Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ağustos 2019 Raporu
3.9.2019
Ağustos Ayında Erkekler Tarafından 49 Kadın Öldürüldü, Cinsel Şiddet ve Çocuk İstismarı devam ediyor

2019 Ağustos Raporu*

 

Bu rapor yayınlandığında, kaydını tutabildiğimiz Ağustos 2019’da gerçekleşen kadın cinayeti sayısı 49 idi. Ancak yayınlamamızdan sonra bize ulaşan insanlarla bu sayının aslında 51 olduğunu tespit ettik. Burcu Özdemir, Kütahya’da evli olduğu erkeğin babası tarafından silahla öldürüldü. Dudu Gevrek 82 yaşında evli olduğu erkek tarafından, evinde ve tabancayla öldürüldü.

 

Ağustos Ayında 49 Kadın Cinayeti


Bu ay işlenen kadın cinayetlerinin 7’si şüpheli ölüm olarak kaydedilirken, 29 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 3’ü ekonomik bahaneyle, 10’u boşanmak istemesi, ayrılmak istemesi, arkadaşlık isteğini reddetmesi gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe;  adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor. 


İllere göre Ağustos ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:


Her biri birer yaşam olan 49 kadın kardeşimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:



ve kimliği tespit edilemeyen 4 kadın...


Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?


Ağustos ayında öldürülen 49 kadının 8’inin kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi, 14’ü evli oldukları erkek, 8’i tanıdık/akraba, 7’si birlikte olduğu erkek, 3’ü eskiden birlikte olduğu ve ayrıldığı erkek, 2’si babası, 2’si eskiden evli olduğu ve boşandığı erkek, 2’si kardeşi, 2’si oğlu ve 1’i de üvey oğlu tarafından öldürülmüştür.


Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü


25’i ateşli silahlarla, 12’si kesici aletle, 3’ü düşerek, 2’si boğularak, 1’i darp edilerek, 1’i ilaçla ve 1’i de sert bir cisimle vurularak öldürüldü. Ve ne yazık ki 4’ünün nasıl öldürüldüğü tespit edilememiştir.


Kadınlar çoğunlukla evlerinde öldürüldü


Kadınların 26’sı evinde, 2’si yolda, 2’si hastanede, 1’i işyerinde, 1’i kafede, 1’i eğlence mekanında, 1’i parkta, 1’i arabada ve 6’sı sokak ortasında öldürülmüştür. Öldürülen kadınların 1’i baraj gölünde ve 1’i de arazide cansız bedenleri bulundu. 6 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.


Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor


Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ulaşılabilen veriye göre kadınların 7’si bir işyerinde çalışıyor, 2’si çalışmıyor ve 40 kadının çalışma durumu bilinememektedir.


Birbirinden farklı bölgelerde ve illerde kadınlar öldürülüyor ve kadınlar öldürülmediği şehirler istiyor.


6284 ve sonuçları


Ağustos ayında öldürülen kadınların 34’ünün  koruma kararının olup olmadığı bilinmezken; 13 kadının herhangi bir uzaklaştırma veya koruma kararı bulunmamaktadır.


Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen; kadınları maddi olarak güçlendirmekten kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor. 


Bursa’da yaşayan 45 yaşındaki Esengül T., evli olduğu erkek tarafından evinde ateşli silah ile vuruldu. 

 

Gaziantep’te yeni doğum yapan 28 yaşındaki G.Y., şiddet gördüğü, 6 aydır ayrı yaşadığı ve 3 ay önce boşanma davası açtığı erkek A.Y. tarafından boşanma isteği bahane edilerek hastane odasında kesici alet ile yaralandı. A.Y. yakalandıktan sonra yaraladığı kadın için ‘öldü mü’ diye sordu. 

 

Antalya’da yaşayan Serpil Ü., birlikte olduğu erkek Ali Y. Tarafından demir çubukla bayılıncaya kadar darp edildi. Saldırgan Ali Y. “Başıma demir çubukla vurdu. Çok sinirlendim ben de dövdüm” dedi. 


İstanbul’da Mukaddes D., hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eskiden evli olduğu erkek tarafından sokak ortasında silahlı saldırıya uğradı. 


Malatya'da 23 yaşındaki Kader K. boşanma aşamasında olduğu erkek E.K. tarafından ateşli silahla sokak ortasında vurularak yaralandı. 


Zonguldak'ta yaşayan Leyla Köse, akrabası olan Savaş Orhan Köse tarafından baltayla saldırıya uğrayarak ağır yaralanmıştı. Saldırganın tutuklanmasıyla birlikte şikayetini geri çekmesi için Leyla Köse tehdit edilmeye başlandı.


Mart ayında boşanmak istediği erkek Eren Erdoğan tarafından ateşli silahla öldürülen 22 yaşındaki Fatma Erdoğan’ın öldürülmeden 15 dakika önce polisi arayıp “davalık olduğum eşim beni esir tutuyor” şeklinde yardım istediği ortaya çıktı.


Emine Bulut’un öldürülmesinin ardından, Denizli'de 23 yaşındaki Hafize K. boşanmak için mahkemeye başvurmasının ardından evli olduğu Uğur K. tarafından sokak ortasında 4 yaşındaki kızlarının önünde boğazından bıçaklandı. Hafize, yaşam mücadelesi veriyor.


Antalya'da 7 aylık hamile Zehra Ç. evli olduğu erkek cezaevi firarisi Murat Ç. tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Murat Ç. tutuklandı. Zehra Ç. ile 7 aylık bebeği yaşam mücadelesi veriyor.


Konya'da yaşayan 3 çocuk annesi 37 yaşındaki Tuba Erkol, öldürülmeden 4 gün önce kendisine şiddet uygulayan eşi hakkında şikayetçi olup, evden uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Tuba Erkol, evli olduğu erkek Bekir Erkol tarafından evde çocuklarının gözleri önünde 20 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.


Elazığ'da 48 yaşındaki 3 çocuk annesi Kabire Atamaz, 20 Ağustos günü evinin önünde ölü bulunmuştu. Yapılan inceleme sonucunda kendisini öldürmekle tehdit ettiği için hakkında defalarca şikayetçi olduğu ve 2 kere uzaklaştırma kararı aldırma talebinde bulunduğu patronu Ömer Cankara tarafından öldürüldü.


Ankara'da yaşayan 2 çocuk annesi 48 yaşındaki Fatma Hülya Yıldız, şiddet gördüğü evli olduğu erkek Mehmet Nevzat Yıldız’dan ayrılmak için boşanma davası açıp, uzaklaştırma ve koruma kararı aldırdı. 6284 sayılı kanun etkin kullanılmadığı için uzaklaştırma ve koruma kararlarına rağmen eve gelen Mehmet Nevzat Yıldız, Fatma Fatma Hülya Yıldız'ı başına poşet geçirerek boğdu, boğazını kesti ve darp ederek öldürdü. Bu ay 6284 etkin uygulansaydı, kadınlar yaşıyor, çocuklar da annesiz kalmayacaktı. Öldürülen kadınların 13‘ünün çocuğu vardı.




Ağustos Ayında Kadınlar ile ilgili Dünyada Neler oldu?


Romanya'da öldürülen 15 yaşındaki Alexandra Macesanu için “Yabancıların arabalarına binmemesi gerektiğini bilmeliydi” diyen Eğitim Bakanı Ecaterina Andronescu görevden alındı.


Meksika’da 17 yaşındaki bir kadın 4 polis tarafından cinsel saldırıya uğramasının ardından eylemler düzenlendi, bir grup kadın karakolun bir katını ateşe verdi.


Brezilya’da çoğunluğu kadından oluşan 100 binden fazla kişi Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun kadın düşmanı, ırkçı ve homofobik politikalarını protesto etmek için yürüyüş düzenledi.


Suudi Arabistan’da yapılan yeni düzenlemeye göre kadınlar yurtdışına yanında bir erkek olmadan seyahat edebilecek, 21 yaş üzeri kadınlar bir erkeğin izni olmadan pasaport işlemlerini yaptırabilecek.


Fas’ta bulunan bir köyde gönüllü olarak bir projede çalışan 37 kişilik grupta yer alan 3 kadın, şort giydikleri bahane gösterilerek köyün öğretmeni tarafından kafa kesme tehdidine maruz kaldı.


İran'da  'Beyaz Çarşambalar' hareketiyle zorunlu başörtüsünü protesto eden 24 yaşındaki Saba 20 yıl hapis cezası aldı.


Emine Bulut’un “Ölmek İstemiyorum” çığlığı Türkiye’nin dört bir yanında meydanları kapladı


#Ölmekistemiyoruz

Kadın Cinayetlerini Durduracağız


Hazırladığımız raporlara göre Türkiye’de 2010 yılında 180, 6284 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği ve İstanbul Sözleşmesi’nin imzaya açıldığı 2011 yılında 121, 2012 yılında 210, 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440, ve 2019 yılının ilk 8 ayında toplam 294 kadın öldürüldü.


Emine Bulutun ardından 19 kadın daha öldürüldü. (Tuba Erkol, Emine N., Kebire Atanmaz, Bedriye Kangal, Emel Hac Hüseyin, Meryem Beykoz, Emine Beykoz, İncilay Hayal, Gülsüm Karasu, Ayşe Gür, Tuba Anlak, Meryem K, Zeynep Atagül, Selin Cebeci, Zeynep Yavuz, Halise Narin, Münevver Narin, Melike Baştürk, Maryam Hussami)


Her ay verilerini tuttuğumuz kadın cinayetleri rakamlarını, kadın düşmanı söylem ve uygulamaları her ay yayınlıyor ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Yetkili kurum ve kuruluşlara toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı tutumlarından vazgeçmelerini, kadın ve çocuk düşmanı söylemlerini sonlandırmaları gerektiğini, 6284 sayılı kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’ni etkin uygulamalarını her ay hatırlatıyoruz, kadın cinayetlerine ve çocuk istismarına karşı mücadele eden kadınlarla birlikte mücadele etmeleri gerektiğinin altını çizmek istiyoruz. 2010 yılından beri bizlerin tespit edebildiği erkek şiddeti ile öldürülen 2.816 kadının hiçbiri ölmek istememişti. 


Kırıkkale’de yaşayan 38 yaşındaki Emine Bulut 4 yıl önce boşandığı erkek Fedai Baran tarafından kesici aletle kızının gözleri önünde boğazı kesilerek öldürüldü. Cinayet sırasında kaydedilen videoda Emine Bulut “Ölmek İstemiyorum” derken, kızının da “Anne lütfen ölme” diyerek ağladığı görüldü. Cinayetin ardından videonun sosyal medya üzerinden hızlıca yayılmasıyla Emine Bulut ve kızının bu sözleri kısa süre içerisinde herkesi çok etkiledi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı Fedai Baran hakkında “canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme” suçundan düzenlenen iddianame hızlıca hazırlandı ve kabul edildi. 


Emine Bulut’u öldüren boşanmış olduğu erkek Fedai Baran’ın verdiği ilk ifadede “bana hakaret edince sinirlenip yanımda gezdirdiğim bıçakla vurdum” dedi. Bu tür hakaret ve tahrik ifadelerinin, indirim almak için faillerin uydurduğu bahaneler olduğunu bizler önceki kadın cinayetleri davalarından iyi hatırlıyoruz. Kadın cinayetlerini durdurmaya yönelik önemli adımlardan biri olan toplumsal cinsiyete dayalı kadın cinayetleri davalarında indirim uygulamasının sınırlandırılması talebimizi yineliyoruz. Kadın cinayetleri davalarında adil olmayan yargılamalar, indirimler ve caydırıcı olmayan cezalar ile kadın cinayetlerinin artmasının önü açılmakta ve kadın düşmanlarını cesaretlendirmektedir. 


AKP sözcüsü Ömer Çelik yaptığı ilk açıklamada “Kadın cinayetleriyle ilgili üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi. Bizler yıllardır ilgili kurumlardan kadın cinayetleri verilerinin yayınlanmasını ve yasaların etkin uygulanmasını talep ediyoruz. 2018 Kasım ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından açıklanan rakamların, bizlerin sadece haberlere düşen ve bize direkt gelen başvurular neticesinde elde ettiğimiz rakamlardan çok düşük olduğunu söylemiştik. 2011 yılında AKP’nin yine kendisinin iktidar olduğu dönemde yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun ve 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi bağlamında ilgili kurumlar ve hükümetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemekte olduğunu her raporumuzda söyledik. Bugün geldiğimiz bu noktada, Emine Bulut cinayetinden sonra gördüğümüz her kurum üzerine düşen sorumluluğu yapmamış olmasını göz ardı edip, suçu bir başka kuruma atmaktadır. Bizler biliyoruz ki acil olarak 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi bütün ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından etkin bir şekilde uygulanmalı ve bu tüm yetkili birimler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. 2014 yılından beri yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik bir genelge hazırlanıp, ilgili birimlere tebliğ edilmesi, eğitimlerin/bilgilendirme çalışmalarının düzenlenmesi gerekmektedir. Aynı zamanda hem bireysel hem de kurumsal olarak toplumsal cinsiyete dayalı kadına şiddete karşı tolerans gösterilmemeli, kadın düşmanı açıklama ve uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. 


İdam Ortaçağdır

Geleceğimiz İstanbul Sözleşmesindedir


Toplumu derinden etkileyen her olayda olduğu gibi yine gündeme gelen “idam” bir çözüm değil, kadınları ve çocukları korumayan ve güçlendirmeyen çağdışı uygulamadır. Kadınların ve çocukların geleceği İstanbul Sözleşmesi’ndedir, sözleşme etkin bir şekilde uygulanmalıdır.


Emine Bulut’un öldürülmesinin ardından Kadın Meclisleri olarak Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kıbrıs, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova’da “Ölmek İstemiyoruz” diyerek Emine Bulut ve tüm kadınlar için meydanlarda buluştuk.


Cinayetle ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş “Kadının canı, onuru ve hakları emanettir” dedi. Kadınların canı, onuru ve hakları yalnız kendilerine aittir. Kadınlar kimsenin emaneti değildir. Kadınların canını ve haklarını elinden almaya çalışanların susması, kadınları yaşatacaktır. Bu şekilde yapılan kadın düşmanı açıklamalar kadınların güvenliğini sağlamamaktadır. 


Şunu da belirtmeliyiz ki; Emine Bulut cinayetinden sonra 19 kadın daha erkek şiddeti ile öldürüldü. Adana'da yaşayan Selcan Yıldırım, 4 yıl önce boşandığı erkek tarafından Emine Bulut gibi boğazı kesilerek öldürülmekle tehdit ediliyor. Selcan Yıldırım, "Ben öldükten sonra değil ölmeden haber olmak istiyorum" dedi.


Kadınlar yaşamak istiyor, 

Kadın düşmanları sussun, kadınlar yaşasın:


Her ay hazırladığımız raporlarda kadın düşmanı söylem ve uygulamaların toplumsal cinsiyet eşitsizliğini artırdığını ve bunun da kadın cinayetlerini etkilediğini belirtiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğine uymayan ve düşmanca her söylem ve uygulama, özellikle kadın cinayetleri davalarında savunma bahaneleri olarak karşımıza çıkmaktadır. İlgili kurum ve kuruluşlara bu kadın düşmanı söylem ve uygulamalardan vazgeçmelerini, İstanbul Sözleşmesi’ni etkin bir şekilde uygulayarak buna uygun hareket etmelerini ve bu ayrımcı politikalardan uzaklaşmalarını vurgulamak istiyoruz. 


Gaziantep Şahinbey Belediyesi’nin dağıttığı kitaplarda “haddini aşan kadını dövün”, “halkın içinde değil gizli yerde dövülecek” ve “kadın dövülüp dışarı atılmayacak. erkek, kadını dövdüğünü kimseye söylemeyecek” şeklinde kadın düşmanı ifadelerin yer aldığı ortaya çıktı. 


Efes Pilsen, pembe şişede “zilli” ve sarı şişede “delikanlı” ismini verdikleri kadın düşmanı ve ayrımcı pazarlama taktiği kullanarak bira modelleri çıkardı.


Antalya'da Alanya Belediyesi, belediyenin toplu sünnet hizmeti dahilinde operasyon sonrası çocuklara toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı bir tutumla "Erkeklik Diploması" vererek kamuoyundan tepki gördü.


Kadınlar kadın cinayetlerine karşı mücadeleye devam ediyor:


Balıkesir'de bir eğlence mekanında gerçekleşen silahlı saldırı sırasında 10 yaşındaki Selin Cebeci öldürüldü. Selin Cebeci’nin annesi “Diyorum ki nasıl oluyor bu? Nasıl satın alınıyor? Çok kolaymış internetten alınabilen bir şeymiş” diyerek bireysel silahlanmaya isyan etti.


Kayseri'de yaşayan ve 2011 yılında 17 yaşındayken kaybolan Merve Koçer'in, 8 sene önce kuzeni E.K. tarafından öldürüldüğü ve gömüldüğü ortaya çıktı.


Bayburt'ta birkaç gündür kendisinden haber alınamayan 21 yaşındaki Melike Erdoğan, baraj gölünde şüpheli bir şekilde ölü olarak bulundu. 


İstanbul'da yaşayan 23 yaşındaki Özge Birol, birlikte olduğu erkek M.C.O. ile birlikte bulunduğu evin balkondan düşerek şüpheli bir şekilde öldü.


Isparta'da kimliği henüz belirlenemeyen 40 yaşlarında bir kadın kesici ve delici aletler ile öldürülmüş olarak yol kenarında bulundu.


Muğla'da icralık ev alan Arzu Ertan, evi boşaltmayan F.B. tarafından ateşli silahla öldürüldü.


Kayseri'de yaşayan 63 yaşındaki İ.D., evlatlık olduğunu öğrenen 33 yaşındaki oğlu M.E.D. tarafından ateşli silahla öldürüldü.


Antalya'da 20 yaşındaki Kader Ç., kardeşi Asilhan Ç. tarafından boynundan bıçaklanarak öldürdü. Fail, "kötü yola düştü sandım" dedi.


Ağrı'da sığınma evinde kalan 35 yaşında Emine Nuyan, boşanma bahanesiyle görüşmek isteyen evli olduğu erkek Özkan Nuyan tarafından sokak ortasında başından vurularak öldürüldü.


Balıkesir'de yaşayan 83 yaşındaki Bedriye Kangal, torunu 28 yaşındaki Fettah S. tarafından "para" bahanesiyle bıçaklanarak öldürüldü.


Aydın'da yaşayan 19 yaşındaki Merve Kotan, birlikte olduğu erkek Muhammet Gürsoy tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Merve Kotan'ın babası Salih Kotan, Merve'nin ayrılmak istediğini, fakat korktuğu için ayrılamadığını belirtti.


İstanbul'da yaşayan 4 çocuk annesi 35 yaşındaki Zeynep Yavuz boşanma aşamasında olduğu Ömer Yavuz tarafından defalarca bıçaklanarak evinde öldürüldü.


Kadınlar cinsel şiddete uğramaya devam ediyor:


İstanbul’da evine yemek siparişi veren 18 yaşındaki G.Ö., yemeği getiren kurye Akram M. tarafından cinsel saldırıya uğradı.


İstanbul’da kadınların evini gözetleyen İsmail Ç., sosyal medyada oluşan tepki neticesinde gözaltına alınmasına rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


Ukrayna'dan İzmir'e gelen 48 yaşındaki Svitlana A., kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından cinsel saldırıya uğradı, darp edildi.


Ankara'da özel bir eğitim kurumda eğitim gören zihinsel ve bedensel engelli 25 yaşındaki B.B., servis şoförü Hasan B. tarafından tecavüze uğradı. Hasan B., tutuklandı.


Kocaeli'nde taksiye binen bir kadın, taksi şoförü 36 yaşındaki R.B. tarafından ormanlık alana götürülerek tecavüze maruz kaldı, R.B. tutuklandı.


Samsun'da yaşayan 42 yaşındaki M.V., Ö.F.Ç. tarafından evine kadar takip edildi, apartmanında bulunan asansöre bindiği sırada kendisiyle birlikte asansöre binen Ö.F.Ç.’nin cinsel tacizine maruz kaldı.


Aydın'da 43 yaşındaki V.S., sahte diş hekimi Sait Örücü tarafından ilaçla bayıltılarak cinsel tacize uğradı.


Çocuk istismarları devam ediyor:


Şanlıurfa Barosu’nun adli kayıtlardan hazırladığı rapora göre, 2019’un ilk altı ayında Şanlıurfa’da 378 çocuk istismar edildi. Hazırlanan rapor ile birlikte yaş aralığı 12-16 olan çocuklardan 21’inin hamile kaldığı ortaya çıktı.


Antalya’da yaşayan 12 yaşındaki çocuğa üvey dedesi 72 yaşındaki Mestan A. cinsel istismarda bulundu. Tutuklanan Mestan A., 4 gün sonra serbest bırakılmasının ardından, çocuğun annesinin istismarın raporla sabit olduğunu belirtmesine ve avukatların karara itiraz etmesine rağmen serbest bırakılmasına yapılan itiraz mahkeme tarafından reddedildi.


Antalya'da 14 yaşındaki bir kız çocuğu birçok kez 40 yaşındaki kadın kuaförü Hasan G. tarafından cinsel istismara maruz bırakıldı. Hasan G. tutuklandı.


Gümüşhane'de 7-12 yaş arası 4 çocuk, civciv çıkarma adı altında cinsel istismara uğradı. A.C., S.C. ve B.G. gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 


Manisa'da üzüm bağlayan 12 yaşındaki kız çocuğuna dayıbaşı olarak görev yapan bir şahıs cinsel istismarda bulundu.


Gaziantep'te 10 yaşındaki bir çocuk, amcası tarafından cinsel istismara uğradı. 


İstanbul'da 13 yaşındaki İ.B., komşusu 58 yaşındaki M.C. tarafından denizde cinsel tacize uğradı. Aile şikayetçi olunca M.C., İ.B. ve annesine fiziksel şiddet uyguladı.


İzmir'de 9 ve 12 yaşlarındaki zihinsel engelli 2 erkek çocuk, ailesinin de tanıdığı 65 yaşındaki bir şahıs tarafından cinsel istismara uğradı. Şahıs tutuklandı.


Ağustos ayı davaları: 


Ocak ayında Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel'i öldüren aynı okulun öğrencisi Hasan İsmail Hikmet, kadın cinayeti davalarında indirim almak için karşılaşılan söylemlerden birini kullanarak ifadesini değiştirdi ve "ilişkimiz vardı" dedi. 


5 yıl önce Adana'da yaşayan bir çocuk annesi ve 4.5 aylık hamile 20 yaşındaki Burcu Çiftçi, evli olduğu Mehmet Çiftçi tarafından öldürülmüştü. En son görülen davada Mehmet Çiftçi "aldattığı için öldürdüm" demesinin ardından mahkeme “haksız tahrik ve iyi hal indirimi” uygulayarak cezayı 18 yıl 4 ay hapis cezasına düşürdü.


Geçen yıl Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayetinin iddianesinde yer alan bilgilere göre ölümün ardından bir aşiret reisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda olayın kapatılması kararı alındı. Leyla’nın davası 20 Eylül’de başlayacak.


2017 yılında 40 yaşındaki Sevda Gül deniz kıyısında şüpheli bir şekilde boğulmuş olarak bulunmuştu. 2 yıldır tutuklu olan birlikte olduğu erkek Bülent Y. ve kardeşi Hüseyin Y., şüpheli ölüm aydınlatılmadan beraat etti.


İstanbul Pendik’te hamile bir kadının bulunduğu araca saldıran Hasan ve Hüseyin Sel, 20 yıl ile yargılanırken tahliye edildiler. Tahliye kararını tulumba dağıtarak kutladılar.


Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nde görülen bir cinsel şiddet davasında, tecavüz davasında mahkeme üyesi, Ankara’da yaşayan bir kadının evine zorla giren, fiziksel şiddet uygulayan ve cinsel ilişkiye zorlayan sanığın ereksiyon olmaması nedeniyle bunu ‘basit cinsel saldırı’ olarak değerlendirdi. Buna bağlı olarak da sanığın cezasının hafifletilmesini istedi.


İstanbul’da metrobüs yolculuğu sırasında kadın yolcuya cinsel tacizde bulunan ve 9 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Fatih Ö. Tahliye edildi.


9-17 yaşları arasında çocuk istismarına maruz bırakılan 26 yaşındaki Emre Yıldır Nisan ayında hayatına son vermişti. Sanığın Ağustos ayında ilk duruşmasında tahliye edilmesinden sonra kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından yapılan itirazla yeniden tutuklandı.

 

Küçükçekmece’de istismara uğrayan 5 yaşındaki çocuğun davasında faile tek celsede indirimsiz nitelikli cinsel istismar, alıkoyma suçlarından 29 yıl ceza verildi. Çocukların örselenmeden , adaletin bir an önce sağlanması açısından bu karar tüm çocuk istismarı davalarına emsal olmalıdır.

 
 
 
 
 
 
 

*Raporumuz:Her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberlerinde davalar, yeni yaşanan olaylar ve kadın hareketine dair ayrıntılar yer almaktadır. Kadın cinayeti haberleri şikayete bağlı olmaksızın direkt kamuya yansırken; cinsel şiddet ve çocuk istismarı haberlerinin ortaya çıkması, gerek bu suçların üstünün örtülmesi gerek soruşturma ve dava süreçlerinin devam ediyor olmasından dolayı net sayının belirlenmesi zorlaşmaktadır. Dolayısı ile çocuk istismarı ve cinsel şiddet verileri açıkladığımız ve basına yansıyan haberlerden çok daha fazla olduğunu belirtmek isteriz. İstanbul Sözleşmesi kapsamında devletin ilgili mercilerinin tespit etmesi ve buna göre şiddetle mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekirken; söz konusu makamlar bunları düzenli yapmamaktadır. Bizler, basına yansıyan ve doğrudan bize gelen başvurular halini derleyerek bir sayıya ulaşıp, bu çerçevede raporumuzu hazırlıyoruz. Kadın Cinayeti raporumuzu Femicide kavramına göre ele alıyor, bir araya getiriyor ve değerlendiriyoruz. Yani Femicide kavramına göre; “embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir.”