Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ağustos 2025 Raporu
4.9.2025
2025 Ağustos Ayında Erkekler Tarafından 29 Kadın Öldürüldü, 28 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.

2025 Ağustos Raporu*

Ağustos Ayında 29  Kadın Cinayeti, 28 Şüpheli Kadın Ölümü

Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz 14 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Bakanlıklar ise sistematik şekilde maalesef kadın cinayeti verilerini tutmayıp paylaşmıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz. 

 

18 kadının hangi bahane ile öldürüldüğü tespit edilemedi.

Bu ay 29 kadın cinayeti işlenmiş, 28 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 29 kadından 3’ü boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 7’si ekonomik bahanelerle, 1 kadın nefret bahanesiyle öldürüldü. 18’inin ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 18 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.


Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?

Ağustos ayında öldürülen 29 kadının 16’sı evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 1’i oğlu, 1’i kardeşi, 1’i işvereni, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu, 1’i babası, 1’i akrabası, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürülmüştür. 1 kadının fail ile yakınlığı tespit edilememiştir. Bu ay kadınların % 72’ü aile bireyleri tarafından öldürüldü.

 

Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 17’si evlerinde, 5’i sokakta, 3’ü işyerinde, 1’i ıssız yerde, 1’i kamusal alanda öldürülmüştür. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların %59’u  evlerinde öldürüldü. 

 

Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü

Bu ay öldürülen kadınların 17’si ateşli silahla, 7’si kesici aletle, 3’ü darp edilerek, 1’i boğularak öldürüldü. 1 kadının nasıl öldürüldüğü tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %59’u ateşli silah ile öldürüldü.

 

Her biri birer yaşam olan kadın kardeşlerimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:

KADIN CİNAYETLERİ

Teslime Çetin

Nida Nazlıer

Sinem Somuncu

Nazlı Söylemez

Duru Söylemez

Semra Derya

Didem Örs Alacı

Saliha Akkaş

Fatıma Rahmani

Gonca Avcı

Gülten Bakan

Tuğba Sağlam

Neşe Karakaya

Songül Perçem

Ezgi El

Cevahir İnan

Kadriye Ejder

Hatice Fırtına

Nıgına Sattarova

Nazlı Demir

Burcu Derin

F. K.

Najiba İbadi

Kezban Süne

Elif Kılıç

Hilal Özdemir

Sevgül Ulutaş

Sevgi Yandık

Ayten Alıcı

 

 

ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ

Ümmü Gülsüm Sever

N. G.

Badegül Maden

Merve Demir

Bayan Acabey

Tuğba C.

Hüsniye İlhan

Derya Yaşar

Hacer Kepçe

Edibe Özel

Meryem Mercan

Hilal Tahmaz Kaba

Zeynep Sut

Dilek Aslan

S. K.

Olga Aydın

Leyla Işıktaş

Muatter Işıktaş

Helin Uçar

Büşra Nur Taşkın

N. M.

Teslime Hanedan

Gülsüm Sarı

F. Ö.

Aslı Aygan

Şilan Tekin

Hiranur Nilgün Aygar

Çiğdem Kınay

   

İllere göre Ağustos ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:

KADIN CİNAYETLERİ

Adana

1

Ağrı

1

Ankara

1

Antalya

2

Aydın

1

Balıkesir

1

Bursa

1

Denizli

2

Diyarbakır

1

Edirne

1

Gaziantep

1

Isparta

1

İstanbul

2

Karabük

1

Kayseri

1

Kocaeli

1

Konya

1

Manisa

1

Mardin

1

Mersin

2

Muğla

2

Şanlıurfa

1

Trabzon

2

       

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER

Aydın

1

Balıkesir

1

Çorum

1

Düzce

1

Isparta

2

İstanbul

3

İzmir

1

Karaman

1

Kayseri

1

Malatya

1

Mardin

5

Muğla

1

Muş

1

Nevşehir

1

Sakarya

1

Samsun

1

Tekirdağ

1

Van

3

Mersin

1

   

Medeni Haklarımızı Gasp Ettirmeyeceğiz!

Medeni Kanun, kadınların eşit yurttaşlık haklarının en temel güvencelerinden biridir. Kadınların miras, boşanma, velayet, mal paylaşımı gibi haklarını koruyan bu yasa, eşitlik mücadelesinin en kritik dayanaklarından biri olmuştur. Ancak bugün siyasi iktidarın ve kurumlarının saldırılarıyla bu haklarımız zayıflatılmaya çalışılıyor.


Diyanet’in “kadınların miras payı daha düşük olmalı” yönündeki açıklaması, açıkça Medeni Kanun’a ve kadınların eşit yurttaşlık haklarına yönelmiş bir saldırıdır. Bu söylemler, kadınları ikinci sınıf yurttaş haline getirmeye dönük sistematik politikaların parçasıdır.


Yine bu ayın başında Diyanet, hutbesinde yine kadınların yaşam tarzını hedef aldı. Kısa giyinmeyi “hayasızlık” olarak tanımlayıp bunun “Allah’ın emrine aykırı” olduğunu söyledi. Ayrıca “ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalanların büyük vebal altında” olduğunu belirterek, kadınların kıyafet tercihlerini dini söylemlerle denetlemeye çalıştı. Bu açıklamalar, doğrudan kadınların yaşam tarzına müdahale anlamına geliyor ve kadınlar hedef haline getiriliyor.


Biz de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak, Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu ile birlikte Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklamamızı yaptık ve Diyanet hakkında suç duyurusunda bulunduk. Çünkü biliyoruz ki Medeni Kanun’u hedef almak, kadınların yaşam hakkını, eşitliğini ve özgürlüğünü hedef almaktır. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz: Medeni haklarımızdan da eşit yurttaşlık hakkımızdan da ödün vermeyeceğiz!


Medeni Kanun’a yönelik saldırılar yalnızca Diyanet’in açıklamaları ile sınırlı değil. Adalet Bakanlığı da kadınların eşit yurttaşlık haklarını hedef alıyor. Aile Hukuku’nda arabuluculuk uygulamasıyla; mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi haklarımız arabulucuya bırakılmak isteniyor. Arabuluculuk, kadınların hak ettiklerini almasını engelleyip erkeklerin taleplerini dayatmasının yolunu açıyor. Boşanmaların hızlandırılması yalanıyla kadınların zaten zorlu olan boşanma süreçlerini daha da zorlaştırılıyor. 

Biz biliyoruz ki eşitlik mücadelesi, Medeni Kanun’un kadınlara tanıdığı hakların korunmasıyla mümkündür. Erkek egemen düzenin istediği gibi değil, kadınların eşit yurttaşlık hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.


Tedbir kararları ve şikayetler kâğıt üstünde kalıyor, kadınlar öldürülüyor

Ağustos ayında, tespit edebildiğimiz kadarıyla, 4 kadın, polis ve savcılığa şikayet etmelerine ve haklarında tedbir kararı bulunmasına rağmen öldürüldü. Bu tedbir kararlarını uygulamakla yükümlü olan kolluk kuvveti görevini yerine getirmeyerek kadınların yaşam haklarının ellerinden alınmasına sebep oluyor.


TBMM’de çalışan Saliha Ozan, boşanmak istediği için öldürüldü. Karabük’te Semra Derya, cezaevinden izinli çıkan ve boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürüldü. Kadınları korumakla yükümlü kurumlar görevlerini yapmadıkça erkekler kadınları öldürmeye devam ediyor. 2025 yılında 12 kadın, resmi başvurularına rağmen korunmadığı için öldürüldü. Bu ölümlerden yalnızca failler değil, görevini yapmayan devlet kurumları da sorumludur.


Cinsel Şiddet Artıyor, Cezasızlık Failleri Koruyor

Son birkaç haftadır kadınlar maruz kaldıkları tacizi, şiddeti ve en önemlisi failleri sosyal medyada ifşa ederek görünür kılıyor. Yaşadığı tacizi anlatan her kadın, bir diğer kadının sesini duyurmasına cesaret veriyor. Anlatılanlar münferit değil; kadınlar işlerinde, sokakta, evlerinde, sosyal medyada; yani yaşamın her yerinde eşitsizliğe maruz bırakılıyor. Kadınların yaşadığı bu şiddet günlük hayata o kadar entegre olmuş ki, sayısını tutmak imkansız bi hal almış durumda. Yaşadığı şiddeti kamuoyu ile paylaşabilen kadınların yanında, sesini hiç duyuramamış ve medyaya yansımamış daha onlarca kadının hikayesinin olduğunu bizler biliyoruz. 


Biliyoruz ki bu yalnızca faillerden ibaret değil; onları koruyan, cezasız bırakan ve toplumda meşru kılan herkes ve her politika bu şiddetin parçasıdır. Yargıtay’ın Ceyda Yüksel davasında bu ay verdiği kararda Ceyda’nın cinsel birlikteliği reddetmesini haksız tahrik olarak kabul edip yerel mahkemenin kararını onadı. Kadınlara yönelik her türlü şiddeti, kadın cinayetlerini önlemekle yükümlü olan kurumlar kadınlar aleyhine kararlar veriyor. Kadınların “hayır” deme hakkına gölge düşürülüyor. Şiddet faili kişiler ekranlara, sahnelere çıkarılmaya devam ediliyor. Biz kadınların ve bu sistematik şiddete maruz bırakılan herkesin yanında olmaya ve eşitlikçi politikalar üretmeye devam edeceğiz. 

 

Ağustos Ayı Dava Gelişmeleri

4 yıl önce Diyarbakır’da 15 yaşındayken akrabası ile zorla evlendirilen 4 çocuk annesi Yasemin Demir’in öldürülmesi hakkında görülen davada, Yasemin’in evli olduğu Rüstem Demir ve 2 kişi daha “İştirak halinde kadını kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


25 yıl önce faili meçhul bir şekilde öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın dosyası yeniden açıldı. Olay yerinde bulunan parmak izleri ve DNA örnekleri İnterpol arşivlerinde taranacak.


15 yıl önce Muğla’da yüksekten düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Aslı Baş hakkında daha önce görülmüş davada yargılanan Ahmet Bayer, Hakan Sadi ve Volkan Bayer hakkında verilen beraat kararları, Yargıtay tarafından bozuldu. Aslı’nın babası Mehmet Baş’ın İstinaf Mahkemesi’ne yaptığı itiraz sonucunda Yargıtay, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında eksiklikler gördüğünü ve bu yüzden hükümlerde hukuksuzluk olduğunu belirtti. 


Anayasa Mahkemesi, Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın eksik ve özensiz olduğunu tespit etti. Rabia’nın ailesine 350 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.


Ağustos ayında kadınlar ile ilgili neler oldu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma, üniversitelerin öğrenci bilgi sistemlerinde tespit edilen olağandışı veri değişiklikleriyle başladı. Mezun olmayan kişilerin mezun gibi gösterildiği, bazı öğrencilerin not ortalamalarının olağan dışı şekilde yükseldiği ve diploma bilgilerinin e-Devlet'e yansıdığı belirlendi. Bu tespitler üzerine başlatılan inceleme, bireysel usulsüzlüklerin ötesinde organize bir yapıya işaret etti.


Konya Meram Devlet Hastanesi'nde bir doktorun, muayene olmak isteyen bir kadını, giydiği crop tişört nedeniyle "Teşhircileri muayene etmiyorum." dediği video sosyal medyada gündem olmasının üzerine doktor hakkında soruşturma açıldığı öğrenildi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yönlendirmesiyle “sadece kızların gidebileceği” 8 ortaokul açıldı.


Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır

Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir. 


Mardin’de iki kardeş 60 yaşındaki Leyla Işıktaş ve 65 yaşındaki Muatter Işıktaş evlerinde ölü bulundu.


Düzce’de Hilal Tahmaz Kaba evinde asılı olarak bulundu. Hilal’in boşanma aşamasında olduğu öğrenildi.


Mardin’de 12 yaşındaki Zeynep Sut kayalıklardan düşerek öldüğü iddia ediliyor. Ancak aile ve çevredekiler çelişkili beyanlar veriyor. Bazı kaynaklar babanın arabasına battaniyeye sarılı olarak görüldüğünü ifade ediyor.


Van’da Edibe Özel evinde ölü olarak bulundu. Çevredekiler Edibe’nin evli olduğu erkek tarafından sık sık şiddete uğradığını ifade ettiler.


Muğla’da 2 çocuk annesi 43 yaşındaki N. M. evinde kalbinden vurulmuş şekilde ölü bulundu. Boşandığı ancak birlikte yaşadığı ve polis olduğu öğrenilen kişi gözaltına alındı.


Aydın’da 20 yaşındaki Teslime Hanedan, yol kenarında tabancayla vurulmuş halde bulundu. Birlikte olduğu Efe F.’nin ilk başta telefondaki GPS uygulamasından konumunu bulduğu ve gittiğinde ölü olduğu şeklinde ifade verdiği, daha sonraki ifadesinde de hep birlikte oraya geldikleri sonrasında Teslime’nin silahla intihar ettiğini söylediği öğrenildi.


Mersin’de yaşayan 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, otomobilde ölü bulundu. Birlikte olduğu H. Arda Ş. ilk ifadesinde Hiranur’un intihar ettiği yönünde ifade verip daha sonra elindeki tabancanın kazara ateş aldığı şeklinde ifadesini değiştirdiği öürenildi.


Ağustos ayında öldürülen 29  kadının yaşam mücadelesi hikayeleri

Adana’da 63 yaşındaki Teslime Çetin, oğlu tarafından para vermediği bahanesiyle darp edilerek öldürüldü.


Antalya’da 45 yaşındaki Nida Nazlıer, boğazı kedilmiş şekilde bulundu. Daha sonra A.Ö. E. H. tarafından öldürüldüğü öğrenildi. Fail, ifadesinde trans birey olduğunu bilmediğini, öğrendikten sonra aralarında tartışma çıktığını söyledi.


Trabzon’da yaşayam 28 yaşındaki Sinem Somuncu boşanma aşamasında olduğu Ali Eren Somuncu tarafından silahlı ateşle vurularak öldürüldü. Sinem’in fail tarafından bir süredir şiddet gördüğü ve hakkında uzaklaştırma kararı aldığı öğrenildi. 


Denizli’de 31 yaşındaki 2 çocuk annesi Nazlı Söylemez ve 2 yaşındaki kızı Duru Söylemez, Coşkun Söylemez tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Polis memuru olduğu öğrenilen fail, 7 yaşındaki oğlunu da öldürdükten sonra intihar etti.


Karabük’te 2 çocuk annesi Sema Derya boşanma aşamasında olduğu Mehmet Derya tarafından öldürüldü. Evi yakarak intihar eden failin “tehdit”, “kadına karşı basit yaralama” gibi 15 farklı suçtan tutuklu bulunduğu ve izne çıktığı sırada Sema’yı öldürdüğü öğrenildi.


Edirne’de yaşayan 1 çocuk annesi Didem Örs Alacı evli olduğu Ömer Gökhan Alacı tarafından ekonomik bahanelerle boğarak öldürüldü. Fail daha sonra 11 yaşındaki oğlunu da öldürdü.


Ankara’da TBMM personeli Saliha Ozan Akkaş, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı aldığı Salih Akkaş tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Fail daha sonra intihar etti. 


Isparta’da 3 çocuk annesi Fatma Rahmani, Muhammed M.R. tarafından darp edilerek öldürüldü. 


Balıkesir’de 32 yaşındaki 2 çocuk annesi Gonca Avcı evli olduğu Mehmet Avcı tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Gonca’nın intihar eden fail hakkında 1 hafta önce uzaklaştırma kararı aldığı öğrenildi. 


Mardin’de evli olduğu erkeğin ölümünden sonra ailesinin evine dönen Gülten Bakan ve evli olduğu erkeğin kardeşi arasında çıkan tatışma üzerine Gülden’in kardeşi ikisini de ateşli silahla öldürdü. Fail yakalanmadı.


Trabzon’da 35 yaşındaki Tuğba Sağlam, evli olduğu Mustafa Sağlam tarafından ateşli silahla öldürüldü.


Kayseri’de bir çocuk annesi 34 yaşındaki Neşe Karakaya, evli olduğu Onur Karakaya tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail intihar etti.


Mersin’de 40 yaşındaki Songül Perçem, birlikte olduğu Naim Şen tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından intihar girişiminde bulundu.


Muğla’da 28 yaşındaki Ezgi El, birlikte olduğu Berk Köse tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından intihar etti.


Mersin’de 60 yaşındaki Cevahir İnan, “seni işe götüreceğiz” diyerek çağırılan H. A. ve B. A. tarafından öldürüldü, Failler Cevahir’in ziynet eşyalarını da çaldı. Failler tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Şanlıurfa’da 27 yaşındaki 1 çocuk annesi Kadriye Ejder, evli olduğu Sinan Ejder tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail intihar etti.


Manisa’da 16 yaşındaki Hatice Fırtına, akrabası Fatih F. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail gözaltına alındı..


İstanbul’da 33 yaşındaki Nıgına Sattarova, evli olduğu Ümit S. tarafından kesici aletle öldürüldü. Fail ve failin arkadaşı Urinboy B. gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.


Diyarbakır’da 24 yaşındaki Nazlı Demir, evli olduğu Kemal Demir tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından intihar etti.


Aydın’da 52 yaşındaki iki çocuk annesi Burcu Derin, boşanma aşamasında olduğu polis memuru Hüseyin Derin tarafından evin satılmasına karşı çıktığı bahanesiyle ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail gözaltında alındı. 


Ağrı’da 61 yaşındaki F. K., evli olduğu C.K. taradından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail gözaltına alındı.


Konya’da yaşayan 28 yaşındaki 1 çocuk annesi Najiba İbadi, evli olduğu Saadatullah İbadi tarafından sopayla darp edierek öldürüldü.


Muğla’da 43 yaşındaki Kezban Süne, birlikte olduğu Bülent Koca tarafından cadde ortasında ateşli silahla öldürüldü. Failin Kezban’ı öldürmeden önce sosyal medyadan Kezban’la ilgili paylaşımlar yaptığı öğrenildi.


Antalya’da bir pastanede çalışan 32 yaşındaki Elif Kılıç, eskiden birlikte olduğu Hasan Fırat ile tartışması üzerine işvereni Kerim Üre de tartışmaya dahil oldu. Kerim Üre ateşli silahla Elif’i ve eskiden birlikte olduğu kişiyi öldürdü.




Kocaeli’de 55 yaşındaki 4 çocuk annesi Sevgül Ulutaş, evli olduğu Cengiz Ulutaş tarafından önce bıçaklandı sonra ateşli silahla vurularak öldürüldü.


Bursa’da 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eskiden evli olduğu Doğan Şendilek tarafından bıçaklanarak öldürüldü.


10 Ağustos günü Gaziantep’te yaşayan 67 yaşındaki Ayten Alıcı, evli olduğu İ. A. tarafından bıçaklandı. 20 gündür hastanede olan Ayten, hayatını kaybetti.


İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan bir kafede çalışan 15 yaşındaki Hilal Özdemir, eskiden birlikte olduğu Ayberk Kurtuluş tarafından ruhsatsız silah ile öldürüldü. İntihar eden failin 24 suç kaydı olduğu öğrenildi.




*Raporumuz: Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Bizler, basına yansıyan haberleri ve doğrudan bize gelen başvuruları derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”