliliklerini göstermelik olarak yapmaya çalışıyor.  Erkeklere eğitim verilmesi konusu belirli bir yaşı geçmiş erkeklere verileceği belirtiliyor. Oysaki İstanbul Sözleşmesi’nde okul öncesi eğitimle beraber toplumsal cinsiyet eğitimi verilmesi öngörülüyordu. Buna rağmen toplumsal cinsiyet eşitliğine dair konular müfredatlardan çıkarıldı. Elektronik kelepçe sayılarının arttırılması aktif ve verimli kullanmadığı sürece işlevsizdir. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen öldürülen ve şiddete uğrayan kadınlar vardır. 2021 yılı verilerimize göre öldürülen 280 kadından 24’ünün uzaklaştırma, 9 kadının polis ve savcılğa şikayeti olduğunu biliyoruz. Kolluk kuvvetleri sadece görevlerini yapsa bile bir çok kadın şu anda yaşıyor olabilirdi. Şiddet ve tehdite maruz kalan kadınlar kolluk kuvvetleri tarafından geri çevriliyor, şikayetleri dikkate alınmıyor.  Evli olduğu erkek tarafından öldürülen Sevtap Şahin, öldürülmeden önce 60 kez şikayette bulunmuştu. Songül Karakoç öldürülmeden önce bir saat içerisinde 6 kez polisi aramıştı. Aynı şekilde bu ay öldürülen Nurcan Seçer ve Kader Gökçe de öldürülmeden kısa bir süre önce fail hakkında şikayette bulunmuştu.


Son olarak bu düzenlemeler kadınlar şiddete uğradıktan veya öldürüldükten sonra yapılacaklarla ilgili. Peki bu cinayetleri önlemek ve mücadele etmek için ne yapacaksınız? Biz kadınlar olarak yaptıklarınızı söyleyelim. İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiniz, derneğimiz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne kapatma davası açtınız, failleri korudunuz, şüpheli ölümlerin üstünü örtmeye çalıştınız…


Hepimiz Gezi’deydik

25 Nisan’ da Gezi Parkı Davası hakkında hüküm verildi. Gezi direnişi demokratik haklarını arayan kadınların, halkın, milyonların direnişidir. Verilen cezalar hukuki değil siyasidir. Siyasi iktidar Gezi’yi mahkum ettirerek, hak arayan insanları ve demokratik hareketleri engelleyebileceğini sanıyor. Gezi davasında hukuksuz ceza alanların özgürlüğünü geri alacağız. 


Evde, İşte, Ücrette Eşitlik! 

1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününde İstanbul’da Kadın Meclisleri olarak emek sömürüsüne, patriyarkal çalışma düzenine, şiddete karşı her sene olduğu gibi bu sene de meydanlardaydık. İstanbul Maltepe’deki 1 Mayıs mitingine Kadın Meclisleri kortejimizle birlikte katıldık. Ülkede çalışma koşulları gittikçe kötüleşiyor. Güvencesizlik, kayıt dışı çalışma ve işsizlik gün geçtikçe artıyor. Kadınlar toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle iş yaşamından uzaklaştırılıyor ya da daha düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Kadının ev içi emeği değersiz görülüyor, ücretsiz ev işçisi olarak konumlandırılıyorlar. 

Evlerde, fabrikalarda, atölyelerde, plazalarda, sokaklarda her renkten yakalı her kadının yaşadığı sorun bizim mücadelemizin bir parçasıdır. Her yerde eşitlik ve özgürlük için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu sömürü düzenini yıkacağız. Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın Kadınlar!


6284 ve Sonuçları

Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik bilgilerinin değiştirilmesine kadar birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. Kadınları korumak ve şiddeti önlemek için getirilen 6284 sayılı kanun yasalaşması İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından mümkün olabilmiştir. 

Ankara’da 25 yaşındaki Esra Hankulu’nun şüpheli ölümüyle ilgili yargılanan Ümitcan Uygun, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Savcı mahkemesinde sunduğu mütalaasında ‘kendisini savunamayacak durumdaki kişiyi kasten öldürme’ suçundan failin ağırlaştırılmış müebbet cezası almasını istemişti.

2015 yılında Kocaeli’nde 35 yaşındaki Damla Kutulu, 15 yıl boyunca kendisine sistematik olarak şiddet ve işkence uygulayan evli olduğu Fikret Kutulu’yu öldürmüştü ve yargılandığı mahkemede meşru müdafaa nedeniyle serbest bırakılmıştı. Yargıtay, mahkemenin bu kararını bozarak Damla’yı 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

3 yıl önce intihar eden Emre Yıldır’a 9 yaşından 18 yaşına kadar cinsel istismarda bulunan ve 26 yıl hapis cezasına çarptırılan akrabası Vedat Tarhan, bir yıl sonra mahkemenin kararı bozularak tahliye edildi.

8 celsedir boşanma sürecinde olduğu Ragıp Canan tarafından 5 kere ateşli silahla vurulan ve öldürmeye teşebbüs edilen Nurtaç Canan, mahkeme tarafından failin vasisi olarak atandı.

Iğdır’da “Ölümümden Gökhan Argın sorumludur” notunu bırakarak intihar eden 18 yaşındaki  Aleyna Ağgül’ün davasında 43 yaşındaki fail Gökhan Argın ‘cebir ve tehdit kullanarak intihara sürükleme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul’da öldürülen Başak Cengiz için görülen davada fail Can Göktuğ 3 ayrı suçtan, indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 5 yıl hapis cezası aldı. 

İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6824’ün tam ve etkin uygulanmasının kadınlar için ne kadar hayati olduğunu tüm bu örnekler göstermektedir. Kadınların etkin korunması için tedbir kararları uygulanmalı, süreç takip edilmeli, devletin tüm birimleri kadınların haklarını korumalı ve görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri cezasız kalmamalıdır. 


Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır

Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.


Nisan ayında öğrendiğimiz 16 kadının şüpheli ölümleri bir an önce açığa çıkarılmalıdır. Yapılacak şey bellidir; İstanbul Sözleşmesi fesih kararı geri çekilmeli, 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır.

Balıkesir’de 33 yaşındaki Bilge Akça ve oğlu Muhammet Tahir, Fatih Akça tarafından öldürüldü. Fail, intihar etmek istediğinde Bilge’nin silahı elinden almaya çalıştığı, silahın da bu şekilde ateş aldığı şeklinde ifade verdi. Olay sırasında yaralanan kızı E. A. da failin ifadesini doğrular şekilde beyanda bulundu.

İstanbul’da Fatma Narman’ın intihar ettiğini söyleyerek polisi arayan Yalçın Narman, Fatma’nın iki yerinden vurulduğu öğrenilince gözaltına alındı.

Şanlıurfa’da 18 yaşındaki Yasemin el Casım, evinde elleri bağlı ve boğazı kesilmiş halde ölü bulundu.

Ordu’da 3 gündür kendisinden haber alınamayan 2 çocuk annesi Öznur Temiz, evinde battaniyeye sarılı bir şekilde ölü bulundu. Dini nikahla birlikte olduğu Naci T.’nin evli olduğu Canan T.’nin de şüpheli olarak yüksekten düşmesi şüpheli bulundu. 

İstanbul’da 29 yaşındaki Ceylan Kılıç, evinde başından vurulmuş bir şekilde bulundu. Evli olduğu erkek intihar Ceylan’ın intihar ettiğini iddia etse de ailesi evli olduğu Kerim Kılıç tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. 

Nisan Ayında Kadınlar ile ilgili Neler oldu?

RTÜK, “Erzurum’da Kuran kursundaki çocuk istismarı” haberini yayınlayan kanallara Diyanet İşleri Başkanlığı’nın şikayetiyle para cezası verdi.

Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, Münevver’i öldüren Cem Garipoğlu’nun intihar ettiğine inanmadığını ve failin mezarının açılması için talepte bulunacağını duyurdu.

Aydın’da sendikalı 3 kadın öğretmene İstanbul Sözleşmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından soruşturma açıldı ve öğretmenler farklı ilçelere sürgün edildi.

Amerika’da süregelen kürtaj yasaklarına Oklahoma eyaleti de eklendi. İmzalanan yeni yasaya göre tıbbi acil durumlar haricinde yapılan kürtaj ameliyatlarına 10 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

Anayasa Mahkemesi, 4. Yargı Paketi’ndeki cinsel istismar, kasten öldürme ve işkence suçlarındaki ‘somut delil’ arama şartına karşı yapılan iptal başvurusunu reddetti.  

Samsun’da ablasını darp eden ve tutuklanan fail, “Geçen hafta adam vurdum gelip adliyeden serbest kaldım. Şimdi nasıl tutuklandım?” dedi.

Nisan ayında öldürülen 24 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri

Erzurum’da yaşayan 35 yaşındaki 3 çocuk annesi Hatice Karataş, evli olduğu Yunus Karataş tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Failin daha sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

İstanbul’da 23 yaşındaki Kader Gökçe, eskiden birlikte olduğu Alpaslan Çay tarafından metrobüsten indikten sonra zorla ara sokağa götürülerek öldürüldü. Kader’in fail hakkında polise şikayette bulunduğu ve koruma kararı talep ettiği öğrenildi.

Aydın’da yaşayan 52 yaşındaki 4 çocuk annesi Esma Sedan, evli olduğu Nail Sedan tarafından boşanmak istediği bahanesiyle ateşli silahla vurularak öldürüldü.

Adana’da yaşayan 3 çocuk annesi, 32 yaşındaki Şükriye Gür, eskiden evli olduğu Ümit Sevinç tarafından kıskançlık bahanesiyle kesici aletle öldürüldü. Failin intihar girişiminde bulunduğu hastaneden çıktıktan sonra tutuklandığı öğrenildi. 

Aksaray’da yaşayan 69 yaşındaki Hatice Kaplan, oğlu Murat Kaplan tarafından ateşli silahla öldürüldü. Failin aynı silahla abisini de öldürdüğü daha sonra ise intihar ettiği öğrenildi.

İstanbul’da yaşayan 32 yaşındaki markette müdür olarak çalışan 2 çocuk annesi Gözde Çelen, evli olduğu Mustafa Çelen tarafından boşanmak istediği bahanesiyle kesici aletle öldürüldü. Failin evlilikleri süresince Gözde’ye şiddet uyguladığı, olay günü zorla Şile’ye götürdüğü ve orada barışmayı kabul etmediği bahanesiyle öldürdüğü öğrenildi.

Sinop’ta yaşayan 38 yaşındaki Zeynep Gıcık, eskiden evli olduğu Birol Çaylak tarafından kemerle boğularak öldürüldü. Failin, Zeynep’i eve getirmek için evde olmayacağı şeklinde kızını yanılttığı ve bu şekilde Zeynep’e tuzak kurmuş olduğu öğrenildi. Failin daha önce de birçok kez Zeynep’e şiddet uyguladığı ve bıçakla yaraladığı öğrenildi.

Elazığ’da pandemi nedeniyle cezaevinden izinli çıkan Fırat Alan, evli olduğu Cemile Alan’ın kardeşi 60 yaşındaki Gülay Doğan’ı annesi 80 yaşındaki Zerife Doğan’ı ateşli silahla öldürdü. Cemile’nin 10 yaşındaki yeğenini de yaraladı. Failin başka bir kadını ikinci eş olarak eve getirmek istediği ve bunu kabul etmeyen Cemile’nin annesinin evinde yaşamaya başladığı, failin buraya gelerek Zerife ve Gülay ile tartıştığı öğrenildi.

Burdur’da restoran işletmecisi 35 yaşındaki Nurcan Seçer, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı çıkardığı Serhan Seçer tarafından işyerinde ateşli silahla öldürüldü. 

Adana’da 36 yaşındaki 4 çocuk annesi Elif Göbelek, boşanma aşamasında olduğu Murat Göbelek tarafından kendisini aldattığı bahanesiyle bıçaklanarak öldürüldü. Failin olay zamanında cezaevinden izinli olarak çıkmış olduğu öğrenildi.

İzmir’de 68 yaşındaki 2 çocuk annesi Nahide Özçimen, yeğeni Özgür Kandemir tarafından boğularak öldürüldü.

Konya’da yaşayan 22 yaşındaki 2 çocuk annesi Remziye Tüysüz, çocuklarını görmek için İzmir’e geldiği sırada eskiden evli olduğu Yalçın P. tarafından boğularak öldürüldü. Fail hakkında başka suçlardan yakalama kararı olduğu olduğu öğrenildi.

Giresun’da 27 yaşındaki belediyede itfaiye personeli olarak çalışan İrem Kostakoğlu, eskiden birlikte olduğu Yunus Emre Albayrak tarafından barışma teklifini kabul etmemesi bahanesiyle ateşli silahla öldürüldü. Failin aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

Osmaniye’de yaşayan 48 yaşındaki Ayşe Sevimli, evli olduğu Osman Sevimli tarafından ateşli silahla öldürüldü. Oğlunu da öldüren failin daha sonra ölü bulunduğu öğrenildi.

İstanbul’da 3 çocuk annesi Sema Tokat, evli olduğu Şemsettin Tokat tarafından çocuklarının gözleri önünde boğazı kesilerek öldürüldü.

Konya’da evde ölü bulunan 39 yaşındaki Irodakhon Djuraboeva’nın, Noor Muhammed Subhanool tarafından önce bıçaklandığı daha sonra boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Failin verdiği ifadede Irodakhon’un borcunu ödemediği bahanesiyle öldürdüğünü söyledi.

Konya’da yaşayan ve bir kafede garson olarak çalışan 32 yaşındaki Hatice Eser, evli olduğu fakat 3 aydır ayrı yaşadığı Tahsin Eser tarafından kendisini aldattığı bahanesiyle ateşli silahla öldürüldü. Hatice’nin fail hakkında koruma kararı çıkardığı ve 5 gün önce kararın süresinin dolduğu öğrenildi.

Muğla’da 35 yaşındaki Sevim Yılmaz, eskiden evli olduğu Özay K. tarafından başka bir erkekle birlikte olması bahanesiyle ateşli silahla öldürüldü. Failin, Sevim’in birlikte olduğu Özgür Dağ’ı da öldürdüğü öğrenildi.

Tekirdağ’da yaşayan 35 yaşındaki Ülkü Durmaz, eskiden evli olduğu Erdinç Ospar tarafından ateşli silahla öldürüldü.

Şırnak’ta yaşayan 21 yaşındaki Berivan Altürk, eskiden evli olduğu Metin Şengil tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail 8 yaşındaki kızını da yaraladı.

İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi, 23 yaşındaki Demet Arslan, evli olduğu Sergen Arslan tarafından sokak ortasında öldürüldü. Failin aynı silahla intihara teşebbüs ettiği öğrenildi.

Trabzon’da yaşayan 38 yaşındaki Turana Umayeva, boşanma aşamasında olduğu Elvin Umayev tarafından bir kafede ateşli silahla öldürüldü. Failin uyuşturucu nedeniyle girdiği cezaevinden yeni çıktığı öğrenildi.

Bolu’da yaşayan 68 yaşındaki Nur Erdem, evli olduğu Mehmet Erdem tarafından bıçaklanarak öldürüldü. 








*Raporumuz: Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Bizler, basına yansıyan haberleri ve doğrudan bize gelen başvuruları derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”