Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ekim 2026 Raporu
6.11.2026
***

 

2026 Ekim Ayında Erkekler Tarafından 20 Kadın Öldürüldü, 39 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.

 

2026 Ekim Raporu*

Ekim Ayında 20  Kadın Cinayeti, 39 Şüpheli Kadın Ölümü

Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz 16 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Bakanlıklar ise maalesef kadın cinayetlerine ilişkin verileri sistematik biçimde tutmuyor ve paylaşmıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için ilgili tüm bakanlıkların ve tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi adına mücadelemizi sürdüreceğiz.

 

Her biri birer yaşam olan kadın kardeşlerimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:

KADIN CİNAYETLERİ

Gökçe Erkan

Vennaz Elbük 

Fadime Akbal 

Gülşah Oktay 

Emel Bozkuş

Canan Yıldırım 

Canan Bebek

Ebru Serep

Pınar Güneş

Füsun Yuluğkural 

Melek Altınboğa 

Sevda Dinler

Aliye Aker

Perihan Akblut

Özge Penbegül

Selda C.

Aleyna Akdoğan

Elif Kesen

Aynur Ekici

Kumsal Kayan 

         

 

 

ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ

Aysel Demir

Fikriye Can

Naile Büşra Sarıgül

Gözde Çelik 

Aisulu Bekmakhanova 

Nesrin Candan 

E. G. 

Zekiye Can 

Esra I. 

H.B. 

Beyza Serdar 

Sezen Taş 

Remziye Damar

Neriman Y. 

Sakine Y. 

Dilruba Aslan 

Müyesser Kartav 

İlkay Atasoy 

L. B. 

Gül Dönmez 

Naz Aslan 

T. M. K. 

Dudu Şimşek 

Yadigar Yılmaz 

Leman Kara 

Emine Y. 

Sibel B. 

Sultan Gülmez 

Dursun T. 

Havvali Damlar 

Saniye Erten 

Esma Solmazgül 

Fadime Dönmez 

Berfin Metin 

Feraye Demirci 

A.C. 

B.R.Ü 

M.N.B. 

Fadime Baykan 

 

 

İllere göre Ekim ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:

KADIN CİNAYETLERİ

Adana

1

Ankara

2

Antalya

2

Aydın

3

Bursa

1

Diyarbakır

1

İzmir

3

Kırklareli

1

Kocaeli

1

Konya

2

Malatya

1

Osmaniye

1

Trabzon

1

       

 

ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ

Aksaray

1

Amasya

1

Aydın

3

Batman

1

Burdur

2

Çorum

1

Denizli

1

Erzincan

1

Eskişehir

1

Gaziantep

2

Giresun

1

Hakkari

1

İstanbul

2

Kahramanmaraş

2

Kastamonu

1

Kocaeli

1

Malatya

1

Manisa

1

Mardin

3

Mersin

2

Muğla

2

Niğde

1

Sakarya

1

Şanlıurfa

2

Şırnak

1

Siirt

1

Zonguldak

2

           

 

Öne Çıkan Veriler:

 

  • 14  kadının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

Bu ay 20 kadın cinayeti işlendi, 39 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 20 kadından 1’i ekonomik bahanelerle, 1’i birliktelik teklifini kabul etmemesi bahanesiyle, 4’ü ise boşanmak, barışması istememek gibi bahanelerle öldürüldü. 20’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 

 

14 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor. 

 

 

  • Kadınlar en çok evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü.

Ekim ayında öldürülen 20 kadından 5’i evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 1’i tanıdığı biri, 1’i babası, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. 3 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %25’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

 

 

  • Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 9’u evinde, 3’ü sokakta, 2’si arabada, 2’si işyerinde, 1’i mesire alanında öldürüldü. 3 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %45’i evlerinde öldürüldü. 

 

 

  • Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü

Bu ay öldürülen kadınların 15’i ateşli silahlarla, 1’i boğularak, 3’ü kesici aletlerle, 1’i yakılarak öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların %75’i ateşli silah ile öldürüldü.

 

 

 


 

Nafaka Hakkımız, Özgür Yaşam Güvencemiz 

 

Nafaka hakkını sınırlandırmaya yönelik güncel tartışmaları kadınların yaşam koşullarından, görünmeyen emeğinden ve derinleşen yoksulluğundan bağımsız değerlendiremeyiz. Anayasa Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesi, bu hakkın geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Ancak hukuki durumu açıkça belirtmek gerekiyor: İptal hükmünün yürürlüğü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonrasına bırakıldı; karar, nafaka hakkının bütünüyle kaldırıldığı veya mevcut ödemelerin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.

 

Bizim itirazımız, kadınların yoksulluğu sürerken bu yoksulluğa karşı sahip oldukları güvencelere süre biçilmesinedir. Kadınların eğitimden, istihdamdan ve sosyal güvenceden eşit biçimde yararlanamadığı; çocuk, yaşlı ve hasta bakımının kadınların omuzlarına bırakıldığı koşullarda nafaka hakkını daraltmak, eşitsizliğin sonuçlarını kadınlara ödetmektir. Bu nedenle nafakaya yönelik müdahaleler, kadınların mücadeleyle elde ettiği kazanılmış haklara yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmelidir.

 

Kadın yoksulluğu boşanma günü başlamıyor. Yıllarca evin bütün işlerini üstlenmek, çocuk bakımını karşılamak, çalışmasına izin verilmemek ya da bakım hizmetleri bulunmadığı için işinden ayrılmak; kadınların gelirini, mesleki deneyimini ve emeklilik hakkını etkiliyor. Bir taraf ücretli çalışmasını sürdürürken diğer tarafın karşılıksız emeği bu çalışma hayatını mümkün kılıyor. Boşanma gerçekleştiğinde ise kadınların kaybettiği yıllar, gelir ve sosyal güvence kendiliğinden geri gelmiyor.

 

Kadınları ailelerine, sosyal yardımlara veya ayrılmak istedikleri evliliğe bağımlı bırakma riskini büyütür. Evliliğin süresini hesaplamak, o evlilik içinde biriken eşitsizliğin süresini ve etkisini ölçmeye yetmez.

 

Üstelik “ömür boyu koşulsuz ödeme” söylemi mevcut hukuki düzenlemeyi de çarpıtıyor. Kanun, yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılmasına; tarafların mali koşulları değiştiğinde miktarın artırılmasına veya azaltılmasına zaten imkân tanıyor. Dolayısıyla tartışmayı hiçbir koşulda değişmeyen bir yükümlülük varmış gibi yürütmek, kadınların haklarını kamuoyu önünde gayrimeşru göstermeye hizmet ediyor.,

 

Nafaka tartışması aynı zamanda kadınların boşanma özgürlüğüyle ilgilidir. Ayrıldığında barınamayacağını, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını düşünen bir kadının karar verme imkânı ekonomik baskı altında kalır. Kadınların şiddete veya istemedikleri bir evliliğe yoksulluk korkusuyla katlanmasını önlemek, eşitlik mücadelesinin temel sorumluluklarından biridir. Aileyi koruma iddiasıyla kadınların bağımsız yaşam kurma olanaklarının daraltılmasını kabul etmiyoruz.

 

Talebimiz açık: Nafaka hakkı korunmalı, ödemelerin etkili biçimde tahsil edilmesi sağlanmalı; ücretsiz ve erişilebilir kreşler, kamusal bakım hizmetleri, güvenceli istihdam ve barınma destekleri yaygınlaştırılmalıdır. Sosyal devletin yükümlülükleri, kadınların mevcut haklarını ortadan kaldırmanın gerekçesine dönüştürülemez. Sosyal destekler, nafaka hakkının yerine geçirilmeden kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmelidir.

 

Kadınların yoksulluğuna çözüm üretmeden nafakasına süre biçemezsiniz. Emeğimizi görünmez kılan, boşanma hakkımızı ekonomik koşullara bağlayan ve kazanımlarımızı pazarlığa açan düzenlemelere karşı haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Nafaka hakkımızdan, eşitlikten ve özgür bir yaşam kurma mücadelemizden vazgeçmiyoruz.

 

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü

Bu ay 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’ydü. Ancak bu ülkede kız çocukları istismara uğruyor, öldürülüyor, şüpheli şekilde yaşamını yitiriyor. 14 Ekim’de, annesi Fatma Nur Çelik ile mart ayında şüpheli şekilde yaşamını yitiren sekiz yaşındaki Hifa İkra’ya yönelik istismar suçlamasıyla yargılanan sanık hakkında beraat kararı verildi; avukatlar ve kadın örgütleri karara tepki gösterdi. 21 Ekim’de Antalya’da ise annesinin birlikte olduğu erkek tarafından istismara uğrayan bir kız çocuğuna ilişkin davada sanığa 30 yıl hapis cezası verildi. İstismar, çocuğun rehber öğretmenine anlatmasıyla ortaya çıkmıştı.

Çocukların korunması, seslerini tek başlarına duyurabilmelerine bırakılamaz. Ailenin itibarı, herhangi bir kurumun veya yetişkinin konumu çocukların haklarının önüne geçirilemez. İstismar başvurularının etkin biçimde araştırılmasını, şüpheli ölümlerin aydınlatılmasını ve ihmali bulunanların hesap vermesini istiyoruz. Kız çocuklarının eşit, özgür ve güvenli yaşama hakkını yılın her günü savunacağız.

 

 


 

 

Ekim Ayı Dava Gelişmeleri

Siirt’te eskiden evli olduğu erkek tarafından öldürülen Mekiye Akyel’in davasının ilk duruşması görüldü. Mekiye’nin cenazesi hâlâ bulunamadı. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve Mekiye’nin öldürüldüğü düşünülen yerde keşif yapılmasına karar verdi. Duruşma 13 Kasım’a ertelendi. 

Muğla’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Sermin Bacak’ı bıçaklayarak öldüren evli olduğu erkek Ali Bacak’ın yargılandığı davada 1 Ekim’de karar çıktı. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Ali Bacak’ı “eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. 

Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra, kızın cinsel istismarına ilişkin dava sürerken 2 Mart’ta Zeytinburnu sahilinde ölü bulunmuştu. Sanık Ayhan Şengüler, Hifa İkra’yı istismar etmekle suçlanıyordu. Karar duruşmasında mahkeme Şengüler hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, gizlilik kararının kaldırılması talebini de reddetti.

Platformumuzun Ankara’da 2023 yılında Sakarya Caddesi’nde yaptığı 8 Mart eylemine kolluk kuvvetleri hukuka aykırı şekilde müdahale etmişti. Eylemde 5 gönüllümüz gözaltına alınmıştı. Gönüllülerimiz hakkında açılan ceza davasında 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işledikleri gerekçesiyle bir arkadaşımıza 2 yıl 6 ay hapis cezası, diğer arkadaşlarımıza yine 2911 sayılı Kanun'a muhalefetten hapis ve adli para cezaları ve bir arkadaşımıza ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis cezası verildi. 

Depremde ihmali olanlar ceza almazken ve kadın cinayeti failleri serbest kalırken, hesap soran kadınlar cezalandırıldı. Platformumuz bu davanın takipçisi olmaya devam edecek.

Bu Ay Kadınlar Hakkında Ne Oldu?

Nevşehir’de sokakta bir iş yerinin önünde bekleyen 46 yaşındaki S.E., tanımadığı 38 yaşındaki Tolga Ç.’nin arkasından gelerek yüzüne tokat atması sonucu işitme kaybı yaşadı. 6 suç kaydı bulunduğu belirtilen saldırgan tutuklandı.

Eskişehir’de yolun karşısına geçmeye çalışan 19 yaşındaki H.D., tanımadığı F.T. tarafından yumruklanarak yaralandı. Olay yerinden kaçan F.T., polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

 

Cinsel Şiddet Artıyor, Cezasızlık Failleri Koruyor

Samsun’da 60 yaşındaki A.A., akrabası olan zihinsel engelli 20 yaşındaki Z.K.’ye cinsel saldırıda bulundu. Gözaltına alınan A.A. tutuklandı.

Aydın’da beş erkek, zihinsel engelli bir kadına cinsel tacizde bulundu. Gözaltına alınan beş şüpheli tutuklandı.

Urfa’da bir koruma evinde kalan çocukların istismara maruz kaldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında koruma evinin müdürü ve gece nöbetçisi tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

Aydın’da N.G., 13 yaşındaki kız yeğenini ormanlık alanda istismar etti. Gözaltına alınan N.G. tutuklandı. N.G. hakkında yaklaşık 6 yıl önce, yeğeni 7 yaşındayken taciz ettiği iddiasıyla dava açılmıştı. O davada N.G. ve çocuğun babası delil yetersizliğinden beraat etmişti, dosya istinaf aşamasında bulunuyor.

 

Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır.

Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi, intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir. 

 

Manisa’da 23 yaşındaki Naile Büşra Sarıgül, 2023 yılında çalıştığı inşaatta yüksekten düşmüş halde bulunmuş, ölümü kalp krizi olarak değerlendirilmişti. Dosyada takipsizlik kararı verilmişti. Ancak başka bir kadın cinayeti soruşturmasında ortaya çıkan mesajlar üzerine dosya yeniden açıldı. Şüpheli Fatih İnan hakkında cinayet suçlamasıyla yargılama süreci başladı.

 

Şanlıurfa’da 16 yaşındaki M.N.B., yaşadığı evde silahla vurulmuş halde ölü bulundu. 

 

Eskişehir’de 43 yaşındaki Yadigâr Yılmaz, aynı apartmanda yaşayan İ.G. isimli erkek komşusunun evinde fenalaştığı iddiasının ardından ölü bulundu. Ev sahibi erkek, kadının fenalaşması üzerine sağlık ekiplerini aradığını söyledi. Ölümü şüpheli bulunan kadının cenazesi otopsiye gönderilirken İ.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

 

Aydın’da 26 yaşındaki Fadime Dönmez, birlikte olduğu erkeğin evinin banyosunda iple asılı halde ölü bulundu.

 

Gaziantep’te 31 yaşındaki Sakine Y., evli olduğu Murat Y. ve 6 yaşındaki oğluyla birlikte yaşadıkları apartmanın ikinci katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetti. Hastaneye kaldırılan 6 yaşındaki oğlu da yaşamını yitirirken Murat Y. yaralı olarak kurtuldu.

 

Ekim ayında öldürülen 20  kadının yaşam mücadelesi hikayeleri

 

Bursa’da 18 yaşındaki Gökçe Alkan, birlikte olduğu Mustafa Bağ tarafından arabada kesici aletle boğazı kesilerek öldürüldü. Fail tutuklandı.

 

Konya’da 50 yaşındaki Vennaz Elbük, evli olduğu İzzet Elbük tarafından kızının gözü önünde sokakta ateşli silahla vurularak öldürüldü. Kadının daha önce şikâyette bulunduğu ve fail hakkında tedbir kararı olduğu öğrenildi. Fail tutuklandı.

 

Aydın’da 47 yaşındaki Fadime Akbal, eskiden evli olduğu Kamil Köse tarafından sokakta tabancayla vurularak öldürüldü. Fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenildi. Fail, cinayetin ardından intihar etti.

 

Trabzon’da 33 yaşındaki Gülşah Oktay, 20 gün önce boşandığı Aydın Yediparmak tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Dört ayrı suç kaydı bulunan fail tutuklandı.

 

Aydın’da 40 yaşındaki Emel Bozkuş, birlikte olduğu Salih Sarıkaya tarafından evde tüfekle vurularak öldürüldü. Cinayetin ardından kaçan fail yakalanarak tutuklandı.

 

Kocaeli’de 58 yaşındaki Füsun Yuluğkural, eskiden evli olduğu Erdoğan Büyükkurt tarafından mal paylaşımı davasının görüleceği gün iş yerinde tabancayla vurularak öldürüldü. Fail yakalanarak tutuklandı.

 

Antalya’da 49 yaşındaki Canan Yıldırım, birlikte olduğu Talha Torbalı tarafından evde üzerine kaynar su döküldükten sonra boğularak öldürüldü. Konya’da polise teslim olan fail tutuklandı.

 

Diyarbakır’da 24 yaşındaki Canan Bebek, evine düzenlenen silahlı saldırıda öldürüldü. Kimlikleri belirlenemeyen şüpheliler olay yerinden kaçtı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

 

İzmir’de 51 yaşındaki Ebru Serep, eskiden birlikte olduğu Abdullah Karabina tarafından evinde üzerine benzin dökülerek yakıldı. Hastaneye kaldırılan kadın hayatını kaybetti. Fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenildi. Fail tutuklandı.

 

İzmir’de 28 yaşındaki Pınar Güneş, Y.U. ve A.M. isimli şüphelilerin karıştığı olayda tabancayla vurularak öldürüldü. Cinayete ilişkin soruşturmada dört şüpheli tutuklandı, bir şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Konya’da 30 yaşındaki Melek Altınboğa, 4 ay önce evlendiği Murat Altınboğa tarafından evlerinde tartışma sırasında av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. 

Adana’da 22 yaşındaki Sevda Dinler, arkadaşlık teklifini reddettiği G.F. tarafından mesire alanında av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Fail, yanında getirdiği tüfekle ateş etti. 

Osmaniye’de 27 yaşındaki Aliye Aker, evli olduğu Salih Aker tarafından tartışma sırasında tabancayla vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla intihar etti.

Malatya’da 61 yaşındaki Perihan Akbulut, evli olduğu Hasan Akbulut tarafından sokak ortasında 8 bıçak darbesiyle öldürüldü. Fail hakkında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle uzaklaştırma kararı vardı. Fail, yanında getirdiği ekmek bıçağını kullandı. 

İzmir’de avukat Özge Penbegül, 3 Ekim’de nişanlandığı polis memuru Aykut Erol tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. 

Antalya’da Selda C., Fahrettin Nizam tarafından sabaha karşı bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı. Failin olaydan önce cezaevinden izinli çıktığı iddia edildi. Selda ile failin yakınlığı ve cinayetin nedeni henüz belirlenemedi.

Kırklareli’nde Aleyna Akdoğan, evli olduğu S.A. tarafından silahla vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla kendine ateş ederek intihara kalkıştı ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. 

Ankara’da yaşayan 19 yaşındaki Elif Kesen, babası Bülent Kesen tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Elif’in hamile olduğu öğrenildi.

Ankara’da 49 yaşındaki Aynur Ekici, 5 yıl önce boşandığı Doğan Yavuz tarafından sahibi olduğu terzi dükkânında tabancayla vurularak öldürüldü. Aynur’un, kendisini takıntılı şekilde takip eden ve barışmak için sürekli rahatsız eden failden kaçtığı ve İzini kaybettirmek için dükkânı kızının üzerine kaydettirdiği öğrenildi. Fail aynı silahla intihar etti. 

Aydın’da 21 yaşındaki Kumsal Kayan, eskiden birlikte olduğu V.D. tarafından evinde tabancayla başından vuruldu. Fail hakkında uzaklaştırma kararı vardı. İntihara kalkışırken yakalanan failin suç kaydı olduğu öğrenildi.

 

*Raporumuz: Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Bizler, basına yansıyan haberleri ve doğrudan bize gelen başvuruları derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”