|
KADIN CİNAYETLERİ
|
|
Ankara
|
2
|
Antalya
|
1
|
Aydın
|
1
|
Bursa
|
3
|
Denizli
|
1
|
|
Diyarbakır
|
1
|
Erzincan
|
1
|
Eskişehir
|
1
|
Hakkari
|
4
|
Hatay
|
1
|
|
İstanbul
|
1
|
İzmir
|
1
|
Kocaeli
|
2
|
Konya
|
2
|
Malatya
|
2
|
|
Manisa
|
2
|
Muğla
|
1
|
Ordu
|
1
|
Şanlıurfa
|
2
|
Van
|
1
|
|
ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ
|
|
Adana
|
1
|
Afyonkarahisar
|
2
|
Ağrı
|
1
|
Aksaray
|
1
|
Ankara
|
1
|
|
Antalya
|
1
|
Aydın
|
1
|
Burdur
|
1
|
Eskişehir
|
1
|
Gaziantep
|
1
|
|
Hakkari
|
1
|
İstanbul
|
4
|
Kütahya
|
1
|
Malatya
|
1
|
Muğla
|
2
|
|
Niğde
|
1
|
Ordu
|
1
|
Samsun
|
1
|
Şanlıurfa
|
1
|
Şırnak
|
1
|
|
Tekirdağ
|
1
|
Uşak
|
1
|
Van
|
1
|
Yalova
|
1
|
Zonguldak
|
1
|
Öne Çıkan Veriler:
- 25 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Bu ay 31 kadın cinayeti işlendi, 31 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 31 kadından 2’si ekonomik bahanelerle, 4’ü hayatına dair karar aldığı için öldürüldü. 25’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
25 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.
- Kadınlar en çok evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü.
Haziran ayında öldürülen 31 kadından 15’i evli olduğu erkek, 1’i birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü babası, 1’i oğlu, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i akrabası,4 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %48’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
- Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü
Kadınların 17’si evinde, 4’ü sokakta, 2’si ıssız bir yerde, 1’i su kenarında, 1’i iş yerinde ve 1’i piknik yerinde öldürüldü. 3 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %55’i evlerinde öldürüldü.
- Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü
Bu ay öldürülen kadınların 15’i ateşli silahlarla, 8’i kesici aletlerle, 3’ü boğularak, 1’i yüksekten atılarak, 1’i kezzapla, 1’i hareket eden araçtan atılarak öldürüldü. 3 Kadının nasıl öldürüldüğü tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %48’i ateşli silah ile öldürüldü.
Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz!
Biz kadınlar; emeğimizi, bedenimizi, haklarımızı ve geleceğimizi hedef alan bu düzene karşı susmuyoruz. Öğretmenlerin açlık grevine sürüklendiği, nafaka hakkımızın yeniden hedef alındığı, 12. Yargı Paketi ile hak ve özgürlüklere saldırıların derinleştirildiği, KYK yurtlarında öğrencilerin yaşamını yitirdiği bu tablo tesadüf değildir. Bu ülkede kadınları, çocukları, gençleri ve emekçileri güvencesizliğe mahkûm eden politikalara karşı mücadelemiz devam edecek.
Öğretmenler açlık grevinde: Hak arayanlar değil, hak gasp edenler hesap verecek.
Öğretmenler insanca çalışma koşulları, güvenceli istihdam, adil atama ve mülakat adaletsizliğinin son bulması için açlık grevinde. Eğitim emekçilerinin seslerini duyurmak için bedenlerini açlığa yatırmak zorunda bırakılması, bu ülkede emeğin nasıl değersizleştirildiğinin açık göstergesidir. Öğretmenlerin taleplerini bastırmaya çalışan, onları yalnızlaştıran, hak arama mücadelelerini görmezden gelen anlayışı kabul etmiyoruz. Eğitim emekçilerinin mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Güvencesizliğe, yoksulluğa ve baskıya karşı öğretmenlerin yanındayız.
Nafaka Hakkımızdan Vazgeçmiyoruz!
Nafaka hakkı yıllardır sistematik biçimde hedef alınıyor. Kadınların boşanma sonrası yaşamını sürdürebilmesini sağlayan bu hak, “mağdur erkek” söylemleriyle itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Oysa biliyoruz: Kadınları yoksullaştıran, şiddet ilişkilerinden çıkmasını zorlaştıran, boşanmayı bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüren bu eşitsiz düzendir. Nafaka hakkına saldırı, kadınların boşanma hakkına saldırıdır. Nafaka hakkına saldırı, kadınların şiddetten uzaklaşma imkânına saldırıdır. Kadınların kazanılmış hakları pazarlık konusu yapılamaz. Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
KYK Yurtlarında Ne Oluyor?
KYK yurtlarında yaşanan öğrenci ölümleri, gençlerin nasıl güvencesizliğe ve yalnızlığa terk edildiğini göstermektedir. Barınma hakkı piyasanın insafına bırakılamaz. Öğrenciler güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda yaşamak zorundadır.
Yurtlarda yaşanan her ölüm etkin biçimde soruşturulmalıdır. İhmal iddiaları, yurt koşulları, güvenlik açıkları ve öğrencilerin psikososyal destek mekanizmalarına erişimi tüm yönleriyle açığa çıkarılmalıdır. Gençlerin yaşamını korumayan bu düzeni kabul etmiyoruz.
Aynı düzen, aynı saldırı: Birlikte mücadele edeceğiz
Öğretmenlerin açlık grevi, nafaka hakkına saldırılar, 12. Yargı Paketi ve KYK yurtlarında yaşanan ölümler birbirinden ayrı değildir. Bu başlıkların tamamı; emeği değersizleştiren, kadınları aile içine hapsetmeye çalışan, çocukları cezalandıran, gençleri güvencesizliğe terk eden politikaların sonucudur.
Biz kadınlar bu politikalara karşı mücadelemizi büyütüyoruz. Haklarımızı gasp edenlere, hayatlarımızı güvencesizleştirenlere, geleceğimizi karartanlara karşı yan yana durmaya devam edeceğiz.
Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Güvenceli çalışma hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Güvenli barınma hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Kadınların, çocukların ve gençlerin yaşam hakkından vazgeçmiyoruz.
Eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam mücadelemizden vazgeçmiyoruz.
Haziran Ayı Dava Gelişmeleri:
Eski polis Cemil Koç tarafından öldürülen Ayşe Tokyaz hakkında görülen davanın 3. duruşmasında sanığın daha önce başka kadınlara şiddet uyguladığı videolar ortaya çıktı. Cemil Koç, Cemal Aslan ve Oğuz Kal hakkında ‘tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla yagılanacak.
Diyarbakır’da 16 yıl önce kaybolan Ceylan Aktepe’nin kaybolmasına ilişkin yeniden açılan davada Ceylan Aktepe’nin birlikte olduğu erkeğin babası Ömer Aktepe tarafından öldürüldüğü ve mağaraya atıldığına dair ifadeler ortaya çıktı.
Haziran ayında kadınlar ile ilgili neler oldu?
Kenya’nın başkenti Nairobi’de yüzlerce kadın, artan toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve femisid vakalarının ulusal kriz ilan edilmesi talebiyle yürüdü. Eylemciler hükümetten kadın cinayetleri ve çocuk kayıpları konusunda acil soruşturma ve politika talep etti.
UN Women’ın Haziran gündeminde Sudan’da savaş koşullarında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet desteğine ihtiyaç duyan kadın ve kız çocuklarının sayısının savaşın başlangıcından bu yana dört katına çıktığı aktarıldı. Haiti’de ise çetelerin cinsel şiddeti silah olarak kullandığı koşullarda kadınlar ve kız çocukları için ilk devlet destekli güvenli evlerin açılması gündeme geldi.
Arjantin hükümeti, çocuklarına nafaka borcu bulunan yaklaşık 13 bin kişinin bilgilerini FIFA ile paylaştı. Hükümet, bu kişilerin Dünya Kupası maçlarında stadyumlara alınmamasını talep etti.
Aile Enstitüsü ve Aile ve Nüfus Bülteni gibi adımlar, kadın hakları yerine aile merkezli politikaların güçlendirildiğini gösteriyor. Kadınların yoksulluğu, şiddete maruz bırakılması, bakım emeğinin kadınların üzerine yıkılması çözülmeden “aile” söylemiyle toplumsal krizlerin üstü örtülemez.
Haziran ayında Onur Haftası’na yönelik yasaklar, polis müdahaleleri ve gözaltılar bir kez daha LGBTİ+’ların hedef haline getirildiğini gösterdi. LGBTİ+’lara yönelik saldırılar kadın haklarına yönelik saldırılardan ayrı değildir. Aynı düzen kadınları aileye, LGBTİ+’ları yok saymaya, herkesi makbul kalıplara sığdırmaya çalışıyor. Nefret politikalarına karşı eşitlikten, özgürlükten ve yaşam hakkından vazgeçmiyoruz.
Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır.
Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi, intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.
İstanbul’da 31 yaşındaki Şeyma Azın, boşandığı Semih Öner tarafından yüksekten atıldığı iddiasıyla hayatını kaybetti. Fail intihar etti.
Burdur’da 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Zehra Kaçar, kaldığı KYK yurdunun 6. katından düşerek hayatını kaybetti. Zehra’nın ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı.
Haziran ayında öldürülen 31 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri
Aydın’da 25 yaşındaki Nurgül Aslan, evli olduğu Erkan Aslan tarafından ateşli silahla öldürüldü. Nurgül öldürüldüğünde hamileydi. Fail tutuklandı.